ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, “Türkiye’nin Suriye’de Kürtlere saldırması halinde bunun bedelini ağır ödeyeceğini” belirtti.

İzlanda devlet televizyonu RUV’a konuşan Pompeo, ABD Başkanı Donald Trump’ın, Türkiye ile yapılan görüşmeler ışığında Suriye için bir yol haritasının belirlendiğini söyledi ve

“Türkiye müttefiklerimize saldırırsa bunu bedelini ağır öder” dedi. DAİŞ’i bitirmekte kararlı olduklarını da dile getiren Pompeo, DAİŞ’in sadece Washinton’un değil tüm müttefikleri için güvenlik tehdidi oluşturduğunu vurguladı.

DAİŞ’le mücadele taktikleri değişecek

Pompeo, DAİŞ çeteleriyle de farklı taktiklerle mücadeleye devam edeceklerini belirterek “Bize yardım etmeleri için yerel güçleri değerlendirebiliriz” dedi.

DAİŞ’in Fırat’ın doğusunda elinde kalan son toprakları da kaybetmeye ramak kaldığı bir dönemde açıklama yapan Pompeo, DAİŞ’in geniş toprakları işgal ettiği dönemin de artık geride kaldığını ifade etti.

Pompeo, “Söz konusu dönem, ABD’nin, Suriye ve Irak’taki ortaklarımızın, yerel güçlerin çıkardığı iyi iş sayesinde geride kaldı. Gerçekten iyi işti. Ancak misyon sona ermedi. DEAŞ ile birden çok kıtada savaşmaktayız ama taktiklerimiz değişecek ve değişmeye devam edecek. DAİŞ adapte oldukça, biz de olacağız. İslami terörden yönelen tehdidi anlıyoruz. Başkan Trump bunu kararlılıkla anlıyor. Onlarla, onları bulduğumuz yerde savaşmaya ve sadece ABD’ye değil, müttefiklerimizin karşı karşıya kaldığı riski azaltmaya kararlıyız” dedi.

Pompeo, bu mücadele için “2 bin, 4 bin veya 14 bin askeri” DAİŞ ile savaşılan her alanda bırakmaya gerek olmadığını, yerel güçlerin bölgenin güvenliğini sağlayabileceğini ifade etti.

İran’ı en büyük tehdit olarak gösterdi

Pompeo, İran ile ilgili ise şu değerlendirmeyi yaptı: “Biz İran’a odaklanmış değiliz, biz güvenliğe odaklıyız. Ortadoğu’da güvenliğe en büyük tehdit, İran. Dolayısıyla sorunla mücadele etmeliyiz. ABD öncülüğünde 12 Şubat’ta Varşova’da düzenlenen konferansta 60 ülke vardı. Mogherini’nin (AB Dışişleri ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi) katılmaması nedeniyle üzgünüm. Bence katılmayışı, Avrupa Birliği için talihsiz bir durumdu. Beni üzdü, çünkü 60 ülke ve tarihi bir ziyaret vardı. Arap ülkeleri ve İsrail’in başbakanı aynı odadaydı, ortak tehditten söz ediyorlardı. Onlara biz koçluk yapmadık. Onları eğitmedik. Kendileri geldiler ve hepsi kendi halklarının güvenliği ve istikrarına en büyük tehdidin İran olduğunu açıkça belirtti.”

ABD’nin İran konusunda da kararlı olduğunu vurgulayan Pompeo, “Baskı kampanyası sadece bir şeyi hedefliyor: Kasım Süleymani, İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ve İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif’i, terör eylemlerine girmelerini engellemek için varlıktan mahrum etmek. Onlar dünyanın en büyük terör sponsorları” şeklinde konuştu.

Bu arada Türk Cumhurbaşkanı R.Tayyip Erdoğan ve AKP’nin borozanı durumundaki AA’nın bir muhabiri ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) Sözcüsü Binbaşı Sean Robertson’a, DAİŞ’in elindeki toprakların özgürleştirilmesiyle YPG’ye verilen silahların geri alınıp alınmayacağını sordu.

Robertson “QSD, DAİŞ ile mücadelede etkili ve güvenilir bir ortak oldu. QSD’ye verilen silahların sınırlı, göreve özel ve DEAŞ’ın yenilmesi hedeflerini elde edecek ölçüde olacağını ifade ettik. Suriye’nin Kuzeydoğusunun özgürleştirilmesi tamamlanmak üzere ama daha yapılacak iş var. Onlar, alınan toprakları temizlerken ve DAİŞ’in tekrar ortaya çıkmasını engellerken, ortağımız QSD’ye destek vermeye devam edeceğiz” dedi.

HABER MERKEZİ

 
 

ABD: Çekilme takvimimiz yok

 

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcü Yardımcısı Robert Palladino Suriye’den ne zaman çekileceklerine dair tarih veremeyeceklerini söyledi. Sözcü Palladino, Türkiye ile “aktif temas” halinde olduklarını söyledi. Sözcü gazetecilerin sorularını cevapladığı bakanlıktaki basın brifinginde henüz çekilme takvimlerinin olmadığını ve çekilmenin iyi planlanmış ve koordineli bir şekilde uygulanacağını söyledi.

Robert Palladino “Çekilme kararlarının değişmediğini ve bölgede ‘güvenli bölge’ oluşturma konusunu Türkiye ile ‘aktif biçimde’ görüştüklerini” açıkladı. Palladino ABD yönetiminin Suriye’nin kuzeyinde oluşturulması planlanan güvenli bölge için Avrupa ve Arap ülkelerinden de destek isteyip istemedikleri konusuna değinmedi.

 

 WASHINGTON