Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi(AKPM) "Türkiye Siyasi Denetim Raporu" önceki gün Strasbourg'daki Genel Kurul'da kabul edildi. Raporla, Türkiye'ye "ilerlemelere rağmen söz konusu düzenlemeleri yeterince gerçekleştirmediği" mesajı verilerek, en az iki yıl daha siyasi denetimde tutma kararı alındı. Birleşik Sol Avrupa Grubu (UEL) içinde yer alan BDP Milletvekili Ertuğrul Kürkçü'nün verdiği önergelerle tasarıda "PKK'ye ilişkin" önemli bir dil ve yaklaşım değişikliğine gidildi. Kürkçü, AKPM'nin büyük çoğuluğunun desteklediği raporu ve yaratacağı sonuçları gazetemize değerledirdi. Kürkçü, tartışılması sırasında raporda yer alan kimi ifadeleri, kimi hükümleri daha iyileriyle değiştirmek için adım attıklarını belirtti. Verdikleri değişiklik önergeleri sonucu ise; AKPM'nin Türkiye raporundaki “PKK’nin terörist faaliyetleri 40 bin kurbana neden oldu” ibaresi, oy çokluğuyla reddedilerek, “Türkiye ile PKK arasındaki çatışma 40 bin kurbana neden oldu” şeklinde değiştirildi. Gözetim Komitesi, geri çekilme sürecine atıfta bulanarak 'PKK teröristleri' yerine "aktivistler" tanımını kullanmayı tercih etti. "Ülkenin gelecekteki demokratik sistem ve meclis şeklini Türk kurumları ve Türk halkı belirler" ifadesi ise "Türkiye vatandaşları ve kurumları" olarak değiştirildi. Ayrıca Alevi toplumuyla sonuç alıcı görüşmelere derhal başlanması hüküm olarak eklendi.


Çözüm zamanının dili

BDP Milletvekili Kürkçü, "Bir bütün olarak baktığımızda aslında, karar tasarısının sözünü zamanın ruhuna uydurduk. Çatışma zamanının diliyle değil, müzakere ve çözüm zamanının diliyle konuşulmasını sağlamaya çalıştık ve bu Konsey'den büyük destek gördü" dedi. 142 evet, 35 hayır, 6 çekimser oyla Genel Kurul'da kabul gören rapora ilişkin Kürkçü, şu tespiti paylaşarak, kararın önemine işaret etti: "Buradaki deneyimli gazeteciler bize, çok uzun zamandır ilk defa bir Genel Kurulda bir karar tasarısının özünün bir bütün olarak değişmesine yol açacak madde değişikliklerinin kabul gördüğü söyledi. Bu değişikliklerle raporun özü değişti. Çünkü daha önceki Türkiye'nin de etkisiyle çok güvenlikçi bir dille kaleme alınmışken şimdi barışçı ve özgürlükçü bir dil karar tasarısına hakim oldu. Biz her zamanki tutumumuzu sürdürdük ancak bu sefer bu tutum Konsey'de oylamaya katılan bütün ülke heyetlerinin ve bütün grupların büyük desteğini aldı. Bu çok önemli."

'BDP için diplomatik kazanım'

Bunun öneminin Türkiye delegasyonunun sözcüleri tarafından küçültülmeye çalışıldığını ifade eden Kürkçü, "Ama böyle değil. Her ülkeden ve her politikadan yeteri kadar parlamenter bizimle tutum birliği gösterdi. Bu hem bizim yer aldığımız Birleşik Sol Grup için, hem bizim BDP Blok Grubumuz için önemli bir diplomatik kazanımdır. Ancak tabii biz burada kendimizi bir milli maçta galibiyet almış gibi görmüyoruz. Aslında olması gereken yere işleri taşıdık" diye konuştu.

'AKP için önemli referans'

Raporun aslında AKP Hükümeti içinde doğru okunursa önemli bir referans olacağının altını çizen Kürkçü, sözlerine şöyle devam etti: "Bundan sonra Türkiye aslında çözüm sürecinde referansta bulunacağı önemli uluslararası bir metne sahip olacaktır. Hükümetin üzerinde dikkatle düşünürse, devletçi, ittihatçi bir tepki göstermek yerine demokratik bir yaklaşım gösterirse bu karar tasarısından çokça istifade edeceğini düşünüyorum. Milliyetçi ve mukassedatçıların bundan hoşlanmamaları anlaşılabilir ama bu yoldan gidilerek barışın da sağlanamayacağını hepimiz biliyoruz."

AKPM'nin değil AB'nin listesi

Kürkçü, raporla "PKK'nin 'terör örgütleri listesi'nden çıkarıldığı yönündeki değerlendirmeleri ise "abartılı" bulduğunu söyledi. Kürkçü şöyle konuştu: "Bunlar abartılı yorumlar, çünkü PKK'yi 'terör örgütü' olarak niteleyen kurum Avrupa Birliği'dir, Avrupa Konseyi değil. Dolayısıyla PKK, AB'nin 'terör örgütleri listesi'nden bu karar dolayısıyla çıkmıyor. Ama bu yaklaşım şuna yol açıyor: AKPM, hem Türkiye'deki çatışmayı ele almak, değerlendirmek, hem Türkiye'deki çatışmanın taraflarını tanımlamak bakımından güvenlikçi ve anti-terörist dilden, politik ve çözümcü bir dile doğru atlamış oluyor. Bu açıdan son derece önemli. Fakat bu PKK hakkında değil Türkiye hakkında bir görüşme olduğu için asıl hükümler Türkiye'nin siyasi hükümleriyle ilgili. Bunlar ikincil konular. Fakat bu ikincil konular içinden geçtiğimiz çözüm sürecinde çok büyük bir önem kazandığı için buradaki tavır değişikliği bizim için önemlidir."

'Çözüm ve müzakereye onay'

AKPM'nin bu kararının Türkiye'de içinden geçilen yeni süreçle bağlantılı olduğuna vurgu yapan Kürkçü, "karar değişiklikleriyle şüphesiz bu sürece ilişkin mesaj veriliyor" diyerek, şunları belirtti: "Birincisi; karar bir bütün olarak Türkiye'nin yeni girdiği çözüm ve müzakare yolunu onaylıyor. Bunun devam etmesini istiyor. Bunun için kolaylaştırıcı bir tutum takınıyor. İkincisi; bunun gerçekleşmesi için Türkiye'nin yapması gereken reformalara işaret ediyor ki bu Sayın Öcalan'ın yol haritasında yol temizliği olarak belirtilen hususlardır. Yani partiler kanunu, seçim kanunu, eğitim yasasındaki değişikler, yerel yönetim yasalarındaki değişiklikler bir bütün olarak Türkiye'deki demokratik reformlar sürecinin tamamlanmadığını, Türkiye'nin bunu tamamlaması gerektiğini açık bir görev olarak önüne koyuyor ve 2 yıl daha Türkiye'nin gözetim sonrası denetimde kalması gerektiğine karar veriyor. Yani Türkiye'ye demokratik dönüşüm sürecin tamamlanmadı, bunu tamamla demiş oluyor."
Avrupa Konseyi'nin Türkiye ile hukuku çerçevesinde gözetimlerine devam edeceğini anımsatan Kürkçü, "Avrupa Konseyi daimi bir göz. Türkiye'nin Avrupa'ya verdiği sözlerin takip edilmesi bakımından birinci gözdür ve bu gözlem devam edecektir" dedi.

AB gözlüğünü değiştir!

Kürkçü'ye göre AKPM raporuyla AB'ye ise şöyle bir mesaj veriliyor: "AB'yi, Türkiye'deki durumu Türkiye'nin güvenlikçi iktidarlarının gözlüğüyle değil, uluslararası camianının barış ve demokrasi gözlüğüyle görmeye davet ediyor. Dolayısıyla PKK'yle, Türkiye'deki çatışmayla ilgili terminoloji ve yaklaşımın değişmesi yönünde bir standart oluşturmuş oluyor. Bir bütün olarak da uluslararası kamuoyuna Türkiye'deki gelişmelerin memnuniyet verici olduğu işaretini ulaştırmış oluyor."

'PKK listeden çıkarılmalı'

 AKPM raporu ardından PKK yasağının ve PKK'nin AB 'terör örgütleri listesi'nin gözden geçirilmesinin kaçınılmaz olduğunu ifade eden Kürkçü, "Aslında herhangi bir yasal dayanağı olmadan konulmuş olan bu tanımlamanın, listenin gözden geçirilmesinin zorunluluk olduğu aşikardır" dedi. Avrupa Birliği tarafından hazırlanmış bir rapora dikkat çeken Kürkçü, "Bu rapora göre; gerek Birleşmiş Milletler, gerek ABD, gerek AB tarafından ortaya konulan bütün 'terörist örgüt' tanımları, bu örgütlerin sözcüleri, üyeleri herhangi bir mahkeme tarafından dinlenilmeden, onların savunmaları alınmadan verilmiş tek yanlı kararlar oldukları için uluslararası hukuk bakımından meşru da kabul edilmiyor. Şimdi bu meşruiyet eksikliği dolayısıyla, bu kararla beraber bütün Avrupa kurumları nezdinde harekete geçmek ve onların da bu karar ışığında sürece yaklaşmalarını beklemek gerekir. Bu hem hakkımızdır hem de onları bir kere daha yeni ruhla hareket etmeye davet ediyoruz" diye konuştu.

Diplomasi çalışmaları artmalı

AKPM kararlarıyla bütün AK kurumlarının, hükümetler, dışişleri bakanlıkları, insan hakları kuruluşlarının "yeni standartı gözetmek zorunda kalacağına" vurgu yapan Kürkçü, "daha bu sürecin başındayız" tespitini yaparak, bu alanda Kürt Özgürlük Hareketi ve BDP'nin yürüteceği çalışmanın önemine vurgu yaptı: "Bu karar tabii ki Avrupa'daki Kürtler için değişiklikler getirecektir ancak bu çalışmadan olmaz. Bunun için Kürt Özgürlük Hareketi'nin, BDP'nin diplomasisinin çok çalışkan bir biçimde gayret göstermesi gerekiyor. Hiçkimse kendi kendine böyle bir karar var diye alışkanlıklarını değiştirmez. Değişiklik, bizim ve dostlarımızın çabalarına bağlı."


ARZU YILDIZ/HABER MERKEZİ




AKPM üyesi Hunko: Sıra AB ve Almanya'da


AKPM üyesi Alman Parlamenter Andrej Hunko, PKK'ye yönelik 'terörist' suçlamasından vazgeçilmesinin sevindirici olduğunu belirterek, "Şimdi sırada Avrupa Birliği ve Almanya'da" dedi.
AKPM'nin Alman Sol Parti üyesi Andrej Hunko, Genel Kurul'da Kürt Halk Öderi Abdullah Öcalan ile AKP Hükümeti arasında başlayan çözüm sürecine destek verildiğine dikkat çekti. AKPM'nin İrlanda ve Güney Afrika gibi bir çözümden yana olduğunu ifade eden Hunko, PKK'ye ilişkin yeni belirleme için ise şunları söyledi: "PKK müzakerenin bir tarafı. Bu yüzden AKPM'nin PKK için 'terörist' tanımını kaldırması oldukça önemli. Avrupa Birliği'nin de bir an önce PKK'yi 'terörist örgütler listesi'nden çıkarması, Almanya'nın da PKK yasağını kaldırması gerekiyor. Böyle bir adım hem Avrupa'da yaşayan Kürtlerin dışlanması ve kriminalize etme politikalarına son verecek, hem de Türkiye'deki çözümü hızlandıracaktır."

ANF/BERLİN