
BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, Fransa Meclisi’ndeki Kürt sorunu konulu konferansa ardından Belçika’nın başkenti Brüksel’e geçerek Avrupa Parlamentosu’nda (AP) temaslarda bulundu. AP’de basın toplantısı yapan Demirtaş‘a, Sol Grup üyesi Jürgen Klute de eşlik etti. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ile Türk devleti arasındaki görüşmelere ilişkin konuşan Demirtaş, “Hükümetin Türkiye’de, artık demokratikleşme ve kalıcı demokrasi konusunda çok daha cesur adımlar atması gerektiği kanısındayız” dedi. Türkiye’nin AB’ye katılım süreci ile çözüm sürecinin birbirine “tezat” oluşturmadığının altını çizen Demirtaş, “Türkiye’deki barış süreci ile Avrupa’daki katılım süreci birbirini destekleyecek, besleyecek iki ayrı süreçtir. Ama özü itibariyle birbirine karşı, birbirinin zıddı süreçler değildir” diye belirtti.
AB hükümeti teşvik etmeli
Türkiye’de ateşkesin devam ediyor olmasının önemli olduğunu vurgulayan Demirtaş, “Bunun mutlaka korunması gerektiği inancındayız. AB ve AP’nin de Türkiye’de Kürtlerin haklarının tanınması konusunda daha cesaretlendirici adımlar atması, daha cesaretlendirici politikalar üretmesi lazım. Hükümeti de bu konuda daha fazla teşvik etmeli ve cesaretlendirmelidir. Biz bu konuda AP ve kurumlarının yetersiz kaldığı inancındayız” şeklinde konuştu.
Sürece müdahil olmalı
BDP Eşbaşkanı, özellikle Kürt sorununda müzakerelerin başlaması ve müzakerelerin kalıcı barışa dönüşmesi için AB’nin daha fazla müdahil olması, daha fazla öneri yapması gerektiğini söyledi. Hatta sürecin tıkanma noktalarında mutlaka sürecin önünün açılması için taraflara cesaretlendirici öneriler yapması gerektiğini kaydeden Demirtaş, “Kürt sorununun çözümü için atılacak her adım Türkiye’nin AB katılım sürecini güçlendirir. Bu nedenle Avrupa Birliği, parlamentosu ve kurumları Kürt sorunundan bağımsız bir AB katılım sürecinin işletilemeyeceğini görmeli ve daha fazla katkı sunmalı” dedi.
‘Terör listesi’nden çıkarılmalı
PKK’nin Avrupa Birliği’nin ‘terörist örgütler listesi’nden çıkarılmasını isteyen BDP Eşbaşkanı Demirtaş, şöyle konuştu: “AB ‘terör örgütleri’ listesini kesinlikle gözden geçirilmelidir. Silah bırakmayı taahhüt etmiş bir örgütü listede tutması, Türkiye’deki sürece katkı sunmuyor, tam tersine zorluyor. Sürecin barışa evrilmesi konusunda zorlayıcı bir unsur olarak duruyor.”
Tecrit hayati bir konu
Türkiye’de müzakerelerin ilerleyebilmesi için Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın da tecrit koşullarının mutlaka ortadan kaldırılması ve dış dünya ile daha yoğun temasının sağlanması gerektiğini ifade eden Demirtaş, “Bu konu da Kürt sorunun çözümünün ilerlemesi açısından hayati bir konudur” vurgusunu yaptı.
Barışa samimi destek
Suriye başta olmak üzere Ortadoğu’da barış ve istikrarın anahtarının Kürt sorununu çözümünden geçtiğinin altını çizen Demirtaş, şunları ifade etti: “Biz barışa ve varış süreçlerine dört elle sarılmaktayız. Bu barış arayışında da Batı toplumunun, özellikle Avrupa devletlerinin daha güçlü ve samimi barış desteğini ortaya koyması gerekiyor. Hiç kimsenin barış arayışından vazgeçme gibi bir lüksü olamaz. Ancak barışı kalıcı hale getirmek de daha fazla adaletle olur (…) Biz adalet ve demokrasi için elimizden gelen bütün gayreti gösteriyoruz. Umuyoruz ki adalet ve demokrasi ile kalıcı barışı hep birlikte gerçekleştiririz.”
Gözlemci güç
ANF muhabirinin Türkiye’deki çözüm sürecinde “gözlemci olarak üçüncü bir tarafın müdahil olması” konusundaki sorusuna Demirtaş’ın yanıtı şöyle oldu: “Aslında biz üçüncü devletlerin de bu sürece gözlemci olabileceklerini düşünüyoruz. Ama bu şu aşamada en azından hayata geçebilecek gibi görünmüyor. Bu ikinci aşamayı en azından takip edebilecek Türkiye içinden bir aydınlar grubunun çıkması, en azından sürecin daha da şeffaflaşması ve üçüncü bir gözlemci güç olarak, tanık olarak sürecin içinde bulunması önemlidir. Tabii ki bu Akil İnsanlar benzeri, AKP’nin şekillendirdiği bir komisyon şeklinde olmaz. Herkesin ortaklaşacağı, herkesin kabul edeceği, tarafların kabul edeceği ortak bir komisyon ancak bu çalışmayı sürdürebilir. Bu konuda hükümet henüz olumlu veya olumsuz bir yanıt vermiş değil.”
ANF/BRÜKSEL