
Halk Savunma Merkezi Karargah Komutanlığı, Türk ordusunun Lice'deki "Şehit Amed û Şehit Hevîdar Şehitliği'ne yönelik saldırısına ilişkin dün yazılı bir açıklama yaptı. Şehitliğe hava destekli 3 bin asker tarafından operasyon düzenlendiğine dikkat çekilen açıklamada, Mahsum Korkmaz'ın (Agit) büstünün üzerine askerlerce basılmasının, “Kürt halkının onuruna, şerefine, haysiyetine yapılmış büyük bir saldırı ve hakaret" olduğu belirtildi.
Lice halkının 15 Ağustos’un yıldönümü vesilesiyle Mahsum Korkmaz'ın büstünü şehitliğe diktiği kaydedilen açıklamada, "Büstün yerleştirilmesi yerel inisiyatifle ve doğal bir biçimde, halkımızın kendi değerlerine bağlılığının bir gereği olarak düşünülmüş ve yapılmıştır" denildi. Türk devlet makamlarının büstün kaldırılması için talimat verdiği belirtilen açıklamada, "Bu talimatı uygulayan güç, sadece büstün indirilmesine gitmemiş, adeta bir taarruz yapar gibi şehitliğe saldırmıştır. Çok sayıda zırhlı araç ve 4 kobra tipi helikopterin desteğinde 3 bin asker tarafından yapılan bu saldırı bir katliamı hedeflemiştir. Bu güç, içinde yaşlıların, çocukların ve kadınların çoğunlukta olduğu sivil halkımıza karşı silahlarla ateş etmiştir. Bu saldırı sırasında Mehdin Taşkın adındaki gencimiz şehit edilirken, çok sayıda insanımız da yaralanmıştır. Darbe almayanlar ancak camiye girerek ve değişik yerlerde saklanarak kurtulabilmişlerdir. Aynı zamanda getirilen kepçe, dozer gibi iş araçlarıyla şehitliğin tümden tahrip edilmesi hedeflenmiştir" denildi.
Gerilla müdahale etti
Yaşanan saldırıya gerilla güçlerinin 5 koldan müdahale ettiğini açıklayan Komutanlık, "Yaşanan bu şahadet ve yaralanmaların haberini alan bölgedeki gerilla güçlerimiz, havadan helikopterlerle ve karadan zırhlı araçlarla kuşatılan şehitlikteki halkımızın daha fazla kayıp vermemesi için 5 koldan müdahale etmiştir. Türk ordusunun halka karşı ateşinin durdurulmasını ve şehitliğin tümden tahrip edilmesini önlemeye çalışmıştır. Yapılan bu müdahalede bazı zırhlı araçlar ve 2 helikopter darbelenirken, yaşanan çatışmalarda Türk ordu güçlerinden bazı kayıpların yaşandığı gözlenmiştir. Bunun üzerine Türk ordu güçleri Şehitliğin tümünü tahrip edemeden alandan çekilmiştir" diye belirtti.
Cevap bekleyen sorular
"Bu olayda Kürt halkının provokasyon yaptığından bahsedenler öncelikle Türk ordusunun sivil ve savunmasız halka karşı ağır silahlar desteğinde yaptığı saldırıları görmelidir. Esas provokasyon bu tarz bir müdahalenin yapılmasıdır" diyen Halk Savunma Merkezi Karargah Komutanlığı şu noktalara dikkat çekti: "Diğer yandan eğer gerçekten Kürt sorununun demokratik çözümü gelişecekse ve bu yönlü iyi şeylerin olacağından bahsediliyorsa, Kürt halkının kendi değerlerine özgürce sahip çıkmasından niye bu kadar rahatsız olunuyor! Eğer halkımız inandığı değerlere sahip çıkamayacaksa, kırsal alanın ücra bir yerindeki şehitliğine özgürlük mücadelesinde sembolleşen ölümsüz komutan Agit yoldaşın anıtını bile dikemeyecekse, sözü edilen bu çözüm nasıl bir çözüm olacaktır! Bir şehitliğin içine bir şehidin anıtının konulmasına bile tahammül göstermeyen bir devletin, çözüm sürecini nasıl geliştireceği yönündeki kuşkuların arttığı açıktır. Eğer çözüm gelişecek ve Kürt halkının özgür iradesi tanınacaksa, özgürlük mücadelesinin sembolü haline gelmiş bir önder militanın büstünü yapıp şehitliğe dikmek çok sıradan bir şey değil midir!"
Kürt'ün onuruna saldırıdır
Büstün yıkılması ardından askerlerin ayaklarıyla basarak çektirdiği fotoğraflara da işaret edilen açıklamada, "Askerin yaptığı şey Kürt halkının onuruna, şerefine, haysiyetine yapılmış büyük bir saldırı ve hakarettir. Orada üzerine basılan Kürt halkının onurudur. Kürt halkı bunu hiçbir zaman unutmayacaktır. Her fırsatta bizden kendi değerlerine saygı göstermemizi isteyenler, bizim değerlerimizi böyle ayak altına alırlarsa, nasıl ortak yaşamı oluşturacağız! Bu zihniyeti taşıyan, Kürt halkının değerlerini ayaklar altına alan, ‘büstü indireceğiz’ diye çoluk-çocuk demeden halka ateş ederek alana giren bir askeri gücü halkımız nasıl dost görecektir! Agit arkadaşın indirilen büstünün kafasına basılması olayı sıradan bir olay değildir. Halkımız hiçbir yerde bu alçakça hakarete karşı sessiz kalmamalı, her yerde kitlesel tepkisini ortaya koymalı ve hesap sormalıdır. Halkımız, bunu bilinçli, örgütlü ve anlayışımıza uygun bir biçimde yapacağına inanıyoruz" denildi.
Misilleme eylemleri yapıldı
Bu saldırı ardından gerilla güçlerinden değişik birimlerin önceki gün bazı misilleme ve uyarı amaçlı eylemler gerçekleştirdiği de duyurulan açıklamada, "Burada esas amaç, sürecin ruhuna ters düşen girişimlerin ve halkımız ile halkımızın değer yargılarına karşı fütursuzca geliştirilen saldırıların durdurulmasıdır. Gerçekleşen gerilla eylemlerinin temel amacını böyle anlamak gereklidir" ifadelerine yer verildi.
Sessiz kalınmayacak
Gerçekleştirilen saldırı karşısında sessiz kalınmayacağını kaydeden Halk Savunma Merkezi Karargah Komutanlığı, "AKP Hükümeti ve Türk devleti bilmeli ki özellikle Lice’de yapılan her sivil-siyasi etkinlikte bir Liceli gencimizi şehit etmesi karşısında halkımız ve hareketimiz sessiz kalmayacaktır. Yurtsever Lice halkımızın genç evlatları her zaman bu direnişin başını çekecek ve sömürgeci katliamcı güçlerden hesap sormasını bilecektir" dedi.
Komutanlık, Lice'de yaşamını yitiren Mehdin Taşkın'ın ailesi, Lice halkı ve tüm Kürdistan halkına da başsağlığı diledi.
BEHDİNAN