Şırnak Baro Başkanı Nuşirevan Elçi, 14 yaşındaki Ümit Kurt’un  polisin hedef gözeterek açtığı ateş sonucu öldürüldüğünü belirterek, “Tek kurşunla hedef alınarak vurulmuş” dedi. Hrant Dink cinayeti şüphelisinin Cizre’ye emniyet müdürü olarak atanmasıyla saldırıya çanak tutulduğunu kaydeden Elçi, hükümetin ‘provokosyan’ söylemi ardına saklandığını belirtti. Cizre’de yaşananın provokasyon değil halkın direnişine karşı operasyon olduğunu vurgulayan DTK Eşbaşkanı Selma Irmak, “Sorumlusu ortaya çıkarılmazsa organizatörü hükümettir” dedi. Devlet güçleri tarafından gerçekleşen birçok infazda olduğu gibi bu saldırıyla ilgili de savcılık “gizlilik” kararı aldı.
Şırnak Barosu Başkanı Nuşirevan Elçi, Cizre’de 6 Ocak’ta polisin ortada hiçbir eylem ve olay yokken halkın üzerine silahla ateş açtığını söyledi. Cizre’deki artan saldırıların ‘çözüm süreci’yle bağını kuran Elçi, “Kürt ve Türkler arasında bir uzlaşmanın, bir barışın olmasını istemiyorlar. Hemen hendeklerin kapatıldığı gün ve yerde olayın yaşanması düşündürücüdür” dedi. Baro ve İHD olarak olay yerinde inceleme yaptıklarını ifade eden Elçi, “Yapılan saldırı gelişi güzel bir tarama değil, hedef gözetilerek yapılmış bir olaydır. Çocuğun katledildiği yerde inceleme yaptık, sadece bir mermi ile vurulduğu görünüyor. Ön bilgilere göre, kendisine isabet eden mermiden başkası yok. Duvarlarda mermi izleri yok. Bu da gösteriyor ki hedef gözetilerek ateş açılmış” diye konuştu.

Katliama çanak tutuldu

27 Aralık’ta devlet güçleri ve Hizbulkontra işbirliğiyle gerçekleşen saldırıda yaşanan ölümlerden ardından görevden alınan Cizre İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne Hrant Dink cinayeti şüphelisi Trabzon Emniyeti’nden Ercan Demir’in atanmasının da kaygı verici olduğunu kaydeden Elçi, “Töhmet altında olan, hakkında iddialar olan bir kişinin Emniyet Müdürü olarak atanması bu olaylara çanak tutmaktır” dedi.

Olaylar büyüsün mü isteniyor?

Yaşananların bir provokasyon söylemi ile geçiştirilmesinin mümkün olmadığının da altını çizen Elçi, “Bunun için hemen hükümet yetkililerin araştırma yapması ve sorumluları yargılaması gerekiyor. Açık bir şekilde gençleri katleden, emir veren ve buna seyirci kalanlar, ilçede hendeklerin kapatılmasını, bu tür provokatif eylemlerin bitmesini istemiyorlar. Bunun başka anlamı yoktur. Net olarak söylüyoruz; eğer bir şey yapılmazsa, bölgede olayların bitmesini istemiyorlar düşüncesinde olacağız” dedi.


Atananlar tehdit ediyor
Elçi, daha önce yaptıkları açıklamalarda da belirtikleri gibi özellikle Şırnak ve ilçeleri olmak üzere bölgeye atanacak devlet görevlilerinin, güvenlik güçleri ve amirlerinin Kürtlerle ve barış süreci ile bir sorunu olmayan kişilerden seçilmesi gerektiğini vurguladı. Ancak bu şekilde provokasyonların ve bu tür muhtemel ölümlerin önüne geçilebileceğini kaydeden Elçi, “Aksi durumda farklı kişilerin atanması halinde bölge halkı, çözüm sürecine olan yaklaşımı samimi bulmayacaklar. Evet çıkan olaylarla birlikte biz de yetkililerin artık barış sürecine sahip çıktıklarına inanmıyoruz” diye konuştu.

90’ların aynısı yaşanıyor

İHD Cizre Temsilcisi Abdülkerim Pusat ise “Bugün Cizre, 90’lı yılları yaşıyor. Nasıl ki o dönemde sokak ortasında insanlar infaz ediliyordu ve failler yargılanmıyordu, bugün de aynı durumu yaşıyoruz” dedi. Medyanın dilini de eleştiren Pusat, “Sanki ortada bir çatışma, bir olay var, polis müdahale etmiş gibi gösteriyor. Ama durumun tam aksi olduğunu herkes biliyor ve buna tanıktır. Medya iktidarın tarafını tutarak olayları manipüle ediyor” şeklinde konuştu. 


Provokasyon değil operasyondur

DTK Eşbaşkanı Selma Irmak, devletin saldırılarının karanlık güçler tarafından yapıldığı yönündeki savunmasının doğru olmadığını açıkladı. “Hendekler kapatılır kapatılmaz, konvoy halinde senin zırhlı araçların mahalleye giriyor ve yurttaşları tarıyor. Peki bu akrep tipi zırhlı araçları yetkililerin bilgisi olmadan, talimat vermeden, emir verilmeden, kendi başlarına nasıl giriyor ve halkı tarıyor” diye soran Irmak, “Bu süreci sabote etmek için Cizre seçilmiş, kendi söylemleri olan bu provokasyonların bitmesini istemiyorlar, cinayet işleniyor ama hükümet yetkilileri seyrediyor. Cizir direnişin başkentidir, artık ‘provokasyondur’ söylemleri boş söylemlerdir. Bu halkın iradesine, direnişine karşı bir operasyondur” dedi.

Aydınlatmazsa sorumlusudur

Bu konuda devlet ve hükümetin tutumunu netleştirmesini isteyen Irmak, “Çözüm sürecinin yürümesini istiyorlar mı istemiyorlar mı? Bunu halka açıklayın. Eğer istiyorlarsa Cizre’de yaşanan olayları araştırıp faillerini yargılamalıdır. Eğer ortaya çıkartılmıyorsa bunun sorumlusu, tetikleri çeken, yaşanan olayların organizesini hükümet yapıyor demektir” diye ekledi.

Yetkililerle görüşmelere rağmen saldırıların yaşandığına işaret eden Cizre Belediye Eşbaşkanı Leyla İmret ise, artık halkın ne devlete ne de hükümet yetkililerine güvendiğini söyledi.

DİHA/ŞIRNAK