Şırnak'ın Cizre İlçesi'nde Nisan ayında hastaneye gitmek için beklediği minibüs durağından zorla kaçırılıp kendilerini polis olarak tanıtan 5 kişinin tecavüzüne maruz kalan H.Ö ile ilgili Şırnak Ağır Ceza Mahkemesi'nde açılan davayı takip etmek üzere Amed'den Şırnak'a giden Dicle Haber Ajansı (DİHA) muhabirleri Dicle Müftüoğlu ve Mehmet Zeki Çiçek trafik kazası geçirdi. Gazetecilerin aracı, Şırnak Devlet Hastanesi önünden sivil polislere ait olduğu belirtilen bir araç tarafından sıkıştırması sonucu şarampole yuvarlandı. Meydana gelen kazada Çiçek kol ve bacağından hafif şekilde yaralanırken, Müftüoğlu ise boyun kemiğinin kırılması sonucu ağır yaralandı. Dicle Müftüoğlu, Şırnak'ta yapılan ilk müdahalenin ardından Dicle Üniversitesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı'na sevk edildi. Müftüoğlu'nun boynundaki kırık nedeniyle ameliyat edileceği öğrenildi.
Kazaya ilişkin bilgi veren Mehmet Zeki Çiçek, dün saat 11.00 sularında Şırnak'a girdiklerini ve Devlet Hastanesi önünde bulunan yoldan ilerlerken, sivil polislere ait camları filmle kapalı siyah renkli 'Fort Kornet' marka bir aracın üzerlerine direksiyon kırdığını söyledi. Çiçek yaşananları şöyle anlattı: "Çarpmaması için manevra yaparken şarampole yuvarlandık. Daha sonra araçtan indim. O sırada siyah renkli Kornet marka araçtan biri indi. Belinde silah vardı. Silah bariz şekilde görünüyordu. Elinde telsiz vardı. Aşağıya iner inmez bağırdı; 'Sen ne yapıyorsun' dedi. Ben de 'Sen ne yapıyorsun' dedim. Tabi bu sırada araçta yaralı olan arkadaşım ile ilgilendim. Daha sonra araçtan biri daha indi. Hastanenin önünde olmamıza rağmen ambulans geç geldi. Ben de sinirlendim; 'Neden ambulans çağırmıyorsunuz' diye bağırdım. Onlar da 'Ben polisim, sağlık görevlisi değilim' diye karşılık verdi. O anda telsizden anons geçiyordu. 'Trafik kazası, farklı bir şey yok' diye. Ambulans gelmeden de olay yerinden uzaklaştılar. Bu sırada kazayı gören vatandaşlar yardımımıza koştu. Daha sonra aynı ekipler hastaneye geldi. Hiç kimse ile konuşmadan sadece çevreyi izliyorlardı. Sanırım durumu öğrenmeye çalışıyorlardı. Hiç bir tutanak tutmadılar. Hastanede bulunan resmi polisler olayın nasıl meydana geldiğini sordu. Ben de gördüklerimi anlattım. Kazaya bir sivil polis aracının neden olduğunu söyledim. Kimi notlar alındı fakat içeriğinin ne olduğunu görmedim. Bu nedenle tutanağa imza atmadım."

DİHA/ŞIRNAK