
BDP Batman Milletvekili Ayla Akat Ata, Pozantı Çocuk Cezaevi'ndeki taciz ve tecavüz iddialarına ilişkin Adalet Bakanı Sadullah Ergin'in yanıtlaması istemiyle Meclis Başkanlığı'na soru önergesi verdi. İstanbul Milletvekili Sabahat Tuncel de cezaevi yönetiminin görevden alınmasını istedi. Pozantı ile ilgili inceleme başlatan Adana Barosu Adalet Bakanlığı'nın harekete geçmesi çağrısında bulundu. Cezaevi idaresinin sorumluluğuna dikkat çeken ÇHD ise cezaevlerindeki genel zulmün yansıması olarak değerlendirdi. Adana Sosyalist Gençlik Derneği üyeleri, Adalet Bakanı Sadullah Ergin'in istifasını istedi.
BDP Batman Milletvekili Ayla Akat Ata, Meclis Başkanlığı'na verdiği önergede, sözkonusu cezaevinde Kürt çocuklara yönelik muamelenin kasıtlı olduğunu vugulayarak, yaşanan vahşeti şöyle fade etti: "Pozantı cezaevinden çıkan çocuklar, bazı arkadaşlarına ve kendilerine adli mahpuslar tarafından defalarca tecavüz edildiğini belirtmektedirler. Yine çoğu çocuğun zor kullanılarak üzerindeki elbiseleri çıkartmaya zorlandıkları anlatılmaktadır. Çocukların bazılarının boyunlarına ip geçirilip sıkıldığı, adliler tarafından dövüldüğü ve Kürt oldukları için sürekli hakarete uğradıkları belirtiliyor.''
Tecavüze sessiz kalındı
Çocukların adli tutuklular arasına konularak taciz ve tecavüze mahkum bırakıldığına vurgu yapan Akat Ata, ''Cezaevi idaresinin çocuklara karşı takındığı tavrın tamamen siyasi bir tavır olduğu çocuklar tarafından söylenmektedir'' dedi. Cezaevi yönetiminin bu durumu engelleme ve yasal prosedürü uygulamadan sorumlu olduğuna dikkat çeken Akat Ata, yaşananların çocukların psikolojisinde de ciddi sorunlara yol açtığını kaydetti. Akat Ata ''Bu çocukların yaşadıklarına cezaevi idaresinin sessiz kalması bu çocukların yaşadıkları psikolojik sorunları daha da derinleştirmiştir. Birçok çocuk cezaevinden çıktıktan sonra yaşadıkları bu durumları gizlemekte ve her geçen günde sosyal alanlardan kaçmaya başlamaktadırlar" diye konuştu.
Sözleşme ihlal edildi
Akat Ata, Pozantı'da yaşananlarla Türkiye'nin imzaladığı BM Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin ihlal edildiği ve özellikle 34. maddesinde geçen 'cinsel sömürü ve cinsel suistimale karşı koruma güvencesi'nin yerine getirilmediğine vurgu yaptı.
Bakan Ergin'den şu sorulara yanıt vermesi istendi:
- Pozantı Cezaevi'nde çocukların adli mahpuslarla birlikte kalmasından kaynaklı yaşanan sorunların çözümüne dair herhangi bir çalışmanız var mıdır?
- Pozantı Cezaevi'nde yaşanan cinsel istismar ve cinsel taciz olaylarından cezaevi yönetiminin haberi var mıdır? Varsa neden gereği yapılmamıştır?
- Pozantı Cezaevi yönetimine çocuklar tarafından kaç adet koğuş değiştirme talebi cezaevi idaresine iletilmiştir?
- Pozantı cezaevi idaresi ile ilgili herhangi bir soruşturma yapılmış mıdır? Yapılmamışsa nedeni nedir?
- BM Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin 34. maddesi çerçevesinde çocukları cezaevlerinde korumaya yönelik hangi önlemler alınmaktadır?
Tuncel: Yönetim görevden alınmalı
BDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel de çocuklara yönelik yaşanan cinsel istismara ilişkin dün Meclis'te basın toplantısı düzenledi.
Tuncel, Mersin İnsan Hakları Derneği'nin raporundan bilgiler aktararak, cezaevindeki çocukların koğuş ve isim vererek şiddet, cinsel taciz iddialarında bulunduklarını kaydetti. Adalet Bakanlığı'nın iddialarla ilgili açıklamasının da vahim olduğunu belirten Tuncel, "Pozantı'da yaşanan durum Türkiye açısından bir ayıptır. Adalet Bakanlığı bu durum karşısında derhal cezaevi yönetimini görevden almalıdır" dedi. Tuncel, Pozantı'da yaşanan olayla ilgili hukuki süreci takip ederek, Meclis gündemine taşıyacaklarını ifade etti.
ANKARA
Adalet Bakanı istifa etsin
Adana Sosyalist Gençlik Derneği üyeleri, Pozantı Cezaevi’nde yaşanan tecavüz ve taciz olaylarına tepki göstererek, Adalet Bakanı Sadullah Ergin’in istifa etmesini istedi.
İnönü Parkı’nda dün yapılan açıklamada, AKP Hükümeti’nin Terörle Mücadele Yasası (TMY) ile muhalif olan kesimlere „terörist“ damgası vurarak cezaevlerine koyduğuna ve insanlık dışı uygulamalara maruz bıraktığına dikkat çekildi. „Bunlar AKP’nin ileri demokrasisinin en gerçekçi senaryosudur“ denilen açıklamada, Pozantı Cezaevi’nde yaşanan olaylar aydınlatana kadar olayın takipçisi olacakları belirtildi. Gençlik Derneği, Adalet Bakanı Sadullah Ergin’in bir an önce istifa etmesi talebinde bulundu.
Adana Barosu inceleme başlattı
Pozantı’da çocukların tecavüze uğraması üzerine harekete geçen Adana Barosu da inceleme başlattı. Baro, cezaevi müdürü ve Pozantı Savcısı’yla görüştü.
Adana Barosu, Pozantı Çocuk Cezaevi’nden tutuklu bulunan çocukların yaşadığı hak ihlalleri iddialarına ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Baro Başkanı Aziz Erbek’in imzasını taşıyan açıklamada, avukatlık kanununun barolara vermiş olduğu görevler kapsamında olayın incelendiği belirtilerek, konuyla ilgili Pozantı Cumhuriyet Başsavcısı ve Pozantı Cezaevi Müdürü ile görüşmeler yapıldığı aktarıldı. Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nün görevlendirdiği müfettişleri tarafından halen inceleme yapıldığının dile getirildiği açıklamada gazetelerde yer alan iddiaların önemli olması nedeniyle barolarının da olayı gündemlerine alarak inceleme başlattıklarını duyurdu. Açıklamada, ayrıca yaşanan başka vakaların da objektif ve adil olarak incelenerek aydınlığa kavuşturulması istendi.
Müfettişler çocukları dinlesin
Açıklamada, iddiayı soruşturan müfettişlerin, cezaevi koşullarında tutukluların, özgür ve bağımsız beyanda bulunmalarının zorluğunu da nazara alarak uygun üslup ve araçlarla olayı aydınlatmaları gerektiğinin altı çizildi. Açıklamaya şöyle devam edildi: „Daha önce Pozantı Cezaevinde kalmış ve tahliye olmuş çocuk ve yetişkinlerle görüşmeler yapılmalıdır. Bu durumdaki birçok çocuğun yaşadığı bilgisi edinilen Mersin ili Akdeniz İlçesindeki Çay, Çilek, Özgürlük mahallesindekilerle de görüşülmesi konunun aydınlatılmasına katkı sağlayabilir. Bu bakımdan olayla ilgili ayrı bir komisyon kurulmasında fayda görmekteyiz. Şayet iddia edilen fiiller oluşmuşsa gerçekten üzüntü vericidir. Cezaevlerinde münferit de olsa bu tür fiillerin gerçekleşmemesi için bütün önlemler alınmalıdır. Özgürlüğünden Yoksun Bırakılmış Çocukların Korunmasına İlişkin Birleşmiş Milletler Kuralları (Havana Kuralları) olarak benimsenen kurallar başta olmak üzere iç hukuk kurallarımızın uygulanmasında işlerliliğin sağlanması gerekmektedir.“
ÇHD: Suça zemin hazırlanıyor
Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) Adana Şubesi, Pozantı Cezaevi’nde yaşanan cinsel taciz ve tecavüz olaylarına dikkat çekerek, cezaevi idaresinin sorumluluğu olduğunu söyledi.
ÇHD Adana Şubesi, Türkiye cezaevlerinde yaşanan hak ihlalleri ve işkencelere dikkat çekmek amacıyla Adana Adliyesi önünde basın açıklaması yaptı. Basın açıklaması metnini okuyan ÇHD Adana Şubesi Başkanı Av. Taylan Özgür Eker, Pozantı Cezaevi’nde taciz ve tecavüze maruz kalan çocukların polis tarafından tehdit edilerek ifadelerini geri almaya zorlandıklarını kaydetti. Kürt çocukların „terörist“ denilerek cezaevine girdikleri ilk günden itibaren dövüldüklerini kaydeden Eker, Adalet Bakanlığı,nın TMK mağduru çocukları, adli tutukluları aynı koğuşlarda kalmaya zorlayarak, yaşanan işkence, dayak, taciz ve tecavüz olaylarına zemin hazırladığını ve anayasaya aykırı davrandığını kaydetti. Açıklamada, cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerinin etkin bir şekilde soruşturulması, sorumluların cezalandırılması, cezaevlerinin insan hakkı savunucuları ve demokratik kitle örgütlerinin denetimine açılması istendi.
Osmaniye’de zulüm keyfi
Osmaniye T Tipi Cezaevi’ndeki siyasi tutuklular, gardiyanların saldırısına uğradı. Saldırı ve baskıları protesto eden tutsaklar, açlık grevine başladı. Avukat Tugay Bek, „Osmaniye Cezaevi, tutuklulara yönelik özel uygulamaların olduğu pilot bir cezaevidir“ dedi.
Pozantı Cezaevi’ndeki çocuk tutsaklara taciz ve tecavüz gündemdeki yerini korurken yine aynı bölgede bulunan Osmaniye T Tipi Cezaevi’nde sürekli hak ihlallerinin yaşandığı belirtiliyor. Osmaniye T Tipi Cezaevi’nde müvekkilleri bulunan Avukat Tugay Bek, cezaevinde ciddi hak gasplarının yaşandığını bildirerek, Osmaniye Cezaevi’nin tutuklulara yönelik özel uygulamaların olduğu pilot bir cezaevi olduğunu söyledi. Avukat Bek, A-26 koğuşunda kalan müvekkilleri Hacı Aydın, Abdurrahim Balicak, Murat Çetin, Mazlum Kapan, Mehmet Akar, Emrah Özdemir ve Yusuf Abo’nun 21 Şubat’ta infaz koruma memurları tarafından arama bahanesiyle şahsi eşyalarının dağıtılıp, sözlü tacize maruz kaldıklarını bildirdi. Bir gün sonra da sabah saat 08.00 sıralarında 30 infaz koruma memurunun koğuşa girerek çıplak aramayı dayattığını ifade eden Avukat Bek, tutukluların karşı çıkması üzerine saldırdıklarını aktardı. Tutsakların tekme ve yumruklarla dövüldüğünü kaydeden Av. Bek, saldırı sırasında tutsaklardan Mustafa İlgen’nin kalp spazmı geçirdiğini aktardı.
Tutsakların, 20 dakika boyunca ağır hakaret ve küfürler eşliğinde dövüldüğünü tekrarlayan Av. Bek, ciddi yaralanmalarına rağmen 36 saat sonra revire çıkarıldıklarını kaydetti. Av. Bek, tutsakların yüzeysel bir şekilde muayene edildiklerini ve darp izlerinin kayda geçirilmediğini belirterek, Adalet Bakanlığı’na gerekli başvurularda bulunacaklarını açıkladı.
Osmaniye Cezaevi’ndeki uygulamaların 12 Eylül dönemini aratmadığını kaydeden Av. Bek, tutsaklara haftada iki defa sakal tıraşı olma zorunluluğunun dayatıldığını, sakal tıraşı uygulamasını kabul etmeyen tutsakların keyfi bir şekilde etkinliklerden faydalanmalarının engellendiğini söyledi. Av. Bek, sayım esnasında tek sıra halinde sıraya dizilme; şortlu ve eşofmanlı olanlara ayakkabı ve pantolon giyme zorunluluğu; koridordan geçenlerin tek sıra halinde ve başları önde yürümelerinin dayatıldığını aktardı.
Av. Bek, yaşanan hukuksuz uygulamalar ve baskılara karşı tutsaklardan Erdal Çelebi, Osman Bozok, Hacı Aydın, Ali Manaz, İlhan Keklik, Bazi Aslan, Mustafa İlgen ve İdris Nülüfer’in süresiz açlık grevine başladıklarını duyurdu.