
Okmeydanı'nda Berkin Elvan için eylem yapan öğrencilere dönük müdahalede Okmeydanı Cemevi bahçesinde taziye için bulunduğu sırada polisin açtığı ateş sonucu boynundan vurulan Uğur Kurt'un yaşamını yitirmesinin ardından hastane önünde bekleyen kalabalık yasa boğuldu, Kurt'un annesi Gülninaz Kurt gözyaşlarına boğuldu. Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi önünde kalabalık giderek artarken, Okmeydanı'nda Kurt'un yaşamını yitirmesinin ardından sokağa çıkan yurttaşlara polisin sert müdahalesi ise devam ediyor.
İSTANBUL
Alevi düşmanlığının sonucu
Uğur
Kurt'un cemevi bahçesinde silahla vurulmasına Alevi kurum başkanları
sert tepki gösterdi. Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Başkanı Ali
Kenanoğlu, "Devleti yönetenler akıllarını başlarına toplasınlar" derken,
Hacı Bektaşi Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Başkanı Ercan Geçmez ise,
"Ölümden korkan en az sizin kadar alçak olsun" dedi.
Öfkeli
olduklarını dile getiren Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Başkanı Ali
Kenanoğlu, Alevileri sokağa dökmek için uzun süredir tahrikler olduğuna
dikkat çekti. Cemevi önünde cenaze bekleyen Uğur Kurt'un gerçek mermi
ile hedef alınarak vurulmasının açıklanabilir bir tarafının olmadığını,
hükümetin ısrarla Alevileri provoke ettiğini kaydeden Kenanoğlu, şunları
söyledi: "Bu kadar üzerimize gelmesinler. Bir toplumun üzerine bu kadar
gelinmez. Demokratik olmayan ülkelerde her zaman bir teröriste ihtiyaç
vardır. Her zaman bir korku politikasına ihtiyaç vardır. Türkiye'de bu
bir dönem komünistler, bir dönem İslamcılar, daha sonrada Kürtler olarak
lanse edildi. Şimdi Kürt meselesinde çatışmasızlık süreciyle birlikte
Aleviler, ülkedeki geleceğin teröristleri olarak hazırlanmaya
çalışılıyor. Bizzat bunu yapan da devlet ve hükümettir. Bu tür tavırlar
ve yaklaşımlar kimsenin hayrına değildir. Kendi zalim ve soyguncu
iktidarlarını sürdürmek için yeni teröristler oluşturacaklarına ülkeyi
demokratikleştirsinler. Alevilerin ya da bir başka toplumun huzursuz
olduğu bir ülkede kimsenin mutlu olması da mümkün değildir. Devleti
yönetenler akıllarını başlarına toplasın."
Bir grup genç ve
polis arasında olayın, cemevinden uzak bir yerde yaşandığını ama akrep
tipi zırhlı bir polis aracının cemevine doğru geldiğini belirten Hacı
Bektaşı Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Başkanı Ercan Geçmez ise
cemevinde bulunan ve cenaze bekleyen yurttaşların üzerine hedef alınarak
ateş açıldığını söyledi. "Artık hızlarını alamıyorlar, Alevileri tek
tek vurarak bitireceklerini düşünüyorlar" diyen Geçmez, yaşanan olayın
devletin ne kadar kontrol dışına çıktığının bir göstergesi olduğunu
vurguladı. Geçmez, yaşanan duruma tepkisini şöyle dile getirdi: "Daha
önce evleri işaretlemişlerdi. Sonra Dersim'de, Sivas'ta, Gazi'de toplu
öldürmeye çalıştılar. Belli ki, yeniden Alevileri öldürmeye yok etmeye
çalışıyorlar. Bizim de buradan çağrımızdır. Biz buradayız, buyurun
gelin. Ölümden korkan en az sizin kadar alçak olsun."
Sistematik bir politika
Pir
Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAK) eski Başkanı ve Alevi-Bektaşi
Federasyonu Yöneticisi Kemal Bülbül de yaşananların sistematik bir
politika olduğunu dile getirdi. Hırsızlık, yolsuzluk ve faşist
politikalara karşı gelişen toplumsal muhalefeti bastırmak için Alevi
avına başlandığını kaydeden Bülbül, Gezi direnişi akabinde 8 gencinin
katledilmesi, bir bütün olarak Türkiye genelinde kapıların
işaretlenmesi, dolaylı veya direk olarak Başbakan Erdoğan'ın nefret
içeren konuşmaları ve en son Soma katliamına dikkat çekti.
Alevi
halkının yaşanan sorunlardan hareketle ciddi bir toplumsal tavır
gösterme eğiliminde olduğunu dile getiren Bülbül, "Banu bastırabilmek
amacıyla yapılan bir şey. Bir de AKP Hükümeti, Osmanlı ve Cumhuriyetin
geleneksel inkar, imha ve katliam politikalarını adeta miras olarak
almış. Bu politikaya Alevi dilinde 'muaviye soylu politika' deniliyor.
Ama bu politik dilde faşizmdir" dedi.
Bülbül, yaşanan bu
olaya rağmen şimdi hükümet cenahının yine 'Bunu kullanıyorlar. Bunu
politik malzemeye dönüştürüyorlar' gibi açıklamalara başvuracağını da
söyledi. Saldırının politik olduğunu dolayısıyla buna karşı gösterilmesi
gereken tavrın da politik olması gerektiğinin altını çizen Bülbül, bu
sorunun sadece Alevi toplumun sorunu olmadığını belirterek, Türkiye
demokrasi güçlerini bu saldırılara karşı ortak tavır göstermeye çağırdı.