
Sincan’daki işkence, Ankara Barosu Çocuk Hakları Merkezi’ne yapılan ihbar sonucu ortaya çıktı. İhbar üzerine 17 Nisan’da Ankara Baro Başkanı Metin Feyzioğlu ile Yönetim Kurulu Üyesi Avukat Erol Aras, Avukatlar Funda Boyraz ve Hasan Erdoğan Sincan Cezaevi’ni ziyaret ederek, çocuklarla görüştü. Avukatlarla konuşan 4’ü adli, 2’si siyasi hükümlü 6 çocuk, berberin yanında bulunan “başkanlar odası“ diye tabir edilen bir odada bir kadın müdürün “gereğini yapın” talimatıyla, gardiyanların kendilerini dövdüğünü anlattı. Çocuklar ayrıca “yumuşak oda” denilen bir yerde de ıslatılarak dövüldüklerini aktardı.
Ş.U., A.E., B.H., M.C.A, S.Ü, M.T. isimli çocuklar, yaşadıklarını avukatlara anlattı. Özellikle “yumuşak oda” ve “başkanlar odası” olarak tabir edilen odalarda kendilerine dayak atıldığını söyledi. Avukatlar, çocukların anlattıklarını tutanağa geçirdi. Tutanakta, Terörle Mücadele Kanunu kapsamında tutuklu bulunan A.E ve Ş.U’nun, Pozantı’da yaşadıklarını anlattıkları için fiziki şiddete maruz kaldıklarına yer verildi.
‘Başkanlar odası’ var
Çocuklardan B.H.’nin ‘başkanlar odası’nda maruz kaldığı işkence tutanakta şöyle aktarıldı: “B.H. bilgisayar odası sorumlusu ile yaşanılan bir gerginlik nedeniyle ‘Başkanlar Odası’ denilen bir yere götürüldüğünü, burada bir bayan müdürün ‘gereğini yapın’ diyerek odadan çıkarıldığını, bunun üzerine odadaki çok sayıda görevlinin kendisini dövdüğünü, ‘Köksal Başkan’ diye bildiği infaz memurunun kendisine tokat attığını, bir masayı kaldırıp üzerine fırlattığını, bu sırada kendini korumak için kolunu kaldırdığında kolunun yaralandığını, infaz memurlarının kendilerini kızdıranları ‘yumuşak oda’ diye bilinen bir odaya götürdüklerini, kendisinin de bu odaya 3-4 kere götürüldüğünü, şort dışındaki bütün kıyafetlerinin çıkartıldığını söylemiştir.”
‘Yumuşak oda’da ıslak seans
B.H. ‘yumuşak oda’ya da götürülerek dövülmüş. Çocuk o odada neler yaşadığını şöyle anlattı: “Yumuşak odanın müşahede bölümünde olduğu, her tarafının sünger kapalı olduğu, odanın kapısında girince sağ tarafta bir vana bulunduğu, vananın bir hortuma bağlı olmadığı, odaya girdikten sonra bir infaz koruma memurunun vanayı açtığı ve kendisini suyun önüne ittiği, suyun odanın içine doğru hafif çapraz fışkırdığı, suyun önünden kaçtıkça odadaki memurların döverek kendisini suyun önüne ittiği, bu sırada odadaki camın da açıldığı ve içerisinin aşırı soğuduğu, memurların suyun altında şınav çektirdiği, sonra kendisinin sabaha kadar ıslak odada bırakıldığı, ifade edilmiştir.”
Tutanak’ta B.H’nin kolundaki morlukların sebebi ise ‘başkanlar odası’nda maruz kaldığı dayak olduğunu söylediği yazıldı.
Gardiyana ‘Azrail’ diyorlar
M.C.A’nın da ‘yumuşak oda’da yaşadıkları tutanaklara şu şekilde yansıdı: “‘Köksal başkan’ dediği infaz memurunun çocuklar arasında ‘Azrail’ olarak bilindiğini, her sabah 4-5 gibi kalktığını ve koğuşun düzenini sağlamaya çalıştığını, bunun sebebini infaz memurlarından kendisinin ve arkadaşlarının dayak yememesi olduğunu, yumuşak odaya bizzat Köksal başkanın kendisini götürdüğünü iki üç kere bu odaya götürüldüğünü, kendilerini döven infaz memurlarının genelde L1 ve L2 den geldiğini öğrendiğini, H. T adlı arkadaşının yumuşak odaya gittiğini bildiğini, iki süngerli oda olduğunu her ikisine de kendisinin götürüldüğünü söylemiştir.”
Sistematik işkence
Baro Başkanı Feyzioğlu, çocukların anlatımlarına dayandırılan tutanakla Ankara Cumhuriyet Savcılığı‘na suç duyurusunda bulundu. Başvurada çocukların anlattıklarını önceden ezberlemediğine vurgu yapılarak, “Çocukların tümünün aynı cevapları vermiş olması, söz konusu ceza ve tutukevinde sistemli şekilde işkence uygulandığına dair ciddi bir şüphe doğmuştur” denildi.
Yetkili kurumlar bilgilendirildi
Suç duyurusu dilekçesinde tutanağın ve dilekçenin birer örneğinin Devlet Denetleme Kurulu’nun harekete geçirilmesi için Cumhurbaşkanlığı’na, Meclis İnsan Hakları Komisyonu Başkanlığı’na ve Adalet Bakanlığı’na gönderildiği belirtilerek, “Adı geçen çocukların uzman psikologların da katılımıyla dinlenmesi, kanaatimizce neticeye ulaşılmasında faydalı olacaktır” görüşü dile getirildi.
Soruşturma başlatıldı
Baro avukatlarının suç duyurusu üzeri işkenceyle ilgili Sincan Başsavcılığı adli, Ankara Başsavcılığı da cezaevi personeli hakkında idari soruşturma başlattı. 6 mağdur çocuk ile 5 gardiyanın ifadeleri alındı.
BDP’lilere de anlatmışlardı
BDP Hukuk Komisyonu üyeleri, Mart ayında Sincan’daki çocuklarla görüşmüştü. Çocuklar, tehdit edildiklerini, parmaklarının kırıldığını anlatmışlardı. Ş.U. ve M.K., Sincan’a ilk geldiklerinde kaba dayak ile karşılaştıklarını, kendilerinin 2 gün hücrede tutulduklarını belirtirken, çocuklardan birinin parmağının gardiyanlar tarafından kırıldığını söylemişti.
Çocuklar, cezaevi savcısının Pozantı’da yaşananlar hakkında verdikleri şikayet dilekçelerini geri çekmelerini isteyerek, “Şikayet ettiğiniz adamlar beraat ederse burada ananız ağlar” dediğini söylemişti.
Gardiyanlar tehdit ediyor
Gardiyanların kendilerini tehdit ettiğini anlatan çocuklar, “Gardiyanlar dışarıya haber ulaştırmamızı istemiyorlar. Bize ‘Eğer buradan dışarı haber çıkarsa burayı Pozantı’dan beter yaparız. Sizi adlilerin yanına koruz o zaman görürsünüz Pozantı mı Sincan mı’ diyorlar” demişti.
ANKARA