BBC Türkçe’ye konuşan Muslim, ortada Türkiye’nin güvenlik açısından kaygılanacağı bir durum olmadığını belirtti ve çatışmalarda YPG tarafından kontrol altına alınan sınır bölgesinde denetimin sivil yöneticilere devredildiğini hatırlattı.
Daha önceki çatışmaların ardından bazı kişilerin araya girmesiyle anlaşma yapıldığını, çatışmalar yatıştığını kaydeden Muslim, "Ancak Cihat anlayışıyla hareket eden bu gruplar anlaşmaya uymadı. Bölgede karışıklık yarattılar. En son Serêkaniyê’de birisini kaçırdılar. Bizimkilerin araya girmesiyle onlar salındı ama kışkırtmalara devam ettiler. O yüzden YPG güçleri bunlara operasyon düzenledi ve sınır bölgesinde bütün halkı rahatsız eden grubu oradan çıkardı” dedi.

Türkiye desteklemesin

Muslim, YPG’yle çatışan çetelerin Türkiye sınırından Suriye’ye geçiş yaptığını, Türkiye’den yardım alıyor olabileceklerini belirtti ve “Türkiye Selefi grupları desteklemesin” dedi. Türk ordusu tarafından Rojava tarafına ateş açılmasını eleştiren Muslim, şunları söyledi: “Onlar da kendi vatandaşlarını korumak mecburiyetindeler ama havan toplarıyla ateş açılması hiç iyi bir şey değil. Biz Türkiye’nin aramızdaki meseleye karışmasını istemiyoruz. Kuzey'de onlar Kürtlerle bir anlaşmaya yönelmişler, bu iyi bir şeydir. Ama bıraksınlar Suriye’dekiler de kendi kendileriyle bir anlaşmaya varsınlar. Eğer karışmak istiyorlarsa kapılarını insani yardım için açsınlar.”
'Ele geçirilen sınır kapısı normal bir sınır kapısı değil'

Kaygıları yersiz

Muslim, ortada Türkiye’nin güvenliğiyle ilgili kaygı duymasını gerektirecek bir durum olmadığını da belirtti: “Serêkaniyê’deki kapı mesela bir Akçakale’deki gibi normal bir geçiş kapısı değil. Bazı bayramlarda falan açılıyordu. YPG burayı almıştı. Bu kapılar bundan sonra sivil halk tarafından oluşturulan komitenin elinde olacaktır. Bu tür komitelerde sadece Kürtler değil, Araplar ve Hristiyanlar da bulunuyor.”

Halk kendini savunur

Türk ordusunun sınırda olası bir operasyon düzenleyeceğine inanmadığını kaydeden Muslim, bu olasılıkla ilgili şunları vurguladı: “Bir saldırı isterse Kuzey’den isterse Güney’den gelsin halk mutlaka kendisini savunacaktır. Ama böyle bir durumun olmamasını temenni ediyoruz. Türk ordusuyla karşı karşıya gelmek istemiyoruz. Burada birileri silah kulanmışsa, bu halkın kendi kendisini koruması içindir. Onların Türkiye’ye bir tepkisi yoktur.”

Askeri müdahale karıştırır

Salih Muslim, Türk Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun çatışmaların gelen kurşun nedeniyle Ceylanpınar’da bir kişinin ölümünün ardından Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ni Suriye’yle ilgili harekete geçme çağrısında bulunmasını da şu sözlerle değerlendirdi: “Bundan kasıt dış müdahalenin yapılması ise bunu kimse istemiyor. Askeri dış müdahale Suriye’yi karıştırır. Ama bir arabuluculuk kastediliyorsa bu yönde çalışmalar var ve biz de bu çabanın içindeyiz.”

Demokratik Özerklik

Suriye’den ayrılıp ayrı bir devlet kurma gibi bir niyetlerinin olmadığını belirten Muslim, PYD’nin savunduğu siyasi projenin Demokratik Özerklik olduğunun altını çizdi. Bununla birlikte önümüzdeki dönemde yapılması tartışılan seçimlerin iddia edildiği gibi doğrudan Demokratik Özerklik ilanıyla ilgili olmadığını da dile getiren Muslim, şöyle izah etti: “Bölgede halk birçok yerde kendi denetimini kurmuş durumda. Şimdi bu denetimin halkın ihtiyaçları için bir çeşit örgütlenmeye gitmesi gerekiyor. Örneğin birçok yardımın organize edilmesi gerekiyor. Kış yaklaşıyor. Kızılay’la, Kızılhaç’la görüşülmesi gerekiyor. Batı Kürdistan’da halk adına konuşabilecek bazı kimselerin olması gerekiyor. Önümüzdeki üç ay içinde seçime gidilip bunlar belirlenebilir. Ama bu henüz kararlaştırılmadı, diğer gruplarla da konuşuluyor, önümüzdeki günlerde belirlenir. Bu geçici bir yönetim olur. Demokratik Özerklik değil ama onun bir parçasıdır.”
Suriye yönetiminin seçimler karşısında bölgeye topyekun bir askeri harekata girişmesi olasığıyla ilgili soruyaysa Muslim, şu cevabı verdi: “Suriye askerleri zaten saldırıyorlar. Öyle büyük bir saldırı durumunda halkımız kendisini savunacaktır. Ama böyle bir şey olmasını istemiyoruz.” 

HABER MERKEZİ




TEV-DEM direnişi kutladı


Batı Kürdistan Demokratik Toplum Hareketi (TEV-DEM) Serêkaniyê’nin çetelerin işgalinden kurtarılması üzerine, YPG ve halkın direnişini kutladı.
TEV-DEM, Serêkaniyê'deki çatışmalar ardından yaptığı yazılı açıklamada,  El-Kaide’ye bağlı çetelerin Serêkaniyê, Til Temir ve Çelaxa’ya yönelik saldırılarını püskürten halkı ve YPG’yi kutladı. Açıklamada, Serêkaniyê'nin karşılıklı ateşkesten 5 ay sonra tekrar saldırılara maruz kaldığı belirtilerek, YPG'nin bu saldırılara direnişle karşılık verdiği ifade edildi. YPG ve halkın saldırılar karşısında ortaya koyduğu mücadelenin övünç kaynağı olduğunu vurgulayan TEV-DEM, tüm gençlere YPG saflarına katılarak kendi bölgelerini savunmaya, halk, parti ve örgütleri YPG’yi desteklemeye çağırdı.  

BDP’lilerden taziye ziyareti

BDP'den bir heyet, Serêkaniyê'deki çatışmalarda açılan ateş sonucu yaşamını yitiren Mahsum Ertuğrul'un ailesine başsağlığı ziyaretinde bulundu.
Serêkaniyê'de çetelerin bulunduğu alandan Ceylanpınar tarafına açılan ateş sonucu yaşamını yitiren Mahsum Ertuğrul (17) adlı gencin taziye çadırı BDP'li heyet tarafından ziyaret edildi. Taziye ziyaretinde BDP Urfa Milletvekili İbrahim Binici, BDP PM üyesi Fesih Özel'in yanı sıra çok sayıda BDP yöneticisi ve belediye başkanları yer aldı.
BDP heyeti adına konuşan Urfa Milletvekili Binici, "Suriye'deki çetelerin başlattığı savaşta burada suçsuz insanlarımız kurşunlara gelip canlarından oluyorlar. Bu tür olayların bir daha yaşanmaması için hepimiz birlikte hareket etmeliyiz'' dedi. Öldürülen çeteleri üzerinde Türkiye kimliklerinin bulunduğuna dikkat çeken Binici, AKP Hükümeti'nin provokasyonlardan vazgeçmesini istedi.