Polis saldırısında darp edilerek gözaltına alınan DAKAP üyelerine ilişkin basın açıklaması yapmak isteyen kadınlar, polisin engellemelerine rağmen yürüyüş gerçekleştirerek basın açıklaması yaptı. Kadınlar, tecridin biran önce kaldırılmasını istedi.Dicle Amed Kadın Platformu (DAKAP) üyeleri ile HDP Amed Milletvekili Remziye Tosun’un da aralarında olduğu çok sayıda kadın, Diyarbakır E Tipi Kapalı Cezaevi önünde bir araya gelmiş, ancak polis saldırısına uğramışlardı. 15 kadın gözaltına alınıp bir gün sonra serbest bırakılmıştı. Diyarbakır E Tipi Cezaevi’ne yürümek isteyen Tevgera Jinên Azad (TJA) ve DAKAP üyesi kadınlara yapılan polis saldırısına tepki gösteren çok sayıda kadın, dün Ofis AZC Plaza önünde basın açıklaması yapmak üzere bir araya geldi.
Kadınlardan oturma eylemi
Basın açıklamasının yapılacağı alanı ablukaya alan polis, basın açıklaması yapmak isteyen kadınlara alandan uzaklaşmamaları taktirde saldırıp gözaltına alacağı tehdidinde bulundu. Kadınlar ise basın açıklaması yapmakta kararlı olduklarını dile getirerek oturma eylemine geçti.
Yürüyüşü engelleyemedi
Basın açıklamasına izin vermeyeceğini söyleyen polis, ablukaya aldıkları kadınları alandan uzaklaştırdı. AZC Plaza önünden polis tarafından uzaklaştırılan kadınlar, Ofis Ekinciler Caddesi’nde tekrar bir araya geldi. “Kahrolsun faşizm”, “Leyla Güven onurumuzdur”, “Jin Jiyan Azadî” sloganları atan kadınlar, polis engeline rağmen Eğitim Sen 1 No’lu Şubeye kadar yürüyüş gerçekleştirdi. Daha sonra basın açıklamasını gerçekleştirmek üzere Eğitim Sen’e toplanan kadınlar “Leyla Güven Haklıdır, Tecrit kaldırılmalıdır” pankartı açtı. Kadınlar adına basın açıklamasını ise DAKAP Sözcüsü Selma Yusma okudu.
Tecridin kaldırılması için Leyla Güven’in başlattığı açlık grevinin hızla başka cezaevlerine de yayıldığını kaydeden Yusma, açlık grevlerinin her gün yeni tutsakların katılımıyla giderek büyüdüğüne dikkat çekti. Tecridin kaldırılmaması ve herhangi bir çözüm geliştirilmemesi halinde, acı tecrübelerin tekrar yaşanacağı uyarısında bulunan Yusma, “Bizler bu topraklara tekrar barışın gelmesi için yaşamını tehlikeye atan, bedenini açlığa yatıran tutsakların talebine ses vermemiz gerekiyor. Bu nedenle ‘Tecridi Kaldırın, Ölümleri Durdurun!’ sloganı etrafında direnişimizi yükseltelim” şeklinde konuştu.
Yusma, ulusal mevzuat ve uluslararası sözleşmeler ile güvence altına alınan avukat, müvekkil görüşme hakkının, her koşulda ve her zaman eşit ve ayrımsız bir şekilde her tutsağa tanınması gerektiğinin altını çizdi. Tutsakların yaşamlarının daha fazla tehlikeye girmemesi için yetkililere seslenen Yusma, Adalet Bakanlığı ve hükümeti ulusal ve uluslararası mevzuatı yerine getirmeye çağırdı.