Alman Polisi’nin 2014’ten bu yana Kuzey Suriye Federasyonu’nun Halk Savunma Birliği (YPG) sembollerine yönelik fobisi devam ediyor. Hamburg’da İnsan Hakları Aktivisti olan İspanyol E.N., YPG rozeti taşıdığı için hakkında açılan ceza davası 21 Haziran’da yürütülen soruşturma kapsamında delil yetersizliğinden takipsizlikle sonuçlandı.
Türk devletinin Efrîn işgaline yönelik 3 Şubat’ta düzenlenen ‘Efrîn/Rojava/Kuzey Suriye’ye Türk müdahalesi’ protesto eylemine katılan E.N’nin yolu polislerce kesilerek, yakasında bulunan YPG rozetinin ‘suç’ teşkil ettiği iddasıyla durduruldu. E.N, yakasından alınıp el konulan rozetin yasak olmadığını savunmasına rağmen, polis, sembolün yasaklar listesinde olduğunu ileri sürdü.
Karakoldan sonra eyleme
E.N. kimlik tespiti ardından polis tarafından üstü aranmak istenmesine karşı avukat arkadaşının itiraz ettiğini hatırlatarak olay yerinde polis ve avukatı arasında yaşanan tartışmanın fiziki zorlamaya kadar uzandığını söyledi. Yanında nüfus cüzdanı bulunmayan E.N., avukatının evinden kimliğini getirene kadar Davidwache karakoluna götürüldü. Kimlik tespitinden sonra karakoldan ayrılan E.N avukatla birlikte yürüyüşe katıldı.
Adliyenin önünde eylem
‘Yasak olan kurumların rozet ve işaretlerinin yayılması, kamuda kullanımı’ maddesi gereğince hakkında Alman Eyalet Kriminal Dairesi tarafından soruşturma açıldı. E.N soruşturma kapsamında bir süre sonra ifadesi alınmak istendi. Yapılan çağrıya ilgi göstermeyen E.N. hakkında açılan soruşturma, delil yetersizliği nedeniyle 170’ci maddenin 2. fıkrası gereğince kapatıldı.
Polisten YPG rozetini geri alan E.N, 10 Temmuz günü için Mahkeme binası önünde ‘Bayrakçıların özgürleştirilmesi’ şiarıyla miting gerçekleştirdi.
Alman makamlarının kafası karışık
Polis, miting başvurusuna yanıt olarak yazdığı yazıda, “PKK yasağı altında olan işaretler ve bu işaretleri göstermek, bunun yanında Sayın Abdullah Öcalan’ı gösteren fotoğraf, basımlar ve bayrakları sembolleri göstermek yasaktır” diyerek, “Size vurgulanmış şekilde belirtildi ki; PKK ile kesin bir bağı olmadığı sürece YPG bayrağının gösterilmesi bir suç teşkil etmiyor” ifadelerine yer verdi.
Hamburg Savcılığı ise konuya ilişkin yaptığı açıklamada şunları belirtti: “Bir toplanmaya giderken sadece bu gibi bayrakları taşımak Kürdistan İşçi Partisi (PKK) örgütü ile bağlantılı olması sonucuna varılamaz. Kamu algısında Demokratik Birlik Partisi’nin (PYD) silahlı mücadele birimi olan YPG’nin DAİŞ’e karşı mücadelede kurulan birliğin bir parçası olarak yer aldığı ve PKK’nin fanatik bir yan örgütü olarak algılanmadı” ifadelerine yer verdi.
YPG’nin Almanya genelinde yasak olmadığı bilinmesine rağmen, polisin, YPG’yi ve sembolleri için ‘suç teşkil ediyor’ iddiası, Alman siyasetinin ne kadar çelişkili politika izlediğini ortaya çıkardı.