
Almanya’nın anamuhalefet partisi Sol Parti’nin (Die Linke) ülkedeki PKK yasağının kaldırılması talebiyle Federal Parlamento’ya verdiği önerge 26 Şubat’ta yapılacak bir oturumda tartışmaya açılacak. Bundestag’taki görüşme öncesinde ise Kürdistanlılar ile dostları bir kez daha alanlara çıkarak, hükümetten PKK yasağının kaldırılmasını talep etti. Cumartesi günü Berlin, Köln ve Bremen’de “PKK yasağını kaldır Kobanê’yi savun” ana sloganıyla yürüyüş ve mitingler yapıldı.
Başkentten seslendiler
70’in üzerinde kurum ve örgütün güçlü katılım çağrısı yaptığı gösterilerin en kitleseli başkent Berlin’deki oldu. Protestoya yaklaşık 2 bin kişi katıldı. Kent merkezindeki Potsdamerplatz’ta toplanan göstericiler “PKK yasağını kaldırın, Kobanê ve Şengal ile dayanışalım” pankartı arkasında yürüyüşe geçti.
Direnişle yasakları deldiler
Sık sık Almanca “PKK yasağını kaldırın” sloganlarının atıldığı yürüyüşte; PKK, KCK ve Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın posterleri de taşındı. Alman polisi bu sembolleri taşıyan kimi eylemcilere müdahale ederek 4 kişiyi gözaltına aldı. Organizatörlerin gözaltına alınanların serbest bırakılmaması durumunda yürümeyeceklerini anons etmesi üzerine, polis geri adım atarak, 4 kişiyi bırakmak zorunda kaldı. Böylece yürüyüş de devam etti. Ancak daha sonra polis, kortejin en önünde yer alan “PKK yasağını kaldırın, Kobanê ve Şengal ile dayanışalım” pankartının ‘PKK’nin sembolünü’ hatırlattığını savunarak yürüyüşü durdurdu. Organizatörler ve polisin yarım saatlik bir durum değerlendirmesinden sonra ara bir formül bulundu. Sözkonusu pankartta PKK bayrağına benzetilen yerler kapatıldıktan sonra kortej yürüyüşe devam edebildi.
Çok sayıda kurum destek verdi
Almanya Demokratik Kürt Toplum Merkezi’nin (NAV-DEM) çağrısıyla gerçekleşen gösteriye Kürdistanlılar ve Türkiyelilerin yanı sıra çok sayıda Alman ve göçmen kuruluşu da destek verdi. Die Linke (Sol Parti), MLPD, NAO (Yeni Anti-Kapitalist Organizasyon), TATORT Kurdistan, ATİF, AGİF, HDP Berlin Platformu ve Berlin’deki Kürt kurumlarının aktif şekilde katıldığı yürüyüşte NAV-DEM, PYD, Sol Parti (Die Linke), MLPD temsilcileri konuşma yaptı.
Pflügel’den hükümete çağrı
Sol Parti Başkan Vekili Tobias Pflügel konuşmasında Federal Hükümeti’n tutumunu eleştirerek, Kürtlerin DAİŞ‘e karşı verdiği mücadelenin görülmesi gerektiğini belirtti. Pflügel, bunun yolunun da PKK yasağını kaldırmak olduğunu söyledi. NAV-DEM ve MLKP adına yapılan konuşmalarda da 22 yıldır uygulanan yasağın artık kaldırılmasının zamanının geldiği vurgulandı.
Tor’da PKK bayrağı
Yürüyüş, Bundestag yakındaki Almanya’nın simgesi kabul edilen Brandenburger Tor’a kadar devam etti. Burada bir konuşma yapan Alman prlamenter Dr. Diether Dehm, Sol Partili vekiller olara Federal Meclis’te yasağa karşın PKK bayrağını kaldırdıklarını ve bu gerekçeyle dokunulmazlıklarının kaldırılmak istendiğini hatırlattı. Dehm, DAİŞ’e karşı savaşan tek ve en etkili gücün PKK olduğunu ve PKK yasağı kaldırılıncaya kadar eylemlerini sürdüreceklerini söyledi. Sol Partili Milletvekili, konuşması sırasında PKK bayrağını da kaldırarak bir kez daha yasağı tanımayacaklarını göstermiş oldu.
Köln’de Dom’a yüründü
Almanya’da PKK yasağına karşı yapılan gösterilerin başka bir merkezi de Köln oldu. Köln-Rudolfplatz Meydanı‘nda toplanan eylemciler burada sloganlarla tarihi Dom Katedrali’ne kadar yürüdü. Başta Kürt kurumları olmak üzere Alman ve sol örgütlerin katıldığı yürüyüşte, PKK yasağının derhal kaldırılması çağrısı yapıldı. Dom’un önündeki mitingte Sol Parti Milletvekili Andrej Hunko ile NAV-DEM Eşbaşkanı Yüksel Koç konuşma yaptı.
‘Yasak hemen kaldırılsın’
Sol Parti Milletvekili Andrej Hunko, Kobanê direnişi ile birlikte dünyanın, Kürtleri daha yakından tanıma fırsatı bulduğunu belirterek “Uluslararası basın ilk defa Kürtlere bu kadar geniş bir yer verdi. Bu fırsatı kesinlikle iyi kullanmak lazım.
26 Şubat Perşembe günü Federal Meclis’te yapılacak olan PKK oturumu çok önemlidir. Bundan dolayı bu tür yürüyüşlerin yapılmasını çok anlamlı buluyoruz” dedi. Merkel hükümetine de çağrıda bulunan Hunko, “PKK yasağına son verin, Kürt halkını kriminalize etmeyi bırakın. Manfred Kanther’in yasak yasası son bulmalı” ifadelerini kullandı.
Koç’tan Merkel’e çağrı
NAV-DEM Eşbaşkan Yüksel Koç da Başbakan Angela Merkel’in Türk yetkilileri ile bir araya geldiğinde “Barış sürecini destekliyoruz” açıklaması yaptığını hatırlatarak “Eğer Sayın Merkel söylediklerinde samimiyse ve barış sürecini destekliyorsa o zaman Almanya PKK yasağına derhal son vermeli” dedi.
Kürtler kriminalize ediliyor
Bremen’de de Kürtler ve dostları PKK yasağına karşı eylem halindeydi. Eylemi sol demokratik güçlerden oluşan ‘Kürdistan Dayanışma Platformu’ organize etti. Yürüyüş boyunca Almanca bildiriler dağıtıldı ve yasağın kaldırılmasını isteyen sloganlar atıldı. Yapılan konuşmalarda Kürtlerin bu yasakla birlikte kriminalize edildiği, temel hak ve özgürlüklerinden mahrum bırakıldığı, bunun da evrensel insan hakları sözleşmelerine aykırı olduğu vurgulandı. Eylemde Kobanê ve Şengal’e destek çağrıları da yapıldı.
FEHİM KATAR/BERLİN-ADEM KARAÇOBAN/KÖLN-AZİZ ÇİFTÇİ/BREMEN
‘Yasak ikiyüzlülüktür’
Berlin’de yapılan gösteriye katılanlar düşüncelerini muhabirimiz Fehim Katar aracılığıyla açıkladı.
İranlı Ronahî Kermani: Kürtler sadece Rojava’da değil bütün dört parçada savaşla karşı karşıya. İran, PJAK’a ikiyüzlü bir politika yürütüyor. Kobanê’de herkes ayağa kalktı ama İran’da büyük bir vahşet yürütülüyor. İran hükümetinin Kürtlere bakış açısı DAİŞ’ten farklı değil. Daha bir kaç önce 3 Kürt devrimci idam edildi. Kürt hareketinin mücadelesini önemli buluyorum. Bu sadece Kürtlerin mücadelesi de değil. Tüm Ortadoğu halklarının mücadelesidir. PKK yasağını kınıyorum. Yasağın kaldırılması için başta Alman solcular büyük bir mücadele vermelidir.
Julias Müller: Buraya PKK yasağının kaldırılması için geldim. Bu yasak Almanya’daki en büyük göçmen gruplarından birine karşı uygulanıyor. Göçmenlere de baskının temelini oluşturuyor. Bu yasakla birlikte Kürtlerin demokratik talepleri terörize ediliyor. Kürt politikacıları ‘terörist’ bir organizasyonunun üyesi olarak hapis cezasına çarptırılabiliyor. Bu yasakla aynı zamanda Kürtlerin kendi kendilerini yönetmesine müdahale ediliyor. Alman hükümetinden bir an önce bu yasağı kaldırmasını talep ediyor ve buna karşı herkesi mücadele etmeye çağırıyorum.
Lucy Redler: Bugün burdayım çünkü PKK yasağının kaldırılmasını isteyenlerle dayanışma içindeyim. Almanya hükümeti kendisini Kürtlerin en büyük dostuymuş gibi lanse ediyor, DAİŞ karşıtı cephe içinde kendisini gösteriyor. Ama Kürtlere yönelik yasağı kaldırmak için hiçbir şey yapmıyor. Bu tamamen bir ikiyüzlülük. Bu yasağın kaldırılması için sokaktayım.
Doğu Kürdistanlı mimar Kawe Siqizi: Kürtler ülkelerinin dört parçasında hem kendi hakları hem de bütün insanlık için savaşıyor. PKK insanlığı temsil ediyor. PKK üzerindeki yasak aynı zamanda insanlığın yasaklanmasıdır. Bir taraftan PKK, DAİŞ’e karşı büyük bir insanlık savaşı verirken, diğer taraftan kendisine ‘demokratım’ diyen bir ülke ona yasak getiriyor. Bu yasağı kınıyorum.
Vinsten Kleinschön: Ben bu yürüyüşün hazırlık komitesinde de yer aldım. Umarım 26 Şubat’ta Sol Parti’nin verdiği önerge ile bu yasak kalkar. Bu yasağın tartışılıyor olmasını da önemli buluyorum. Bugün bu yasağın kaldırılmasını sadece Kürtler değil, diğer halklar özellikle de anti faşistler, sosyalistler ve anarşistler istiyor. Rojava’daki gelişmelerden sonra Almanya’da Sol, Rojava modelinin farkına vardı ve gündemine almaya başladı.
Benim için burada olmak, Kürt halkının mücadelesine desteklemek, hem solcu olmanın hem de enternasyonalist olmanın bir gereğidir. DAİŞ’e karşı büyük bir mücadele yürüten Kürt halkının yanındayım.
Fatma Altun: Polisler, taşınan pankart PKK bayrağına benziyor diye bizi durdurmak istedi ama başaramadı. Yasağı kınıyorum. Bir an önce kaldırılmasını talep ediyorum.Kürt kadını ve bir anne olarak Kobanê ve Kürdistan’da mücadele eden herkesin ellerinden öperim. Kobanê zaferi kutlu olsun.