Polislerce darp edilen Diyadin Belediye Eşbaşkanı Betül Yaşar, maruz kaldıkları şiddetin ayrıntılarını anlattı. Olaya karışan polisler için “Gözlerinde öfke, nefret, kin dışında başka bir şey yoktu” diyen Yaşar, yaşananların kamuoyu tarafından bilinmesi için el konulan görüntülerinin yayınlanması istedi. Ağrı’nın HDP’li Diyadin Belediyesi eşbaşkanları Betül Yaşar ve Evren Demir, bir belediye çalışanının bina girişinde kurulan polis kontrol noktasında darp edilmesine karşı çıktıkları polislerce belediye binasının içerisinde darp edilmişti. 2 Temmuz günü yaşanan olay öncesine dair yansıyan görüntülerde sözkonusu polislerden birinin “Ben burada devletim" dediği anlaşılırken, Diyadin Kaymakamlığ ise yaptığı açıklamada polislerin hukuka uygun hareket ettiğini savunmuştu. Polis şiddetine maruz kalan eşbaşkanlardan Betül Yaşar, o gün yaşananları MA’ya anlattı. '5 kişi değil 25 kişi geliriz' diye tehdit ettiler Olaydan yaklaşık 20 gün önce belediyenin girişine arama noktası kurulduğunu ve buraya 5 polisin yerleştiğini söyleyen Yaşar, o günden sonra belediyeye gelen herkesin aranarak içeri alındığını belirtti. Zaman zaman tacize varan aramalardan dolayı yurttaşların bu durumdan rahatsız olduğunu dile getiren Yaşar, “Biz belediyeler olarak halkla aramızda polisleri istemiyoruz. Halkın belediyesi diyorsak, halk rahatlıkla girebilmeli. Biz bu fikir ile belediyelerimiz için çok büyük çabalar harcadık, belediyeleri kayyumların elinden aldık. Belediyenin içerisine arama noktası kurulurken de itiraz ettik. Polislere, ‘5 polis olması normal değil. Hiçbir yerde böyle bir uygulama yok. Diyadin özelinde bu yapılan nedir?’ diye sordum. Bunları söyledikten sonra tartışma çıktı. Oradaki polis memurlarının hitapları hoş değildi. ‘Biz istesek 5’te geliriz 25’te geliriz’ dediler. Ben odama çıktıktan sonra kameraya baktım ve polislerin içeriye dolmaya başladığını gördüm. Emniyet amiri ile birlikte 25 polis geldi. Bu ilk provokasyondu” dedi. Yaşar, bu olaydan sonra ise 2 Temmuz günü belediyelerinin çalışanı olan Mehmet Hayri Oruç’un binaya girmek isterken kontrol noktrasında polislerin tacizine maruz kalıp, buna itiraz edince de karnına yumruk atıldığını ve küfürler edildiğini anlattı. Yaşanan bu duruma kendisinin tepki göstermesi üzerine yaşanan gerginlikte polislerden birinin ‘Bu böyle kalmayacak’ dediği gibi onlarca polisin belediye binasına girdiğini söyleyen Yaşar, sonrasında yaşananları şöyle anlattı: “Gözlerinde öfke, nefret, kin dışında başka bir şey yoktu. Sağı solu aramaya başladılar. Daha sonra eşbaşkanımız Evren Demir araya girmeye çalışırken darp edildi. Ardından ben de araya girdim, benim de elime copla vurdular. Bir polis beni köşeye itti. Yaşananların tamamı görüntülerde var. Daha sonra belediye çalışanımız Oruç'u dışarı çıkarıp yere yatırdılar. Vücudu darbelerle mahvolmuş durumdaydı. Evren başkan da aynı şekilde yüzüstü yere yatırılıp ters kelepçelendi, kafasına vuruldu.” Hukuksuzluk onlar için hukuk olmuş Yaşar, o gün bunlar yaşanmasına rağmen polislerin hukuka uygun hareket ettiğini savunan Diyadin Kaymakamlığı’na da tepki gösterdi. Yaşar, “Halk bu yapılanların hepsini gördü. Vatandaşların üzerine coplarla yürüdüler. Dışarıdaki meclis üyesi arkadaşlarımız ‘Bırakın arkadaşlarımızı’ dediklerinde onlara da coplarla saldırdılar. Kaymakamın kendisi hukuksuzluğu savunuyor ya da hukuksuzluk onlar için hukuk olmuş. Ancak buna rağmen biz hukuki mücadelemize devam edeceğiz” dedi. Yaşar, yaşananların kamuoyu tarafından bilinmesi için polislerce el konulan kamera görüntülerinin yayınlanması da istedi.   'Halkın iradesini sindirememe var' Kendilerine dönük bu yönelimin altında belediyeyi kazanmış olmalarına olan öfkenin yattığını söyleyen Eşbaşkan Yaşar, “Diyadin'de halkın iradesini kıramadıklarını görüyorlar. Diyadin'de 2014 yılında fırında iki çocuk göz göre katledildi. Kamera görüntüleri ortaya çıktı. Burada çocuklar üzerinde Emniyet ve Kaymakam’ın ifadelerinin yanlış olduğu açıkça görüldü. Yine aynı şekilde 'Biz zulüm yaptık ama halk HDP'ye oy verdi' gibi bir sindirememe durumu var. Bu kayyum sürecinde herhalde belediyeyi kendilerine mesken edindiler ve şuan kabul edemiyorlar. Kayyum sürecinde belediye Emniyet ve Kaymakamlığındı, halkın değildi. Şuan belediye halkın olduğu için kabul edemiyorlar" diye konuştu.