ZEYNEP DURGUT / JINNEWS/COLEMÊRG

Kürt kültürünü yansıtan yöresel kıyafetler, asimilasyon ve kapitalizme rağmen birçok yerde yaşatılıyor. Kıyafetler, poşî, parzin, xurçik ve şûtik gibi aksesuarlarla da zenginleştiriliyor.  Çocukluğundan beri poşî, şûtik, parzin, xurçik ve kilim yapan Hacer Ergin, “Biz köyde iken buna çok önem verir ve bunları büyük bir ustalıkla yapardık. El emeğimizle yaptığımız bu aksesuarlarla hem geçimimizi sağlardık hem de bu kültürü korumaya çalışırdık. Köylerimiz boşaltıldıktan sonra şehirlere yerleştik ama bu kültürü korumak ve yaşatmaktan vazgeçmedik” diyor.

 Poşî iyiliğin, barışın simgesi

Poşî yapımı için büyük bir emek harcadığını dile getiren Ergin,  “İşlemeye başlamadan önce en güzel renkleri seçerim. El işi gerçekten çok zahmetli ve bir o kadar da yorucu. Poşî ve parzin işi sabır ve emek istiyor ve günlerce sürebiliyor. Eskiden kadınlar berivana giderken sırtına parzin bağlar, çocukları ve sütü içinde taşırlardı. Bu kültür hala canlı. Burada kadınların taktığı poşileri hiçbir yerde bulamazsınız. Eskiden düğünlerde poşî takmayan kadınlara saygı duyulmaz, hatta ayıplanırdı. Çünkü poşî kadınların rengidir; iyiliğin, barışın simgesidir” diyor ve bu kültürü yaşatmak için kadınların kendilerini sorumlu görmesini istiyor.