PKK’nin kuruluşunun 35. yılı kutlanacak. Grup aşaması da dikkate alınırsa kırk bir yıldır mücadele alanında yer alan bir parti söz konusudur. Bu, büyük bir ideolojik-teorik derinliği ve siyasi olgunluğu ifade ediyor. PKK Önderliği “Genç başladık, genç başaracağız” demektedir. Bu gerçeklik gençlik dinamizmi ve olgunluğu bir arada yürüten bir hareketin var olduğunu ortaya koymaktadır.

PKK, Ortadoğu’nun en tecrübeli siyasi hareketidir. PKK Önderliğinin derin ideolojik birikim ve siyasi bilince sahip olması da mücadele ettiği coğrafyayla yakından bağlantılıdır. Ortadoğu gibi bir bölgede dört parçaya bölünmüş bir halkın mücadelesini büyük bir yetenek ve başarıyla yürütmek çok önemli bir iştir. Bu dört devlet arasında, hem de kırk yıldır mücadele etmek büyük bir tecrübe sahibi olmayı beraberinde getirir. Özellikle NATO üyesi ve ABD’nin yakın müttefiki olan Türkiye’ye karşı mücadele vermek ve bu mücadeleyi bugünlere kadar getirmek başlı başına büyük bir başarıdır.
Kürdistan halkına, tüm Kürdistan parçalarındaki özgür ve demokratik yaşam mücadelesine kazandırdıkları ise anlatılmayacak kadar çoktur. Bugün birçok siyasi güç PKK’nin yürüttüğü mücadele üzerinden varlığını sürdürmekte ve güç olmaktadır. AKP bile Kürt Özgürlük Hareketi’nin Türkiye’deki klasik iktidar bloklarını başarısız kıldığı için 12 yıldır iktidarını sürdürmektedir. Yoksa hükümet olur, ama iktidar olamazdı. Bugünkü gibi devlet içine sirayet edemezdi. Başka birçok güç de PKK karşıtı güçlerin varlığı ortamında PKK karşıtlığından yararlanarak siyasi güç olmaktadır. PKK ve Apo rantından sadece 2000 öncesi güçler değil, 2000’li yıllar sonrasında da birçok güç faydalanmaktadır. Bu nedenle tarihin diplomatik ve siyasi bereketi en fazla olan hareketlerdendir.
PKK’nin öncülük ettiği Özgürlük Mücadelesi, her şeyden önce özgürlüğü için mücadele eden bir halk gerçekliği yaratmıştır. Kürtlüğünden kaçan toplumsal gerçeği tersine çevirmiştir. Bütün toplumsal sınıf ve tabakaları kitlesel olarak özgürlük ve demokrasi mücadelesinin içine çekmiştir. Kürt toplumuna neler kazandırdığı gözler önündedir. Varlığı yok sayılan bir halkın bugün özgür ve demokratik yaşamını sağlamada önemli güce ulaşmış bir konuma gelmesi söz konusudur. Bugün televizyonların, gazetelerin, basının, siyasetin ve toplumun gündemi ağırlıklı olarak Kürt sorunu ve PKK gerçeğiyse, bunun PKK’nin öncülük ettiği özgürlük ve demokrasi mücadelesiyle birebir bağı var. Hiç kimse böyle bir durum yok, Türkiye ve AKP Hükümeti kendi zihniyeti ve politikasıyla bu noktaya geldi diyemez. Dese de bir gerçekliği olmaz. PKK ve Apo’yu sevmeyenler böyle der, ama onları da kimse kaale almaz.
PKK büyük bir tarihtir. Hatta destansı bir tarihtir. Bu mücadelede öyle öyküler ve kişilikler vardır ki, ne kadar anlatılsa bitmez. Yani PKK çok köklü bir çınardır. Köksüz, temelsiz, birileri tarafından güçlendirilmiş ve şişirilmiş bir hareket değildir. Bu hareketin yelkenlerini dolduracak o kadar çok rüzgar var ki, her koşulda kendini dalgalardan ve fırtınadan kurtarıp hedefe doğru yürütecektir, yürümektedir.
PKK tarihi içinde birkaç kuşağın yetiştiği Kürtlerin efsane partisi ve hareketidir. En temel gücü yarattığı değerlerle birlikte buradan gelmektedir. Amed zindanı da hem Kürtlerin travmasıdır, hem de efsanesidir. Amed zindan direnişi Kürtlerin onurudur. Zulme başkaldırının sembolüdür. Bunun da merkezinde PKK vardır. Eğer bugün Kürtler sadece Kuzey’de değil, dört parçada başını dik tutuyorsa, bunda PKK’nin rolü belirleyicidir. Kürtler artık şamar oğlanı değildir. Dış güçlerin ve bölgesel güçlerin bölge politikalarında kullanılacak malzeme değildir. Kürtler artık hep aleyhlerinde olumsuz ve aşağılanan hikayeler uydurulan bir halk değildir. Öz gücüne güvenen, bilinci ve duruşuyla Ortadoğu’da saygınlığı hak eden bir halk haline gelmiştir. Kadını ayağa kaldıran, özgürlüğün şifresini buradan çözen bir hareket olarak sadece Kürdistan, Türkiye ve Ortadoğu’da değil, tüm dünyada takdir edilen halk ve hareket konumundadır.
Kürt ne bilir bayramı, hor hor içer ayranı derlerdi. Bugün Kürtler özgürlük ve demokrasinin temeli olan halk olarak halkların umudu olmuştur. Dersim katliamı yaparlarken Kürtler ‘Hayatın manasını bir avuç gılgıl ve arpa yemekten ibaret sanan’ vahşilerdir. Bu zihniyetle soykırım yapmayı çağdaşlık ve ilericilik olarak görüp Kürtlerin kirlenmemiş doğal yaşam alışkanlıklarını ve kültürlerini ise gericilik olarak yansıtmışlardır. Kürtler bugün yürüttükleri zorlu mücadeleyle neyin ilericilik, neyin gericilik olduğunu netleştirmiş ve dünyaya göstermişlerdir. Tüm gericiliklerin ortaya çıkarılması ve doğru anlaşılmasında PKK’nin yürüttüğü çağdaş hakikat mücadelesinin payı belirleyicidir.
PKK bugün sadece Türkiye’nin değil, tüm Ortadoğu’nun ve demokratik toplumcu Özgürlük Hareketi’dir. Sadece Ortadoğu’nun değil, tüm dünyanın özgürlükçü demokratik toplumcu hareketidir. Egemenler ideolojik aygıtları aracılığıyla bu gerçeklik tersyüz edilmek istense de, bunu sağlamaya kimsenin gücü yetmez. Eksiklikleri ve yetersizlikleriyle dünyanın gözü önünde olan Kürdistan toplum gerçeği bunun kanıtıdır. Barış anaları ve Kürt kadın gerçeği bile PKK gerçeğinin en çarpıcı aynasıdır. Her siyasi gücün aynası yarattığı toplum gerçeğidir.
PKK, demokratik toplumcu ve özgürlükçüdür. PKK her demokratik ortam ve demokratik siyaset koşullarında her türlü düşüncenin ve siyasi hareketin özgürce yaşamasından yanadır. PKK’nin demokratik siyaset ve demokratik toplum içinde varlığını sürdürmede kendine özgüveni vardır. Kabul edilmeyen PKK’nin kendisidir. Komplolarla, oyunlarla, entrikalarla iç ve dış güçlerin ittifakları ve komplolarıyla ortadan kaldırılmak istenmektedir. Kürt Halk Önderinin tarihin en büyük komplosuyla zindana atılması ve 15 yıldır zindanda tutulması bu gerçeğin ifadesidir. Dünya tarihinde PKK kadro, sempatizan ve taraftarları kadar zindanlara doldurulan ve uzun süreli zindanlarda tutulan başka bir hareket yoktur.
On yıllardır PKK’ye hayır, PKK’ye evet Apo’ya hayır denildi. PKK, hayırların, retlerin, yasakların konusu oldu. Şimdi ise çocuk kandırır gibi Apo’ya evet PKK’ye hayır denilmektedir. Ancak dünya tarihinde az görülen en ağır koşullarda tam tecrit bu Önderliğe uygulanmaktadır. Çünkü Kürt ve PKK düşmanlığı bu Önderlikte somutlaşmaktadır. Ancak mücadele bu çemberi de kırmış, PKK ve Önderliğini Kürt sorununun muhatabı haline getirmiştir. Devlet, AKP ya da başka güçler hangi oyunlara başvururlarsa vursunlar, PKK’nin yürüttüğü mücadele bu Önderliği de, bu halkı da özgürleştirecektir.