Son günlerde “PKK silah bırakır mı” konusu yine Türkiye’nin en önemli gündem maddesi oldu.
TC Başbakanı ile ana muhalefet partisi Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun buluşmaları geçen hafta gerçekleşti. CHP’nin önerdiği “Uzlaşma Komisyonu” ve “Akil Adamlar” komisyonu AKP tarafından olumlandı. Tayyip Erdoğan MHP ve BDP olmazsa bile bu konuda iki partinin birlikte hareket etmesi gerektiğini açıkladı. Erdoğan’a göre “iki dörde bedeldir”.
MHP daha Erdoğan-Kılıçdaroğlu buluşması gerçekleşmeden  CHP’nin yöntem konusundaki önerilerinin Öcalan’ın önerileri olması nedeni ile kapısının kapalı olduğunu söyledi. Hemen ardından Beşir Atalay’ın çözüm için ABD’nin devrede olduğu, PKK’nin silah bırakacağı açıklaması geldi.
Bir gün sonra ise Yekiti Niştimani Kurdistan (YNK) sitesinde  Talabani’nin çift taraflı ateşkes sağlanması için devrede olduğu haberi yayınlandı. Aynı haber Mesop sitesinde de yayınlandı.
Kandil’den yeni dönen Avni Özgürel’in yazısı ve Tv Net’te kendisi ile yapılan söyleşide anlattıkları yeni bir ateşkes sürecinin başladığını, PKK’nin silah bırakacağı tezlerinin Türk ve Kürt basınında hararetli bir biçimde tartışılmasına neden oldu.
YNK basın sözcüsü Azad Cündiyani yaptığı açıklamada “Irak C.Başkanı Talabani çift taraflı ateşkes sağlanması için PKK ile görüşüyor. Türk ordusu ile PKK arasındaki çatışmalarda kan duruncaya kadar temaslarına devam edecektir. Çatışmaların devamı Güneyi ve Irak’ın genelini etkiliyor. Bu nedenle Talabani şiddetin sona ermesi, barışçıl çözümlerin kökleşmesi için çaba harcıyor” dedi.
Her zaman olduğu gibi çözüm önerileri, çözüm haberlerinin basına yansıması ile birlikte yeni bir KCK operasyonu Van ve Hakkari’de gündeme geldi. Van Belediye Başkanı Bekir Kaya, eski Başkale Belediye Başkanı İhsan Güler, BDPli Özalp Belediye Başkanı Murat Durmaz, Edremit Belediye Başkanı A.Kerim Duymaz’ın da aralarında bulunduğu on BDP’li tutuklandı.
KCK Yürütme Konseyi Üyesi Cemil Bayık dünkü köşe yazısında Beşir Atalay’ın söylediklerinin tamamen psikolojik savaş olduğunu, Türk Devletinin Kürtlerin iradelerini kırma ve kültürel soykırımı sürdürmek dışında bir politikası olmadığını, CHP ve AKP’nin görüşmesinin ciddiyetten uzak olup, beklenti ve oyalama taktiği olduğunu, Atalay’ın söyleminin kendi hayalleri olduğunu, yapılacak şeyin direnişi yükseltmek olduğunu söylüyordu.
Talabani barışın sağlanması için çaba sarfediyorsa olumludur. Avni Özgürel’in söyleşisinde belirttiği gibi Murat Karayılan’ın Oslo görüşmelerine bağlı olduklarını açıklamasıda sürecin ilerlemesini sağlaması açısından önemlidir. Ancak PKK’nin hem Kürt tarihinden, hem de son otuz yıllık yürüttükleri mücadeleden çıkardıkları sonuçlarla öyle ha denildiğinde silah bırakması uzak bir ihtimaldir. PKK’nin silah bırakması için defalarca kendilerinin ve birçok yazarın, akil adamında belirttiği gibi bir takım koşulların oluşması gerekmektedir. Nedir bu koşullar? Anlayamayanlar için tekrar edelim;
İmralı’da ağır tecrit altında bulunan Öcalan’ın cezaevi koşullarının düzeltilmesi. Çözüm konusunda kendisine düşenleri yerine getirmesi için önünün açılması.
Karşılıklı silahların susması. Türk ordusunun operasyonları durdurması, her iki tarafın ellerini tetikten çekmesi. Diyalog sürecinin başlatılması.
Siyasal operasyonlara son verilerek, tutuklu bulunan siyasetçilerin, BDP yöneticilerinin tahliye edilmelerinin sağlanması.
Demokratik Özerklik için gerekli yasal düzenlemelerin yapılması. Kürt kimliğinin anayasal statüye kavuşturulup, kültürel asimilasyonu önleyici tedbirlerin geliştirilmesi.
Askeri ve siyasi soykırım operasyonları, oyalama taktikleri, Kürtler üzerindeki kültürel asimilasyon, İmralı üzerindeki ağır tecrit devam ettiği sürece PKK’den silahlarını bırakmasını istemek Cudi dağında gemiyi yüzdürmekten başka bir şey değildir.

KÜRDİSTAN TARİHİNDE BU HAFTA:

* 13 Haziran 1999 tarihinde gazetemizin yazarlarından Feleknas Uca PDS’ten Avrupa Parlamentosuna seçilen ilk Kürt kökenli milletvekili oldu.
* 14 Haziran 1993 tarihinde Ö.Gündem dağıtıcısı Haşim Yaşa Diyarbakır’da, yurtsever din adamı İbrahim Akıl ise Şırnak Görümlü’de kontralar tarafından şehit edildiler.
* 14 Haziran 1993’te devletin baskılarını protesto etmek için Digor’a yürüyen köylülerin üzerine ateş açıldı. Dokuz Kürt köylüsü şehit edildi.
* 15 Haziran 1909’da Peyman gazetesi Diyarbakır’da yayınlanmaya başladı.
* 15 Haziran 1989 tarihinde İstanbul’da “Toplumsal Diriliş” gazetesi yayınlanmaya başlandı.
* 16 Haziran 1994 tarihinde DEP Anayasa Mahkemesi tarafından kapatıldı.