Çok kısa bir süre önce “Şubat sonuna kadar Esed’e süre tanıyoruz. Bu süre zarfında, Suriye ordusu abluka altına aldığı Türk gözlem noktalarının gerisine çekilmezse vururuz” şeklinde üst perdeden Rusya ve Suriye’ye tehditte bulunan Türk Cumhurbaşkanı R.Tayyip Erdoğan, şimdi ise Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüşme için yoğun çaba harcıyor.

Dün açıklama yapan Erdoğan, en geç 5 Mart’ta Putin ile görüşeceklerini söylerken, Kremlin’den ise “Böyle bir görüşme gündemimizde yok” açıklaması geldi.

İdlib’de Türk devletinin himayesindeki El Kaide kökenli çetelere karşı düzenlenen operasyondan dolayı Türk devleti ile Rusya arasında yaşanan gerilim, hem sahada hem de diplomaside devam ediyor. Erdoğan, 5 Mart’da Putin’le görüşebileceklerini söyledi, Kremlin ise öyle bir gündemlerinin olmadığı belirterek Erdoğan’ı yalanladı. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile Almanya Başbaranı Merkel’in de katılımıyla 5 Mart’ta Rusya, Almanya, Fransa ve Türk devletinin İdlib gündemli dörtlü bir zirve yapması planlanıyordu. Erdoğan ise Azerbaycan ziyareti öncesi yaptığı açıklamada “5 Mart’ta bir araya gelmemiz söz konusu olabilir” dedi.

‘Mecbur değil, mahkumuz’

Erdoğan dün çıktığı Azerbaycan ziyareti öncesi İdlib’e ilişkin sorulara “Bu mücadelenin içerisinde olmaya mecbur değil, mahkumuz” yanıtını vermesi de dikkat çekti.

Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov ise yaptığı açıklamada İdlib konusunda Fransa ve Almanya’nın da katılacağı “dörtlü bir zirve düzenlenmesinin gündemlerinde olmadığını ancak Rusya-İran-Türkiye arasında üçlü bir zirve için görüşmelerin yapıldığını” söyledi.

Lavrov: Türkiye teröristlere ayrıcalık istiyor

Öte yandan İdlib’de Suriye-Rusya’nın çetelere karşı düzenlediği operasyon öncesi Türkiye ile ilişkilerde sürekli alttan alan ve Erdoğan’ın kaprislerini görmezden gelen Rusya’nın, son dönemlerde ise Türk devletine karşı oldukça sert açıklamaları dikkat çekiyor. Bunun en önemli nedeni, operasyon ile birlikte Türk devletinin başta El Kaide kökenli Heyet Tahrir El Şam ve diğer çete gruplarıyla ilişkisinin tümüyle ayyuka çıkması.

Rusya adına sert bir açıklama da dün Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’dan geldi.  Lavrov, İdlib’de ateşkese kesin bir dille karşı çıktı. “Haydutlarla ateşkes anlaşması yapma olasılığına ilişkin çağrıları açıklamak zor” dedi.  Lavrov bu açıklamasıyla zor durumdaki çetelerini korumaya almak amacıyla ateşkes isteyen Erdoğan’ın talebini, kesin dille reddetmiş oldu.  İsviçre’deki BM Cenevre Ofisi’nde düzenlenen BM İnsan Hakları Konseyi’nin 43’üncü oturumunda konuşan Lavrov “Ateşkes teröristlere ayrıcalık tanımak ve onları desteklemek anlamına gelecek. Şu anda bazı meslektaşlarımız, bilerek ya da bilmeyerek, radikal ve terörist grupların vahşetlerini haklı gösterme arzusu içinde. İdlib’deki duruma ilişkin görüşmelerde yaşandığı gibi haydutlarla ateşkes anlaşması yapma olasılığına ilişkin çağrıları açıklamak zor. Bu tür eylemler, insan haklarını savunma amacını göstermez, aksine teröristlere ayrıcalık tanınması ve onların faaliyetlerinin desteklenmesi anlamına gelir” dedi.

Suriye M4’e yöneldi

Diplomaside Rusya’nın sert açıklamalarının yanı sıra savaş sahasında da ise hareketli günler yaşanıyor. Halep etrafında çok geniş bir alanı ve M5 uluslararası karayolunu yaptığı operasyonlarla çetelerden temizleyen Suriye ve Rusya şimdi de bir bölümü çetelerin işgalinde bulunan stratejik M4 karayolunu alma çabasında.   Özellikle bir kaç günden beri yoğunlaşan Suriye-Rusya operasyonunda Suriye ordusu en az 10 yerleşim yerini çetelerden aldı.

Çeteler Neyrab’ı işgal etti

Türk devleti ise M4 otobanının güneyinde 3 farklı askeri nokta kurdu ancak kurulan noktalar da Rus hava güçlerinin saldırısına uğradı. Türk medyası ve yetkilileri  Rus uçakları tarafından vurulan noktalardaki asker kayıplarını vermezken, önceki gün İdlib’in güneyinde vurulan bir noktada en az 10 Türk askerinin öldüğü veya yaralandığı duyuruldu.  Türk devleti ve ona bağlı çeteler ise önceki akşam İdlib’in doğusundaki Neyrab kasabasını büyük oranda işgal etti. 

 

HABER MERKEZİ