
KCK Genel Başkanlık Konseyi, 27 Kasım 1979’de kuruluşunu ilan eden PKK’nin 40. Yıla girişini kutladı. KCK, "40. Yıl direniş ve zafer yılı olacaktır’’ dedi.
KCK Genel Başkanlık Konseyi, PKK’nin kuruluş yıl dönümünü yazılı bir açıklamayla kutladı. Açıklamada, "Halkımızı tükeniş yolundan çıkarıp diriliş ve direniş sürecine sokan PKK’nin 40. kuruluş yılına girişini tüm coşkumuzla selamlıyor, bu yeni yılın kader belirleyici zaferlerle dolu geçeceğine inanıyoruz" denildi.
Kürtlerin miladıdır
PKK’nin resmen kuruluşunun Kürt halkı için gerçek bir milat değeri taşıdığını belirten Genel Başkanlık Konseyi, şöyle devam etti: "İnkar ve imha sistemine dayanan soykırımcı Türk sömürgeci egemenliğine karşı var olmak ve özgür yaşamak isteyen halkımızı örgütlü isyana kaldıran PKK’nin Kürtlerin yaşamına girmesi, aynı zamanda kapitalist sistemin hegemon güçleri ve uzantılarının bu halka ilişkin ölüm fermanının paramparça edilmesini ifade ediyor. Yol, hayat ve hakikat olmuş bir Önderlik, bu Önderliğin düşünceleri temelinde örgütlenip eylemleşen bir Parti, 40 bini aşkın ölümsüz kahramandan oluşan devasa bir Şehitler Ordusu ve zafer çizgisinde savaşan bir gerilla gücü halkımızın özgürlük davasının yenilmezliğine işaret ediyor. Ödediği bedeller ve çektiği acılar ne kadar ağır olursa olsun, özgür yaşamakta sonuna kadar kararlı bir duruşun sahibi Kürt halkı, bu 39 yılın her anının büyük bir kutsallık içerdiğini bilerek, Önderliğini ve PKK’yi gururla bağrına basıyor. PKK, eskinin köle bile olamayan halkını günümüzde dünya halklarının gıptayla baktığı, özgürlük ve demokrasi yolunda emin adımlarla ilerleyen bir halk düzeyine çıkarmış bulunuyor.
Kürt sorunu evrenselleşti
Bu koca 39 yıl, insanlık dışı bir inkar ve imha sistemine karşı kesintisiz devam eden, her anı ve her adımı muhteşem bir zafer değeri taşıyan insanüstü bir direnişe tekabül ediyor. Çok yetersiz koşullarda gözlerini yaşama açan, onuru kırılmış çocuk yaştaki bir insanın, Abdullah Öcalan’ın ruh hali ve isyanı temelinde açığa vurulan Kürt sorunu, PKK’nin kuruluşu üzerinden geçen 39 yıl içinde tamamen evrensel bir sorun halini almış durumdadır. Evrenselleşen Kürt sorunu kendi çözümünü de artık evrensel koşullarda arıyor.
Bölgesel devrimin bayraktarlığı
Kendi kurtuluşunu bölgenin tüm halklarının kurtuluşuna bağlayan halkımız, bu anlamda yeni tipte bir bölgesel devrimin bayraktarlığını yapıyor. Daha öncesinde her şeyiyle sadece sorun teşkil eden ve tükenişin eşiğine getirilen Kürt halkı, Önderliğinin evrensel zihniyetiyle donanmış olan PKK öncülüğünde, insanlığın büyük umut yürüyüşüne rehberlik eden bir halk olarak tarihteki yerini alıyor. Böylece PKK ve öncülük ettiği halkımız, yaşamın da coğrafyası gibi çölleştiği Ortadoğu’nun gerçekte bir mucizeler diyarı olduğunu ve bu coğrafyanın insanının ölü çölü yeşertecek gücünün bulunduğunu bir kez daha tüm dünyaya gösteriyor.
Özgürlükçü ruhun ifadesi
Önder Apo, iyi duygularla birleşen birkaç sözün mucizeler yaratmaya kadir olduğunu tüm dünyaya kanıtladı. İşe başlarken dayanılacak ciddi bir sosyal zeminin bulunmadığı, ihanetin her yere sindiği ve her şeyin aleyhte seyrettiği bir ulusal gerçeklikte, başka türlü davranmanın adım atmamak için gerekçe oluşturmaktan farksız olduğunu bilen Önder Apo, PKK’nin kuruluşuna götüren eylemine bu tarzda giriş yaptı. “Anlamın ve hissin yaşattığı insan en güçlü insandır” ilkesi, Önderlik gerçeğinin en hayati ilkesi olarak, PKK’nin doğuşuna ve gelişimine damgasını vurdu. Doğru hissetme, doğru düşünme ve bu doğrularla yaşamayı en büyük olanak olarak değerlendirmesi, PKK’yi emsalsiz bir direniş savaşında dimdik ayakta tuttuğu gibi, zaferi kesinleştirmesinin de en sağlam güvencesi oldu. Apocu mücadele tarzının özünü oluşturan bütün bu ilkeler, PKK’nin özgürlükçü ruhunun ifadesi olarak, her PKK militanının ve yurtsever her Kürt insanının ruhu, düşüncesi ve eyleminde ete kemiğe büründü. PKK bu ruh ve düşünceye dayalı eylemiyle kutsal hiçbir değer tanımayan bir faşist sömürgeciliği yıkılmanın eşiğine getirdi."
Özgür kadın devrimi
Kadın Özgürlük Mücadelesinin gelmiş olduğu aşamaya dikkat çekilen açıklamada, PKK’nin, ‘Tarihin en köklü devrimlerinden biri olan Kadın Özgürlük Devrimi’ için gerekli koşulları yarattığı belirtildi. Açıklama şöyle sürdürüldü: "PKK’nin kuruluşu Önderliksel doğuş öncesinde ‘en bozulmuş neslin en basit fiziksel üreticisi’ derekesine düşürülmüş olan Kürt kadını için de yepyeni bir dönüm noktası oldu. Kürdistan’da Diriliş Devrimini zafere taşıyan PKK, tarihin en köklü devrimlerinden biri olan Kadın Özgürlük Devrimi için de gerekli tüm koşulları hazırladı. Süreç içinde muazzam bir gelişme kaydeden ve devrimde devrim yaratan kadın devrimi Kürdistan Devrimine de damgasını vurdu. Bu anlamda PKK Kadın Özgür Devrimini başlatan, kadın ordulaşmasını ortaya çıkaran, kadının özgün örgütlülüğünü geliştiren ve kendisini devrimin öncü gücü düzeyine yükselten bir parti, bir kadın partisi oldu. Kürdistan Devriminin yenilmezlik iksiri olan Özgür Kadın Hareketi, inşa edilen yeni toplumsallığa kadın rengini katarak yaşamı gerçekten tüm değerlerin üstünde tutulması gereken bir olgu haline getirdi."
Manevi komutalarıyla mutlak zafere
PKK’nin, bizzat kurucusu olan Abdullah Öcalan tarafından ‘Şehitler Partisi’ olarak adlandırıldığını belirten KCK Başkanlık Konseyi, şehitlere ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu: "…Birbirine eklenen halkalar biçiminde büyüyen şehitler zinciri, aynı zamanda halkımızın özgür yaşamdan asla vazgeçmeyeceğinin kanıtı oldu. Amansız bir savaşın içinde olan halkımızın en yiğit kızları ve oğulları bugün de şehitler zincirine yeni halkalar olarak eklenmeye devam ediyor. Şehit vermek özgürlüğe tutkuyla bağlı bir halk için asla ürkütücü bir durum olamaz. Asıl ürkütücü olan, şehadeti göze alıp özgür yaşamı savunmaktan kaçınmaktır. Delal Amed yoldaşın şahadeti bu anlamda devrimci direnişi daha da güçlendirme ve bu temelde faşist sömürgeciliği yıkma emridir. O ve onun gibi ölümsüz kahramanlar halkımızın gerçek komuta güçleridir ve Kürt halkının özgürlük davası onların aşkla bağlandığımız manevi komutası altında mutlaka zafere ulaşacaktır.’’
Hep genç kaldı
Sömürgeci devletin başkentinde ortaya çıkan aydın-gençlik hareketinin temelleri üzerinde vücut bulan PKK’nin, mücadelesinin her aşamasında gençliğin muazzam devrimci enerjisi, sınırsız cesareti, engin fedakarlığı, hakikate müthiş susamışlığı, özgür yaşama tutkulu bağlılığı ve büyük fedai ruhuyla beslendiği belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi: "Köleliği, zulüm ve zorbalığı reddeden gençlik yüzünü her zaman PKK’ye döndü. Meşru savunma direnişi gerilla savaşı aşamasına ulaştığında, PKK’nin gerillayı büyütme çağrısı yine en önde gençlikte karşılığını buldu. Gerilla ordulaşması özünde gençliğin askeri yapılanması olarak halka güven verirken düşmana korku saldı. Saflarından on binlerce üyesini şehit veren gençlik toplumsallaşma, partileşme ve gerillalaşmada her zaman öncü rol oynadı. PKK ile birlikte savaşan gençlik savaşan halk gerçekliği, kazanan gençlik kazanan toplum haline geldi. Aynı gençlik bugün de mücadelemizin her cephesinde öncü rol oynuyor ve kültürel soykırım politikalarını bozguna uğratıyor. Faşist soykırımcı sömürgeciliğin vahşi saldırılarına rağmen devrimci dinamizmini koruyan gençlik, hem PKK’nin temel güç kaynağı hem de halkın umudu olduğunu ortaya koyuyor."
Bölge halklarının umudu
Bugün PKK’nin artık sadece Kürt halkının en büyük özgürlük silahı değil, tüm bölge halklarının kurtuluş umudu haline geldiği; Üçüncü Dünya Savaşı’nın yoğunlaştığı Ortadoğu’da halkların demokrasi ve özgürlük cephesinin PKK direnişi etrafında örüldüğü kaydedilen açıklamada, "Faşist diktatör Erdoğan’ın Türkiye’yi açık bir cezaevine çevirmesi ve Kürdistan’da korkunç yıkımlara başvurması bundandır" denildi. Hz. İbrahim ile Nemrut arasındaki çatışmanın, PKK’nin faşist Erdoğan diktatörlüğüne karşı direnişinde adeta yeniden tekrarlandığı savunulan açıklamada, şunlar ifade edildi: "Nemrut’u kılıcın değil, beynine giren bir sivrisineğin öldürdüğü rivayet edilir. Sivrisineğin yeni inanç ve düşünceleri anlattığı açıktır. Erdoğan’ı Nemrut gibi acıdan kıvrandıran ve Nemrut’unkine benzer bir akıbete taşıyan da benzer biçimde Kürt halkının özgürlüğünün kaçınılmaz olduğunu fark etmesidir. İbrahimi Hareketin güncellenmiş ve çağımıza uyarlanmış hali olan PKK, halkları çağdaş nemrutlar ve firavunların egemenliğinden kurtaracak, nemrutlar ve firavunların soyunu tamamen kurutmanın yolunu ardına kadar açacaktır. PKK ile kazanan halklar, kaybeden ise firavuni ve nemrudi sistemler olacaktır! Tarihin ve halkların hükmü budur!"
PAJK: Sözleşmemiz Delalca olacak
Partiya Azadiya Jinên Kurdistanê (PAJK) Koordinasyonu, PKK’nin 40. Yılına ilişkin yazılı açıklamada bulundu.
PKK’nin 40. Yıla gelip dayanmasının kendi başına büyük bir başarı olduğu belirtilen açıklamada, Öcalan’nın kadınların partiye katılmasına, partileşmesine, egemen sistemden kopuşuna teori ve pratikle yine erkek egemen kültürün, zihniyetin değişimine bunun için erkeğin dönüşümüne yüksek önem vererek devrimin sosyalist çizgide gelişimini esas aldığı hatırlatıldı. Kadın kurtuluşunu merkezine almayan bir partinin ne kadar devrimden söz etse de gerçekte demokratik, özgürlükçü ve sosyalist olmayacağını ortaya koyduğu anımsatılan açıklamada, "PKK’nin bugün yenilmez başarısı bu ilkeye ve öze sıkı sıkıya bağlı kalmasında yatmaktadır. Bu da Önderliğimizin partinin teorik-politik-askeri pratik gelişiminin temeli yapmasıyla ilgilidir. Bu anlamda PKK bir kadın özgürlük partisi olarak içerik ve sistem kazanmıştır. Kadının ayrı partileşmesi olarak PAJK’ın ilanı bu felsefeye dayanmaktadır" denildi.
Kurmay öncülüğe devam
Açıklamaya şöyle devam edildi: "Önderliğimizin kadın özgürlük sorununa ve çözümüne yoğunlaşması beş bin yıllık eril paradigmaya karşılık kadın paradigmasının doğuşunu getirmiştir… Geride bıraktığımız 39 yılda nasıl ki PKK ve PAJK öncü parti rollerini Kürdistan’da layıkıyla yerine getirmişse kapitalist sistemin iflas buhranlarının yol açtığı çalkantı, savaş, göç, yoksulluk, şiddet, kadın kırımı ve yıkımlara karşı Kürdistan ve Ortadoğu’da demokratik ekolojik, kadın özgürlükçü yeni bir sistemin kurmay öncülüğünü de yapacaktır, yapmaktadır. Kürdistan sınırlarını aşarak artık bir Ortadoğu partisi olan PKK ve PAJK’ın üstlendiği kurmay rolü eski dönemle kıyaslanmayacak denli hayati önem taşımaktadır. Partimizle yeşeren özgürlük, barış ve demokrasi, eşitlik ve adalet umudu bugün Ortadoğu’da gerçek bir halklar cennetine kavuşacaktır. Radikal kadın devrimini yürüten Partimiz, kadın sorununun tüm sorunların kök hücresi olduğunu bilerek gerçek çözümün yaşamsallaşması için mücadeleyi Kürdistan, Ortadoğu ve dünya halklarıyla, kadınlarıyla yükseltecektir…
Temel görevimiz duruyor
Varlığımızı borçlu olduğumuz yaşam gerekçemiz Önder Apo’nun esaret koşullarında kırkıncı yılı karşılıyor olmamız hem halkımız ve hem hareketimiz için en büyük kahır, öfke ve mücadele kararlılığıdır. Ortada başarılamayan temel görevimiz ve sorumluluğumuz önümüzde durmaktadır. O da İmralı esaretini parçalamaktır. Partimizin kırkıncı yılında Önderliğimizle, şehitlerimizle temel sözleşmemiz Özgür Önderlikle yaşamaktır. Bunun için Kadın Hareketinin İMRALI SİSTEMİNİ PARÇALA ÖNDERLİÐİ ÖZGÜRLEŞTİR, gençliğin SERİ HILDE şiarıyla sürdürdüğü mücadeleye tüm halkımızı aktif katılmaya çağırıyoruz.
Biliyoruz ki, öncü şehitlerimizin izinde parti kadrolarının militanlık görevlerini tam ve eksiksiz yerine getirmesi ve halkımızın da yurtseverlik görevlerine sahip çıkması, soykırımcı faşist düşmana karşı direnişi her yerde büyütmesi, her koşulda kendisini eğiterek çalışmalarını ve yaşamını örgütlemesi büyük başarılar ortaya çıkaracaktır. Önderliğimizin nefes nefese her anı büyük bir emek, çaba, mücadeleyle bugüne kadar getirdiği partinin hedef ve amaçlarına ulaşması için kırkıncı yılında mücadeleyi karşılama tarzımız ve sözleşmemiz Delalca olacaktır."
Seferberlik ruhuyla katılım
PKK'nin kuruluş yıl dönümünü kutlayan KONGRA-GEL, "Halklarımızın 40. Yıl mücadelesine kilitlenmeleri ve seferberlik ruhuyla sürece katılmaları gerekir" dedi.
KONGRA-GEL Eşbaşkanlık Divanı, PKK'nin kuruluş yıl dönümüne ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Önder Apo’nun Kürdistan halklarına ve insanlığa hediyesi olan PKK; ulus devlet milliyetçiliği ile coğrafyası parçalanan ve sömürgeleştirilen Kürt halk gerçekliğinden, Ortadoğu’da halkların demokratik konfederal sisteminin kuruluşuna öncülük eden halk gerçekliğine yükselişini sağlayan eşsiz mücadelenin adıdır.
Demokratik, ekolojik, kadın özgürlüğüne dayalı toplumsal sistemin kurucu önderliğini yapan Önder Apo ve büyük eseri PKK, kangrene dönüşen tüm toplumsal ve ulusal sorunların çözümünün umudu olmuştur.
3. Dünya Savaşı'nın yaşandığı Ortadoğu’da oligarşik ulus devlet sistemleri dağılırken, demokratik konfederalizm tek çözüm projesi olarak gelişmekte ve kendisini kabul ettirmektedir. Suriye’de demokratik ulus temelinde ve kadınların öncülüğünde yaşanan toplumsal devrim, başta da Türk devleti olmak üzere Kürdistan’a egemen oligarşik devletlerin temellerini sarsmakta ve onların korkulu rüyası haline gelmiş bulunmaktadır.
Türk devletinin 100 yıllık inkar ve imha politikaları çökmektedir. Bu nedenle de Önder Apo’ya ve Kürt halkının tüm kazanımlarına düşmanlığını azami düzeye çıkarmıştır. Önder Apo’ya uygulanan ve benzeri hiçbir yerde olmayan tecrit, sağlığına ve yaşamına yönelik tehdit, halkımız ve Hareketimizin kırmızı çizgisidir.
Türk devletinin bu politikalarına karşı Önderliği sahiplenme temelinde kadınların ve gençliğin başlattığı kampanyalar PKK’nin 40. Yıl mücadelesinin temel hedefidir.
Önder Apo’nun özgürlüğü ve Kürt sorununun çözümü, başta Türkiye olmak üzere tüm Ortadoğu’nun demokratikleşmesidir. Halklarımızın 40. yıl mücadelesine bu temelde kilitlenmeleri ve seferberlik ruhuyla sürece katılmaları gerekir. Bu temelde başta özgürlük mekanları olan dağlarımız olmak üzere yaşamın her alanında gençlerimizi mücadeleye katılmaya çağırıyoruz."
ANF/BEHDİNAN