Bakın hale! Memleketin bırakın Kürtlerini ve Kürt Özgürlük Hareketini destekleyenlerini, çözüm isteyenlerini, 37 milyon hint keneviri de PKK ile bağlantılıymış. Daha da ne bağlantılar vardır bilinen bilinmeyen kim bilir.
Tabloya bakınca AKP’nin çaresizliğine üzüldüm billahi. Memleketin çocukları, kadınları, yaşlıları, yetmedi tarladaki bitkisi PKK'li olmuş. AKP nasıl başa çıksın, değil mi ya!
Bu koşullarda gel süreci yönet, Öcalan’a ev hapsini, genel affı konuşma, nasıl olacaksa?Konuşmamak olmaz ama Tayyip Erdoğan'a saçmalamak serbest halen. Olanlara bakıp, akıllarını neyle yemiş bu adamlar diye düşündüğünüz vardır herhalde.Baksanıza; Öcalan’la görüşmeler başlatacaksın, bunu kamuoyuna duyuracaksın, silahlarını bırakıp ülkeyi terk etsinler, olmadı ben onlara heronumla, kimyasal silahlarımla saldırırken onlar armut toplasın diyeceksin!
Yetmeyecek ırkçı, saldırgan nefret dili ve yaklaşımında ısrar edeceksin. Irkçı saldırıları mayalayacaksın. Kürtleri düğününde, bayramında, evinde, işyerinde bu saldırılarla baş başa bırakacaksın.
Bu saldırganlık daha dün Paris’e uzanıp Kürdistan Enformasyon Bürosunda Kürt kadın siyasetçiler Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Söylemez’i katledecek. Dağda askeri operasyonlarla, düzde siyasi operasyonlarla Kürt kıyımını devam ettireceksin… Desem ki durum şaşırtıcı, değil elbet. Ama can sıkıcı, ama moral bozucu.
Zira dengesizlik üzerine kurulu bir yol izliyor AKP. Yan yana koyunca birbirine uymayan pek çok şeyi yan yana getiriyor. Olan bize oluyor, konuşulurken bile içinden çıkılamayacak bu durumdan çözüm çıkarmaya çabalıyoruz...
Kötü yaratılışlı, hain, "yaralı parmağa işemez” kişiler için söylenen "mayası bozuk” deyimi vardır, hepiniz bilirsiniz. Bizim sayın devletlularımızın da mayası bozuk. İcraat gani gani; Milli Eğitim Bakanlığının, okullarda okutulması gereken temel eserler arasında saydığı Yunus Emre’nin "bana seni gerek seni” şiiri, Fareler ve İnsanlar ile Şeker Portakalı isimli kitaplara sansür uygulandığı ortaya çıkarıldı… Hem seçeceksin, hem sansürleyeceksin!? Ama üzülmeyin, 3. Yargı Paketi'ndeki düzenleme doğrultusunda, 453 kitap ile 645 gazete, dergi, broşür ve pankart hakkındaki yasaklar kalkmış. Yani Öcalan’ınkiler dahil Türkiye’de yasaklı yayın kalmamış… Gazete ve yazarlara açılmış davalar, tutuklu gazeteciler mi dediniz?
Zonguldak’ta sekiz cana mal olan grizu patlamasının arkasından Bakan Bey açıklama yapıyor. Patlama yaşanan işletmeye iki ay önce yapılan denetimde eksiklikler tespit edilmiş, para cezası verilmiştir. Sonra? Sonrası bu eksikliklerin yol açtığı bir grizu patlaması ve giden sekiz can. Buna da şükür, diye sevinenler var. Zira tehlike daha büyükmüş, maazallah yüzlerce çalışanın canına mal olabilecek bir patlama da olabilirmiş, sekizle kurtarmışız. Şükür! İktidar hırsıyla oğul, kardeş boğazlamayı adet haline getirmiş bir mirasın savunucusu olmak böyle bir şey olsa gerek… BDP açıklama yaptı. Bütün bu olanlara rağmen, Öcalan ile başlatılan görüşmeleri olumlu buluyoruz dedi. Ne desin? Barışa, çözüme karşıyım mı desin? Özgürlük hayalinden ya da umudundan soğudum mu desin?
Başlatılan sürecin AKP nin lütfu olmadığını, Kürtlerin kararlılığı sayesinde bu yola girmeye mecbur kaldığını biliyoruz. Süreci görüşme noktasına getiren PKK’nin mücadele başarısı oldu.
PKK bu başarısını, Kürtlerde ortaya çıkardığı ve geliştirdiği ulusal ve evrensel değerleri temel alan, hak ve özgürlükler konusundaki bilinçle, yarattığı mücadele kararlılığı ile sağladı. Bu yüzden kitleselleşti, bu yüzden psikolojik savaş yöntemleri PKK’nin etkisini kıramadı.
Bu arada, Öcalan’ın sürece tüm Türkiyelileri kapsayacak genişlikte bir bakış açısı getirmesi, toplumun çoğunluğunda bir sempati ve çözüm umudu yarattı. Bu sürecin yönetimini askeri yada siyasi hiçbir alanda AKP’ye kaptırmamak konusunda uyanık olunacağından kuşku duymaksa, şu an için paranoya olur sanıyorum.
PKK’li Hint kenevirleri
İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin: "… güvenlik birimlerimizce son iki yıl içerisinde gerçekleştirilen operasyonlarda, büyük çoğunluğu terör örgütü ile bağlantılı yaklaşık 37 milyon kök hint keneviri ele geçirildi…" dedi.