PKK Yürütme Komitesi yaptığı yazılı açıklamada, önemli bütün yürüyüşlerin, çıkışların, gerçekleştirdikleri amaca bağlı olarak kendi kişiliklerini öne çıkardıklarını hatırlatarak, “Bunlar, ilk cesareti, ilk büyük fedakarlığı gösteren ve böylelikle de daha sonraki yığınların hareketini mümkün kılan kişiliklerdir” dedi.
25 Ocak 1990 yılında Beka Vadisi’nde katledilen Hasan Bindal’ı (Hamza) anımsatan PKK Yürütme Komitesi, “Başkan Apo’yla ilk çocukluk yıllarından başlayarak bağlılığın, sadakatin ve özverinin en ileri düzeydeki timsali olarak şahadetine kadar Başkan Apo’nun yanında Kürt halkının ulusal birliğini sağlamak için en ileri düzeyde bir mücadelenin sahibi olmuştur. Hamza Bindal yoldaşı her zaman özgürlük mücadelemizin önemli bir kilometre taşı olarak kalacaktır.”

Emeğiyle adını yazdırdı

PKK Yürütme Komitesi, açıklamasını şöyle sürdürdü: “Diğer büyük bir şehidimiz ise Dağlarda özgürlük mücadelemizin tarihinde bir efsane olan Xebat Derik -Mahmut Muhemed- yoldaşımız olmuştur. Tam 25 yıl boyunca özgürlük dağlarında her zaman en zor alanlarda, en ileri düzeyde, aldığı görevlerle gerilla yaşamının tam ortasında yerini alan Xebat Derik yoldaşımız bulunduğu her alanda ismini altın harflerle kendi emeğiyle yazdırmasını bilmiştir. Xebat Derik yoldaşımız Rojava Devrimi’ne en aktif bir şekilde katılırken, alt yapısını Rojava halkımızla adım adım örerken hain hane bir saldırı sonucunda ağır yaralandıktan sonra şehitler kervanına katılmıştır. Özgürlük mücadelesinin tüm cephelerinde en ileri düzeydeki katılımı her zaman bizleri aydınlatacak bir meşale olacaktır.

Tek sır vermeyen Büyükkaya

Yine Ocak ayı şehitlerimiz arasında Amed zindanında 24 0cak 1984 günü faşist TC sömürgeciliğine karşı en büyük ağır fiziki işkencelerine rağmen düşmana tek bir sır vermeyen, direnişini sonuna kadar sürdüren büyük devrimci Necmeddin Büyükkaya’yı şehitler kervanına uğurladık.

Kemalizmin komplosu

Türkiye devrimci hareketinin büyük önderlerinden olan Mustafa Suphi ile birlikte 15 özge canı 28-29 Ocak 1921 günleri büyük bir komplo sonucu Karadeniz’de Kemalizmin en karanlık yüzü sonucu hunharca katıl edilmelerini tüm Türkiye halklarıyla birlikte yaşadık. Mustafa Suphilerin ve yoldaşlarının şahadeti hiç şüphe yoktur ki Türkiye devrim tarihinde yeri doldurulamaz bir kayıp olduğu gerçeğidir. Türkiye’de Mustafa Suphi ve arkadaşlarının anılarına bağlı kalmak ve mücadele gerçeğini anlamanın tek yolu, devrimci, sosyalist ve demokrat olan tüm kesimlerin bu mücadeleyi tekrardan yaşatmaları ile mümkün olabilir.

Zap’ta Cesur Haruni
Özgürlük mücadele tarihimizin her ayında onlarca yer yer yüzlerce şehit kendi kanlarını Kürdistan ve Türkiye halkları için katık ederek dimdik ayaktaki özgürlük duruşunu bugüne kadar kesintisiz getirdiler. Bu dik ve kesintisiz direnişi bugüne getiren yoldaşlarımızdan birisi şehitler kervanına yoldaşlarıyla birlikte Zap direniş cephesinde şehitler kervanına katılan Cesur Haruni yoldaşımız olmuştur.
Kanının son damlasına kadar
Özgürlük mücadelemizin diğer önemli bir ocak ayı şehidi Numan Amed-Ethem Karabulut-yoldaşımız olmuştur. Numan yoldaşımız 9 yoldaşıyla Lice alanında 9 yoldaşıyla birlikte kanlarının son damlasına kadar sömürgeci güçlere karşı mücadele ederek şehitler kervanına katılmıştır.

Kenetlenme çağrısı

Kürdistan özgürlük mücadelesinde yaşamlarını hiçbir tereddüt taşımadan feda eden şehitlerimizin mücadelelerini başarıya götürmek; onların yol arkadaşları, yoldaşları, akrabaları, yakınları, dostları, sempatizanları ve tüm özgürlük sevdalısı olan Kürdistan ve Türkiyeli halklarına yani bizlere düşmektedir.
Direnişçi, emekçi ve bugüne kadar özgürlük mücadelesine büyük fedakârlıklarla katılan yurtsever halkımızın ve Türkiye halklarının demokratik çevrelerinin bundan böyle de şehitlerine her zaman her yerde sahip çıkacağına olan inancımız dile getirirken, Kürdistan özgürlük mücadelesinin Ocak ayı şehitlerini anma vesileyle yeniden halkımızı, dostlarını, Türkiye demokratik güçlerini ve de demokratik kamuoyunu kendi şehitleri etrafında kenetlenmeye çağırıyoruz.”