Dersim'de yaşamını yitiren ve 20 Ekim'de Mersin'e getirilerek defnedilen HPG'li Cemil Nayman (Tayhan Umut) için düzenlenen tören sırasında meydana gelen ve Mersin Emniyet Müdür Yardımcısı Hikmet Bulak'ın bıçaklanıp darp edilmesi ile sonuçlanan olaya ilişkin Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nde açılan davada skandal bir karara imza atıldı. Yaklaşık 3 yıldır tutuklu olarak yargılanan Nurşen Tekin, Murat Ortaç ve Rahmetullah Kaplan ile müdafi avukatların hazır bulunduğu duruşmada, sanıkların atılı suçu işlediklerine dair herhangi bir delilin bulunmadığına dikkat çekildi. Polisin ihbar tutanağı üzerinden soruşturmayı başlattığına işaret edilen duruşmada avukatlar, "Kolluk birçok dosyada delil yaratmaktadır. Bu dosyada da bu şekilde davranıldığını düşünüyoruz. İhbar tutanağının delil olarak kabul edilmemesini talep ediyoruz" dedi. Avukatların ardından Kürtçe savunma yaparak, BDP gençlik çalışmalarında yer aldığını belirten Nurşen Tekin, cenaze törenine katıldığını belirterek suçlamaları reddetti. Mahkeme heyeti Tekin'e "örgüt üyesi olmak" suçlamasıyla 12 yıl hapis cezası verdi. Emniyet Müdür Yardımcısı Hikmet Bulak'ın bıçaklanması ve darp edilmesi olayına katıldıkları iddia edilen Murat Ortaç ve Rahmetullah Kaplan'a ise "örgüt adına suç işlemek" suçlamasıyla 15'er yıl, "kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle öldürmeye teşebbüs" suçundan 20'şer yıl, "görevli memura görevini yaptırmamak için direnme" suçundan ise 6 yıl hapis cezası verdi. Her 3 kişiyi en üst sınırından cezalandıran mahkeme heyeti, ayrıca sanıklardan Rahmetullah Kaplan'a "örgüt propagandası yapmak" suçlamasıyla 1 yıl yıl hapis cezası verdi.


Karar skandal

Avukat Vedat Özkan kararın "skandal" olduğunu belirtti. Mahkemenin tarihte görülmemiş bir karara imza attığını belirten Av. Özkan, "Bu karar hukuku zorlayan bir karardır. Mahkeme heyetine de söyledik. Bir kez daha müvekkiller adına haykırıyoruz. Biz Türkiye'de yıllardır yaşam haklarının güvence altına alınmadığını biliyoruz. Yıllardır polis kurşunları ile insanların öldüğünü de biliyoruz. Polis yaralamalarına bağlı vakaların yüzde 99'u hakkında dava bile açılmıyor. Şimdi bir hukukçu olarak soruyoruz; aynı olayda bir polis 3 tane göstericiyi ki bunlar gösterici de değil yasal bir cenaze töreninde yaralasaydı o polis ceza alacak mıydı? Basit bir yaralama olayından dolayı 41 yıl cezamı alacaktı? Neden yaralanan vatandaş olunca böyle de yaralanan devlet memuru olunca bu kadar vahşice karar veriliyor. Vahşi saydığım, korkunç saydığım hukuk adına açıklayamadığım kararlar alınabiliyor. Bunun da yorumunu vicdanını kamuoyuna bırakıyorum" dedi.

METİN İNAN - DİHA/ADANA