Yazar Yorgo Andreadis, "Gerçekten yaşanmış olan bu trajik öykü, dinleyen herkesi derinden etkiledi ve bunu her fırsatta ezbere anlatmayı bir görev bildim. 1991'de hepsini bir kitaba döküp yazmaya karar verdim. Bu öykünün daha çok özüyle ve insani yanıyla ilgilendim. İnsanlar 'Tamama'nın öyküsünü kitap olarak çok sıcak karşıladı. Tamama'nın gerçeklere dayalı öyküsünü anlatan bu çalışmada, savaşın kötü bir şey olduğunu vurgularken, öte yandan savaşın bütün gazabına rağmen, hala insan olarak kalmayı başaran kişilerin, tüm insanlığını göstermeyi amaçladık" diyor.
Ragıp Zarokolu ise, "Sonuç olarak Tamama'nın yaşadığı coğrafyada, savaşın izleri, herkes gibi bizlere de düştü. Bu nedenle, kitabı ayrı bir duyarlılıkla, hem geçmişi, hem de yaşanan trajedileri düşünerek ve bir daha bütün bunlar olmasın diye çevirdim" diyor.
Bugün hayatta olmayan sosyalist aydın-yazar Kutsiye Bozoklar, kitapla ilgili şöyle demişti: "Kitap gerçek bir öyküyü anlatır. Hiçbir şey düş ürünü değildir. Espiye papazının kızı olarak doğan, adı 'Tamam'dan gelen ve Türkçe 'Yeter'e denk düşen Tamama'nın öyküsü etrafında bin yıllık kardeşliğin yitip gidişini görürüz."

İSTANBUL