
İşkence düzeyinde saldırı
Kaboğlu, Taksim Gezi Parkı eylemlerinin, 1982 Anayasası ve ulusalüstü insan hakları belgeleri kapsamında birçok hakkın kullanımına karşılık geldiğini vurgulayarak, ''Başlıcaları çevre hakkı, kentli olma hakkı, insanlığın ortak mirasına saygı hakkı ile toplantı ve gösteri yürüyüşü özgürlüğü" dedi. Gezi Parkı direnişçilerine polislerce uygulanan saldırı ve şiddetin suç olduğunu, yasaların ihlal edildiğini ve yapılan saldırıların işkence boyuna geldiğini vurgulayan Kaboğlu, "Kapsüller yakın mesafeden, açı gözetilmeden, dik şekilde ve insanlara doğru ateşlenmekte, gazın etkisine kapsülün darbe etkisi ve sıcaklığı da eklenmekte, gaz kapsülü de silaha dönüştürülmüştür" diye konuştu. Olaylarda kontrolsüz ve nedensiz şekilde plastik mermi kullanıldığını vurgulayan Kaboğlu, polislerin kitlelerin sığındığı kapalı ortamlara, yaralıların ve gazdan etkilenenlerin tedavi edildiği alanlara yaptıkları saldırıların da insan haklarını ihlal etmeyi aştığını söyledi.
Kask numaraları kapatıldı
Polislerin kask numaralarının da kapatıldığını belirten Kaboğlu, böylece polislerin daha müdahale öncesinde kanunları ve yetkililerinin sınırlarını aşacaklarını açıkça ilan ettiklerini, kanunsuz emri ve şiddeti, kasti ve iradi olarak uyguladıklarını kaydetti. Kaboğlu, polis saldırıları sonucu yaşanan ölüm ve yaralamalarla ilgili sağlıklı soruşturmaların yapılmadığına işaret ederek, "Hukuksuz yakalamalar, gözaltı işlemi yapılmayan hukuksuz alıkoymalar, haksız gözaltılar, kayıt oluşturmalar, fotoğraf çekmeler, iletişim ortamlarının incelenmesi gibi işlemlerde hem ulusal hukuka, hem de uluslararası sözleşme ve düzenlemelere aykırılık oluşturmaktadır'' dedi.
Polis işkencesine karşı başvuru
Hükümet üyeleri, idari otoriteler ve polislerin suç işlediğini kaydeden Kaboğlu, saldırıların Başbakan ve hükümet üyelerinin yasadışı açık talimatı ve yönlendirmeleri üzerine gerçekleştiğini ve şiddetin kabul edilmez boyutlara ulaştığına dikkat çekti. Kaboğlu, Başbakan, bakan ve vali ile emirleri yerine getiren emniyetin zincirleme olarak Anayasa'nın 137'nci maddesi gereğince -"Konusu suç teşkil eden emir, hiçbir suretle yerine getirilmez, yerine getiren kimse sorumluluktan kurtulamaz"- suç işlediğini ifade etti. Kaboğlu polis şiddetinin işkence boyutunda olması nedeniyle öncelikle BM İşkenceyi Önleme Komitesi olmak üzerre, ulusal ve uluslararası alanda başvurularda bulunacaklarını kaydetti.
DİHA/İSTANBUL