PYD 8. Genel Kongresi, iki günlük tartışma ve planlamanın ardından Enwer Muslim ve Ayşe Hiso’nin eşbaşkanlığında, 90 kişilik Genel Meclis’i ile yeni dönemin örgütlenme ve inşa çalışmalarına hazırlığı için güç topladı.

PYD 8. Olağan Kongresi’nde, Kürt halkının hak mücadelesi, Kürt ulusal birliği ve bölge halklarıyla birlikte Demokratik Ulus inşası gibi önemli konulara dikkat çekildi.

PYD 8. Olağan Kongresi, ‘Demokratik Birlikle İşgalciliği Yeneceğiz, Özerk Yönetimi Geliştireceğiz ve Demokratik Suriye’yi İnşa Edeceğiz’ şiarıyla ve Özerk Yönetim, siyasi partiler, TEV-DEM, MSD, QSD, Kuzey ve Doğu Suriye Kadın Meclisi ve Kongreya Star temsilcilerinden oluşan 650 delegenin katılımıyla 24-25 Şubat’ta yapıldı. Eşbaşkanlar Ayşe Hiso ve Şahoz Hesen’in açılış konuşması ve kutlama mesajlarının ardından Eşbaşkanlık, Parti Genel Meclisi, Kadın Meclisi raporları okundu. PYD’nin mevcut durumu ve oynayacağı önemli rolün üzerinde duruldu.

Suriye krizi ve çözüm

Kongre delegeleri, Suriye krizinin uzun yıllar devam etmesinin temel nedenin demokratik bir sistemin olmaması olduğunu ve mevcut hükümet ile halkların sorunlarının çözülmesinin mümkün olmadığını kaydetti. Bu nedenle Suriyelilerin, Kürt halkının haklarını anayasal güvence altına alan ve Suriye’deki tüm etnik ve dini grupların tüm haklarını garanti eden ademi merkeziyetçi demokratik sisteme ihtiyaç duyduğu ifade edildi. Suriye’deki sorunların temelli çözümünün Kuzey-Doğu Suriye temsilcilerinin katılımı olmadan gerçekleşmeyeceği dile getirildi. Mevcut siyasetin var olan krizi ve sorunları derinleştirdiği belirtilerek, tek çözümün diyalog olduğu vurgulandı. Katılımcılar PYD olarak, Suriye hükümeti ile diyalog kurmaya hazır olduklarının altını çizdi.

Demokratik ulusal muhalefet

Bölgesel ve küresel ajandalardan uzak, bağımsız, demokratik bir ulusal muhalefetin önemine vurgu yapılarak, PYD’nin bu konudaki öncülüğüne dikkat çekildi.

Kongrede PYD’nin demokratik, ekolojik çizgideki Kuzey-Doğu Suriye Özerk Yönetimi’nin kurucularından olduğu; parçalanmayı reddeden, tüm bileşenlerin haklarını gözeten ve Suriye’deki sorunların çözümü için mücadele eden Özerk Yönetim’in kendisini ve çalışmalarını güçlendirmek için bütün enerjisini ortaya koyduğu teslim edildi.

Türk devletinin saldırıları

DAİŞ tehdidinin devam ettiğinin dikkat çekildiği kongrede, PYD’nin DAİŞ’lilerin Kuzey-Doğu Suriye’de yargılanması için çalışma yürüteceği belirtildi. Türk devletinin bölgede demografik yapıyı değiştirmeye çalıştığı, insanlık suçu işlediği ve bölge güvenliğini tehdit ettiği kaydedildi. QSD, YPG ve YPJ’nin Kuzey-Doğu Suriye halklarının haklarını güvence altına aldığı  ifade edilerek, bu güçlerin maddi ve manevi olarak geliştirilmesi ve Türk devleti tarafından işgal edilen bölgelerin özgürleştirilmesi için çalışma yürütmenin PYD’nin birinci hedefleri arasında yer aldığının altı çizildi.

Demokratik ulus inşası

Kürtlerin davasının, Ortadoğu’nun en önemli konusu olduğu; Kürt sorunu çözülmeden bölgede huzurun sağlanamayacağı tespitinde bulunuldu. Bununla birlikte tüm Kürt partilerinin yer aldığı ulusal diyaloga kayıtsız şartsız hazır olunduğu vurgulandı. Bölgedeki Arap, Süryani, Aşuri, Türkmen, Çerkes, Çeçen halkları arasındaki ilişkilerin stratejik önemine işaret edilerek, bu ilişkiyi Demokratik Ulus yöntemine göre geliştirmek için parti olarak çalışılacağı taahhüt edildi.

Kadınlar ve gençler

Kongrenin katılımcıları, üçüncü siyasi çizginin; halkın haklarını güvenceye alan ve onun çıkarlarına hizmet eden ilişkilerin ve Suriye toprakları ile halklarının bütünlüğünü koruyan çalışmaların devamlılığının önemini dile getirdi. Bununla birlikte kadınların PYD’deki eşitlik ve adalet mücadelesinin kutsal olduğu; kadın devrimine olan desteğin süreceği belirtildi.

PYD’nin düşünsel ve örgütsel çalışmalarında bilinçli ve özgür, ulusal bir gençlik yaratmayı hedef aldığı; mevcut süreçte en önemli görevlerden birinin, toplumun ve geleceğin inşasında gençlerin rolünün aktifleştirilmesi olarak belirlendi.

Örgütlenmenin aktifleştirilmesi

Son olarak PYD örgütlü, bilinçli ve özgür bir toplum yaratma rolü üzerinde duruldu. Bu temelde ulaşılmamış kimsenin kalmaması adına örgütlenme çalışmalarının aktifleştirilmesi gerektiği kaydedildi. Syasi ve tarihsel bilince sahip bir toplumun kimliğini, değerlerini ve haklarını koruyabileceği tespitinde bulunuldu.

Eşbaşkanlar seçildi

Kongrenin sonunda Ayşe Hiso ve Enwer Muslim PYD Eşbaşkanları olarak seçildi. Genel Meclis’e Cizîr Bölgesi’nden 41, Fırat Bölgesi’nden 187, Efrîn Bölgesi’nden 14, Halep’ten 67, Avrupa’dan 9, Lübnan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nden birer üye seçildi. Yürütme Komitesi üye sayısın 13’ten 20’ye çıkarıldı. Kongre, 7 kişilik Disiplin Komitesi’nin de seçilmesiyle sona erdi. 

 

QAMIŞLO

 
 

Yeni eşbaşkanlar kimdir?

   

Ayşe Hiso, 7 Mayıs 1978’de Efrîn’in Bilbilê ilçesine bağlı Şêx Xurzê köyünde dünyaya geldi. Halep’te ilkokul ve lise eğitimini tamamlayan Ayşe Hiso, Dil Tarih Fakültesi’ndeki eğitimini ise siyasi faaliyetleri nedeniyle maruz kaldığı baskılar sonucu yarıda bırakmak zorunda kaldı.

Suriye krizinin başladığı 2011’de aktif olarak siyasi faaliyetlerine başlayan Ayşe Hiso, Demokratik Birlik Partisi (PYD) ve ardından Demokratik Toplum Hareketi (TEV-DEM) çatısı altında önemli görevler üstlendi. Bir süre TEV-DEM Efrîn Eşbaşkanı olarak da görev sürdürdü. Ardından Efrîn Kantonu’nda meclis ve komün inşalarında çalışan Ayşe Hiso, kanton yönetimde de yer aldı. Ayrıca, Kongreya Star Efrîn Koordinasyonu’nda faaliyet yürüttü.

Ayşe Hiso, PYD’nin 27-28 Eylül 2017’de gerçekleştirilen 7. Olağan Kongresi’nde Şahoz Hesen ile birlikte Eşbaşkan oldu. Aynı zamanda edebiyat alanında çalışmaları olan Ayşe Hiso, şair kimliğiyle de tanınıyor.

Enwer Mihemed Fayiq Muslim, 1976’da Kobanê’de dünyaya geldi. Halep Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olan Muslim, 2005’te Halep Avukatlar Sendikası üyesi oldu ve insan hakları alanında çalışmalar yürüttü. Ardından Halep, Cizîr ve Fırat bölgelerinden bir grup avukatla Suriye zindanlarındaki tutsaklar için Siyasi Tutukluları Savunma Komitesi (adı daha sonra M.A.D Suriye İnsan Hakları Örgütü oldu) adlı kuruluşu kurdu.

Muslim, Suriye’de halk hareketi başlamadan kısa bir süre önce, 11 Ocak 2011’de siyasi faaliyetler yürüttüğü gerekçesiyle Suriye rejimi tarafından tutuklandı. 2 Nisan 2011’de serbest bırakılmasının ardından Muslim, bölgede ve Suriye kentlerinde siyasi faaliyetlerine devam etti.

Muslim, 19 Temmuz 2012 Rojava Devrimi’nin başlamasıyla birlikte siyasi mücadelesini TEV-DEM Genel İlişkiler Komitesi bünyesinde sürdürdü.

Akabindeki süreçte Rojava genelinde Demokratik Özerk Yönetim ilan edildi ve Rojava, Efrîn, Cizîr ve Kobanê olmak üzere üç kanton olarak örgütlendi. Muslim de Kobanê Kantonu Yürütme Meclisi Başkanı olarak göreve geldi. Muslim, DAİŞ çetesinin Kobanê’ye yönelik vahşi saldırılarından Kobanê’nin kurtarıldığı 26 Ocak 2015’e kadar kentten çıkmayarak direnişe katıldı.

Kobanê’de, YPG ve YPJ savaşçılarının gösterdiği tarihi direnişi, bölgenin gerçeklerini ve DAİŞ’in Kobanê’de yarattığı yıkımı dünyaya anlatmak için Kürdistan’da ve dünya genelinde gerçekleşen birçok toplantı ve platforma katıldı.

Kobanê’nin kurtuluşundan sonra yeniden inşa çalışmalarında büyük rol oynayan Muslim, Kuzey-Doğu Suriye Özerk Yönetimi’nin 6 Eylül 2018’deki ilanından sonra Fırat Bölgesi’ne bağlanan Kobanê Kantonu’nun Yürütme Meclisi Eşbaşkanı olarak yeniden göreve geldi. 2019’un sonlarında ise Girê Spî ve Kobanê kantonlarını bünyesinde barındıran Fırat Bölgesi Eşbaşkanı olarak görevine devam etti.

Görevinden istifa eden Müslim, siyasi mücadelesine PYD içinde devam etti ve PYD’nin 8. Kongresinde Ayşe Hiso ile birlikte eşbaşkanlığa seçildi.