
Yerin 30 metre altında inmek için, 116 basamaklı olağanüstü bir merdivenden geçmek gerekiyor. Burası Pommery mahzenleri. Dışı gibi yer altında da mavi renk hakim. Bu mahzenlere inildiğinde başka bir çağa yolculuk yapılıyor gibi.
Artık bir kültür mirası olan Pommery’nin kadın rehberlerinden biri, çalışanların da kaybolma endişesiyle tek başına bu mahzenlerde dolaşmadığını söylüyor.
Genç kadın daha sonra etrafındaki ziyaretçilere anlatmaya başlıyor: “Temmuz 1868’de Madame Pommery, yüzyılın en büyük şantiyesini başlattı. Yer altı şantiyesiydi. Buralar mahzenlere dönüştürüldü. Fransız ve Belçikalı madenciler, 18 kilometrelik galeriler oluşturdu. Hepsi birbirine bağlı.”
Pommery mahzenleri dev bir yer altı şehrini andırıyor. Gün ışığına uzanan oyuklar olduğu gibi, zifiri karanlık yerler var. Mum ışında bu çalışmalar yürütülmüş. Geleneksel olarak, her galeriye bir kent ismi verilmiş. Tıpkı, Brüksel, Madrid, Dakar gibi...
141 yıl önce brüt şampanya Pommery’de üretildi. Louise Pommery, 1874 yılında çok şekerli şampanya geleneğini bozdu. Mahzenin şefi Victor Lambert’ten mümkün olduğunda kuru ama sert değil, yumuşak, kadifemsi ve iyice erimiş bir şampanya üretmesini istedi. Bu dileği, beklentilerinin de ötesinde yerine getirildi ve böylece brüt şampanya doğdu.
Mahzende sağlı sollu şampanya şişeleri göze çarpıyor, bazıları kapalı alanlarda ve numaralandırılmış. Küçük ve orta boy şişelerin yanısıra, 40 litrelik şişeler göze çarpıyor. Hepsi yan yatırılmış. Bu pozisyon şampanyanın korunması için önem arz ediyor. Pommery mahzenleri bu şekilde 20 milyon şişe şampanya barındırıyor.
Pommery mahzenlerinde eskiden şişelerin nasıl taşındığını gösteren izler de duruyor. Sepetlerin asılı olduğu bir ray sistemi duvarlarda göze çarpıyor. Bununla birlikte çağdaş sergilere de rastlamak mümkün.
Bir saatlik bir gezi ardından ziyaretçiler için yolun sonuna gelindiğinde, Madame Pommery anısına korunan bir bölüm dikkat çekiyor. Burada 1800 ve 1900’lü yıllara ait şampanya şişeleri duruyor. Kimse bunlara dokunmuyor. Genç rehber, “Bunlar satılık değil. Madame Pommery anısına korunuyor” diye belirtiyor.
Pommery, bölgedeki şampanya mahzenlerinden sadece biri. Şampanya’nın temel şehirleri, Reims, Epernay ve Chalons-en-Champagne olarak biliniyor. Bu mahzenler ülkenin önemli tarihi miraslarından birini oluşturuyor ve koruma altındalar. Mahzenler 1 milyardan fazla şampanya şişesi barındırıyor.
Epernay, Şampanya’nın başkenti olarak değerlendiriliyor. Klasik veya Rönesans mimarisinin yanısıra yer altında başka zenginlikler de var. Bu şehirde şampanyanın korunmasına adanan 100 kilometrelik mahzenler bulunuyor.
Reims de tarihi ve mimari mirası ile tanınıyor. Ama aynı amanda prestijli şampanya mahzenlerine sahip. Kentin altında 250 kilometrelik mahzenler ve tüneller kurulmuş. Pommery, Mumm veya Taittinger bunlardan en bilinenleri.
Châlons-en-Champagne’da 1825 yılında Joseph Perrier kendi şampanya evini kurdu. Bu kent 21. yüzyılda, on büyük şampanya markasını barındırıyor ve hektarlarca üzüm bağına sahip.
Maxime Azadi