
KCK açıklamasında ayrıca Öcalan üzerindeki tecrit ve izolasyona yasal kılıf bulma girişimlerini, “Barış yollarını tıkatan, savaşı tetikleyen girişim” olarak tanımladı. Örgüt 2012 yılının AKP’nin savaş ve katliam politikalarına karşı topyekün direniş yılı olacağını vurguladı. Roboski katliamı planlı bir sindirme hareketidir
Kürt halkının yeni yılı AKP’nin topyekün savaş stratejisi temelinde gerçekleştirdiği Roboski katliamıyla karşıladığının belirtildiği açıklamada „Bu katliamın Botan halkımız şahsında Kürdistan toplumunu sindirme ve teslim alma amacıyla bilinçli, planlı ve emir-komuta zinciri içerisinde gerçekleştirilmiş bir katliam olduğu kesinleşmiştir. Roboski katliamına karşı Kürdistan halkının tüm parçalarda ve yurtdışında göstermiş olduğu protesto ve hesap sorma kararlılığı, halkımızın, olduğu her yerde artık ulusal birlik ve ulusal diriliş ruhuyla hareket ettiğini ve bu tür sömürgeci katliamlara asla fırsat vermeyeceğini, ulusal-demokratik değerlerini sonuna kadar koruyacağını ortaya koymuştur“ denildi.
Hesap sorma serhildanları geliştirilmeli Kürt halkının ve demokrasi güçlerinin güçlü bir şekilde sahip çıkmasının çok takdire şayan bir tutum olduğunun ifade edildiği açıklamada ancak protesto eylemlerinin katliamları durdurmakta yetersiz kaldığı belirtildi. Açıklamada „Halkımız ve demokrasi güçlerinin tarihi görkemli hesap sorma serhıldanları geliştikçe ancak sömürgeci TC rejiminin katliamlarının önü alınabilecektir“ denilerek Kürt halkı eyleme çağrıldı.
Ölülerimize saygısızlık yapıyorlar
KCK katliamın ardından Türk yetkililerinin yaptığı açıklamaları da sert bir şekilde eleştirerek şu ifadeleri kullandı: „Çoğu çocuk yaşta 35 Kürt gencinin katledildiği Roboskî olayıyla ilgili bir buçuk gün geçtikten sonra Başbakan ve Bakanların yaptıkları açıklamalar, ölülerimize ve halkımıza karşı büyük bir saygısızlık içermektedir. “Kasıt yok, eğer hata varsa gerekenler yapılacaktır” tutumu, katliamın üslenilmesi ve bundan sonra da bu tür olayların devam edeceği anlamına gelmektedir. Zaten AKP’nin bir sözcüsü “terör olmasaydı bu olaylar olmazdı” demekle her türlü vicdani ve insani değerlerden ne kadar yoksun olduğunu ve Roboski gibi katliamların bundan sonra da devam edebileceğini açıkça ortaya koymuştur. Hükümetin başı ve genel olarak AKP’nin gösterdiği tutum, halkımıza, demokrasi güçlerine ve insanlık onuruna karşı hem derin bir saygısızlık hem de resmen bir meydan okuma anlamına gelmektedir.“ Katliam kopuşu gözler önüne sermiştir
KCK açıklamasında AKP hükümetinin gerek Roboskî Katliamı’nda taşıdığı sorumluluk ve sergilediği tutum, gerekse de Van depremindeki yaklaşımlarının bu devletle Kürt halkının kopuşu yaşadığının göstergesi olduğunu da ifade etti. Açıklamada şunlar ifade edildi: „35 sivil genç insanımız hunharca ve alçakça devlet terörü ile katledilmiş olmasına rağmen, Türk devletinin bu insanlarımızın ailelerinden özür dilememesi tüm Kürt halkını insan yerine koymamasından başka bir şey değildir. Suriye, Libya ve diğer Arap devletlerine karşı demokrasi havarisi kesilen TC, Suriye’deki olaylar karşısında “biz Suriye halkının katledilmesine göz yummayız” deyip, Suriye’ye işgal ve müdahale niyetlerini ortaya koyarken, Kürdistan halkını yok sayan, dağlarını-taşlarını her gün bombalamakla yetinmeyip, toplu katliamlar gerçekleştiren ikiyüzlülüğünü nasıl gizleyebilecektir“.
Tecride kılıf aranıyor
AKP hükümetinin Kürt Halk Önderliği’ne karşı sürdürdüğü ağırlaştırılmış tecrit ve psikolojik işkence uygulamasına açıkça yasal kılıf bulma çabası içerisine girmiş bulunduğunun hatırlatıldığı açıklamada „Bu, tehlikeli olduğu kadar, AKP’nin 2012 yılı boyunca katliam ve soykırım politikalarını da sürdüreceğini açıkça ortaya koyan bir tutum olmaktadır. Kürt Halk Önderliği’ne karşı sömürgeci yasalarla tecrit ve izolasyonu, Kürdistan’da ise 30 yıldır geliştirdiği, ahlaksız ve kirli savaşı daha da süreklileştirme anlamına gelmektedir. Önder Apo’nun tecridine ilişkin alınacak olan her karar, barış yollarını tıkatan, savaşı tetikleyen bir karar olacaktır. Başbakan’ın yaptığı yeni yıl konuşmasın da, AKP’nin süreci böyle ele aldığını ve savaşın derinleşeceğini açıkça ortaya koymuştur“ denildi.
Direniş her fırsatta geliştirilmeli
„Zulme ve zorbalığa karşı direnişin bir onur ve insanlık görevi olduğunu bilerek, direnişini her yerde ve her fırsatta daha da geliştirmelidir“ çağrısının yapıldığı açıklamada AKP’nin katliam siyasetine karşı güçlü eylemlerinin geliştirilmemesi halinde katliamların süreceği vurgusu yapıldı. Açıklama son olarak şu ifadelere yer verildi: „Kürdistan halkı 2011 yılını direniş ve serhildanla kapatırken, 2012 yılını büyük bir direniş ruhuyla karşılamaktadır. Bu durum, AKP’nin topyekûn saldırısına karşı 2012 yılının topyekûn bir direniş yılı olacağını şimdiden göstermektedir. Bu temelde yeni yılda özgürlük ve demokrasi mücadelesinde tüm halkımıza ve demokrasi güçlerine üstün başarılar diliyor, tüm güçleri AKP devletinin zulmüne ve katliamlarına karşı direnmeye, serhildan hareketini yükselterek sürdürmeye çağırıyoruz.”
ANF/KANDİL