İHD ve TİHV'nin açıklamasına göre; gösterilerde 15 kişi öldürdü, bin 280 kişi gözaltına alındı, 445 kişi tutuklandı, 338 kişi işkence gördü.
İnsan Hakları Derneği (İHD) ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV), Birleşmiş Milletler'in İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi'nin kabul edilişinin 65. yıldönümü nedeniyle dün ortak bir açıklama yaptı. İHD Genel Merkez binasında yapılan basın toplantısına TİHV Genel Sekreteri Metin Bakkalcı, İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, Uluslararası İnsan Hakları Federasyonu (FİDH) Genel Başkan Yardımcısı Yusuf Alataş ile İHD Akademi Başkanı Hüsnü Öndül katıldı. Açıklamayı yapan İHD Genel Başkanı Türkdoğan, "Kürt sorununun barışçıl yollardan çözümüne yönelik çabaların artması ve buna bağlı olarak savaş/çatışma nedeniyle kimsenin ölmemesi yıllardır özlemi çekilen çok önemli bir gelişmedir. Taksim Gezi Parkı protestoları süreci başta olmak üzere tüm toplumun maruz kaldığı polis şiddeti sonucu 2013 yılında ülkemizde başta işkence olmak üzere toplanma ve gösteri hakları ihlallerinde adeta bir patlama yaşanmıştır" dedi.

Ölümler durmadı

2013 yılı ihlallerinden dolayı yaşamını yitirenlerle ilgili istatistikleri açıklayan Türkdoğan ,şu bilgileri paylaştı: "İHD ve TİHV Dokümantasyon Merkezleri’nin verilerine göre 1 Ocak – 30 Kasım 2013 tarihleri arasında: Kolluk güçlerinin yargısız infazı, dur ihtarına uyulmadığı gerekçesiyle veya rastgele ateş açması sonucu 25 kişi, gösterilerde 15,  faili meçhul cinayet sonucu 7, cezaevlerinde çeşitli nedenlerle 25 kişi yaşamını yitirdi. Milli Savunma Bakanlığı'nın açıklamasına 2013 yılında 52 askerin intihar veya şüpheli şekilde öldü."

Cezasızlık devamını getirdi

Türkdoğan, işkence şikayetiyle yapılan başvurulara ilişkin ise şunları belirtti: "TİHV'e 2013 yılının ilk 11 ayında işkence ve kötü muameleye maruz kaldığı iddiasıyla toplam 884 kişi başvurmuştur. Başvuranların 477'si aynı yıl içinde işkence ve kötü muamele gördüklerini belirtmişlerdir. İHD'ye ise 2013 yılının ilk 10 ayında işkence gördüğünü belirten 338 kişi başvurmuştur."
"Cezasızlığın" işkence ile mücadelede önemli bir engel olduğunu söyleyen Türkdoğan, "Öldürülen Ethem Sarısülük, Mehmet Ayvalıtaş ve Ali İsmail Korkmaz davalarındaki göstermelik yargılamalar cezasızlığa karşı yargının olumsuz tutumunu bir kez daha göstermiştir" diye belirtti.

'Öcalan'ın adımları önemli'

Kürt Abdullah Öcalan ve devlet arasında başlayan diyalog ve KCK'nin ateşkesinin Kürt sorununda çözüm için önemli adımlar olduğunu kaydeden Türkdoğan, hükümetin demokrasi paketinin beklentilerin altında kaldığını, Çözüm Komisyonu'nun çözüm üretemediği eleştirisinde bulundu. Türkdoğan, "Barış ve çözüm sürecinin toplumsal barışı sağlayabilmesi ve adaletli bir barış inşa edebilmesi için mutlaka Hakikat ve Adalet Komisyonu kurulması gerektiğini bir kez daha belirtmek isteriz" diye konuştu.

Çözümsüzlüğün yarattığı tablo

Barış süreci nedeniyle çatışmaların yaşanmamasından duyulan memnuniyeti dile getiren Türkdoğan, Kürt sorunun çözülmemesine bağlı olarak 2013'te yaşanan hak ihlallerini ise şu şekilde sıraladı:
* Yüksekova'da 2 kişi güvenlik güçleri tarafından infaz edildi.
* 2013 yılında çatışmalar nedeniyle 34 kişi yaşamını yitirmiş, 8 kişide yaralanmıştır.
*  Kara mayınlarının patlaması sonucu 7 kişi yaşamını yitirirken 18 kişi de yaralanmıştır.
* Son birkaç aydır 'KCK' adıyla anılan soruşturmalar kapsamında yeniden tutuklamalara başvurulması, sürecin her an kopabileceği endişesi yaratmaktadır.
*  Anadil hakkının kullanımını, Kürt dilinin kullanımını yasal güvenceye alan yaşamsal değişiklikler yapılmamıştır, konu hala siyasetin malzemesi olarak kullanılmaktadır.
*  KCK yargılamalarında uzun tutukluluk süreleri adeta bir cezalandırmaya dönüşmüştür.
Gözaltılar son iki ayda arttı
2013 yılında örgütlenme faaliyetleri nedeniyle 389'u Kürt siyasetine yönelik soruşturmalar olmak üzere 1280 kişi gözaltına alınırken bunların 445'inin tutuklandığını aktaran Türkdoğan, şunları belirtti:
* Yılın ilk 9 ayında bu Kürt siyasetine yönelik operasyonlarda 164 kişi gözaltına alınırken sonraki iki ayda 225 kişinin gözaltına alınması son dönemde dikkat çeken bir durum olmuştur.
* KCK davalarından olmak üzere 1288 kişiye toplam 2502 yıl 11 ay 15 gün hapis cezası almıştır.
* İHD Eski Genel Başkan Yardımcısı ve Diyarbakır Şube Başkanı Muharrem Erbey halen tutukludur.
* KESK'in 12'si kadın, 35'i erkek olmak üzere toplam 47 yönetici ve üyesi tutukludur.
* ÇHD'nin Genel Başkanı Avukat Selçuk Kozağaçlı ve avukat olan diğer 8 yönetici ve üyesi tutukludur.

Cezaevleri AKP döneminde doldu

Türkdoğan, 2013 yılında da cezaevlerinin insan hakları ihlallerinin yoğun yaşandığı yerlerin başında geldiğini ifade etti. 4 Kasım 2013 itibariyle cezaevlerinde bulunan tutsak sayısını 141 bin 161 kişi olduğunu belirten Türkdoğan, "Bu rakam AKP iktidara geldiğinde 59 bin 429 idi. Cezaevlerindeki çocuk mahpusların sayısı ise bin 878 kişidir" ifadesini kullandı.

'162 mahpus ölüm sınırında'

Cezaevlerinde sağlık hakkı alanında ciddi sorunların bulunduğunu söyleyen Türkdoğan, "2013 yılında 162'si ölüm sınırında olmak üzere ağır hastalıkları olan 544 mahpus cezaevlerinde tedavi edilmeyi beklemektedir. İnsan Hakları Derneği Genel Merkezi Cezaevi Komisyonu'nun verilerine göre, Kürt illerindeki cezaevlerinden çeşitli illere 134 mahpus sevk edilmiştir. Bu sevklerde dayatılan onur kırıcı ve aşağılayıcı çıplak arama dayatması yeni işkence yöntemi olarak değerlendirilmektedir" vurgusunu yaptı.

HABER MERKESİ