FEHMİ KATAR / BRÜKSEL


AB, Türkiye, Ortadoğu ve Kürtler uluslararası konferansının 14’üncüsü Avrupa Parlamentosu’nda 6-7 Aralık tarihlerinde gerçekleştirildi.  

Avrupa Birliği Türkiye Yurttaşlar Komisyonu (EUTCC) ve Avrupa Parlamentosu’nda grubu bulunan Sosyal Demokratlar, Yeşiller ve Sol Grubun ortak organizasyonuyla gerçekleştirilen konferans bu yıl „Ortadoğu’daki zulüm ve kaosa demokratik alternatifler-Kürtlerin vizyon ve stratejileri“ başlığıyla gerçekleşti.  Kürdistan’ın dört parçası, Türkiye, AB ülkeleri, Kanada, ABD, Güney Afrika gibi çeşitli ülkelerden katılımların gerçekleştiği konferansın sonuç bildirgesi açıklandı. 


Konferanstan çıkan talepler

Bildirgede, Avrupa Birliği Türkiye Yurttaşlar Komisyonu’nun (EUTCC) öneri ve talepleri şöyle sıralandı:

* Kürt halkının geleceği ile ilgili vizyonu destekliyor ve bütün dostlarına ve destekçilerine yeni vizyonunu destekleme çağrısı yapıyor.


PKK’yi ‘terör listesi’nden çıkarın

* Avrupa Birliği ve ABD’ye PKK’yi ‘terör listesi’nden çıkarma çağrısı yapıyor, ki böylece Abdullah Öcalan ve PKK’yi Kürt halkının meşru temsiliyeti olarak tanınmasının ve barış görüşmelerine katılmalarının önü açılacaktır.  

Güney Amerika’da barışı sağlayanlar da zamanında ‘terör listesi’nde gösterilen  Nelson Mandela ve ANC’ydi. EUTCC, Almanya’dan Kürt hareketi ile ilgili bütün partilere koyduğu yasakları kaldırması ve Avrupa insan hakları gerekliliğini yerine getirerek, grupların birlikte politik olarak kendilerini ifade etmelerine izin vermesi gerektiği çağrısında bulunur.


Barış süreci için baskı yapın

* EUTCC, Avrupalı kurumlara, Birleşmiş Milletlere, Vatikan’a ve onun ruhani lideri Papa Francise ve Amerika Birleşik Devletlerine Türkiye’ye barış sürecine dönmesini, dolayısıyla bu barış sürecini devam ettirecek olan Abdullah Öcalan’ın ve bütün siyasi tutukluların serbest bırakılması, partiler ve kişiler üzerinde baskıların kaldırılması çağrısında bulunur.

Kuzey Suriye’yi tanıyın

* EUTCC, AB, ABD ve BM’ye Demokratik Kuzey Suriye Federasyonu’nu bir aktör olarak tanımaları çağrısını yapar. DFNS, gelecekte demokratik bir Suriye için geçerli olan tek model olarak hizmet etmektedir. Bu, Kürtleri Suriye’de meşru temsil ettirerek korkunç Suriye iç savaşını çözmeye büyük ölçüde yardımcı olacaktır.


Rehin siyasetçilere özgürlük

 * EUTCC Türkiye’ye demokratik yollarla seçilmiş HDP siyasetçilerinin bir an önce serbest bırakılmaları, basın ve ifade özgürlüğü üzerinde yasakları bir an önce kaldırılması çağrısı yapar. Böylece HDP’li siyasetçilerin, eşbaşkanlar Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ da dahil olmak üzere, görevlerini demokratik seçilmiş temsilciler olarak sürdürmelerine izin verilmiş olur.   

* EUTCC  Kürt kadın hareketinin cinsiyet eşitliği için verdiği mücadeleyi takdir etmektedir.




Dayanışma Öcalan’ı da özgürleştirir


Konferansta iki gün boyunca farklı ülkelerden katılımcıların olduğu oturumlar organize edildi. „İnsanlık için yeni umut ve değişim için yeni demokratik konfederal sistem“ başlıklı oturumda Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a özgürlük talep edildi. Öcalan’ın avukatlarından Rezan Sarıca, „Öcalan’ın tecrit altında olması aynı zamanda Ortadoğu halklarının da tecrit altına alınması demektir“ dedi. 


Öcalan’ın avukatı konuştu

Tecrit altında tutulan ve kendisinden haber alınamayan Öcalan ile avukatların 2011 yılından bu yana görüştürülmediğini hatırlatan Sarıca, „İki yıldan fazladır da ailesi de dahil olmak üzere hiçkimse ile görüştürülmüyor. Bütün tutuklulara tanınan hakların hiçbiri Öcalan’a tanınmıyor, dış dünya ile neredeyse hiçbir iletişimi yok, çok küçük bir alanda, ağır bir tecrit uygulanıyor“ dedi.


Başka bir örneği yok

„AİHM her ne kadar Öcalan’ın yargılanmasında çıkan hukuksuzluklara karşı kendi prensiplerini de çiğneyerek haksız kararlar vermişse de İmralı’da tecrit uygulandığını kabul ediyor“ diyen Av. Sarıca, Öcalan’a uygulanan 2.5 yıllık görüştürmeme örneğinin başka bir yerde yaşanmadığını belirterek ekledi: „Dünyanın başka hiçbir yerinde bir tutuklunun yaklaşık 3 yıl görüştürülmemesi söz konusu değil.“

Öcalan’ın İmralı’da başından itibaren barış mücadelesi yürüttüğünü ifade eden Sarıca, barışın sağlanması için çok zaman kaybedildiğini, Ortadoğu’ya ve Türkiye’ye barış getirilmesi için Öcalan’ın koşullarının bir an önce iyileştirilmesi gerektiğini söyledi. 


‘Öcalan dev bir düşünce insanı’

İngiltere UNITE Sendikası Uluslararası Dayanışma Direktörü Simon Dubbins da Öcalan’a övgü dolu bir konuşma yaptı. „Öcalan’ın politikası herkese yeni bir ışık getirdi“ diyen Dubbins şöyle konuştu: „Sovyetler yıkıldıktan sonra sol hareketler kendini çıplak buldu, bu kimlik bunalamanın aşımı için Öcalan çok büyük katkılar yaptı. Öcalan ulus ötesi bir öneri yaptı. Hiç kuşku yok ki Öcalan dev bir düşünce insanı ve bunu gelecekte insanlar anlayacaktır. Eğer okumadıysanız okuyun lütfen.“ Öcalan’ın özgürlüğü için uluslararası dayanışmanın önemine vurgu yapan Dubbins, şu mesajı verdi: „Çok net bir duruş sergileyip dayanışma ağını kurmalıyız. Mandela’nın da hiçbir zaman bırakılmayacağı düşünülüyordu ama dayanışma ile bu aşıldı ve Mandela serbest bırakıldı. Şimdi bunu Öcalan için de yapabiliriz. 


Türk yasaları ithal edildi

Uluslararası Demokratik Avukatlar Birliği Genel Sekreteri Jan Fermon ise Türkiye’de tepki toplayan anti-terör yasalarının Avrupa’ya taşındığını belirterek, „Anti-terör yasasına karşı Avrupa Parlamentosu’nda büyük bir karşı çıkış vardı. Ama sonunda Türk yasalarını kendi yasalarımıza ithal ettik. Diğer ülkeler de  anti-terör yasalarını uygulamaya başladı. Mesela Belçika’da Kürt televizyonu kapatıldı. Halbuki bu insanlar sadece düşünce haklarını kullanıyordu“ dedi.