Uluslararası arenada "güvenli bölge" olarak tanınan Rojava'nın kanton yönetimleri ile halklara sunduğu demokratik özerklik sistemiyle Ortadoğu'da etkili bir siyasi güç haline gelen Demokratik Birlik Partisi'nin (PYD) Avrupa'da gizliden gizliye karalanması ve bunun Kürt özgürlük hareketi düşmanları eliyle bir kampanya biçiminde yürütülmesine İsviçre'deki Rojavalı kurumlardan tepki geldi.


PYD'yi karala oturumu al!

Yeni Özgür Politika gazetesinin 29 Ağustos 2014 tarihli sayısında çıkan "PYD'yi karala oturumu al" başlıklı haberi İsviçre'de yankı yarattı. Haberde, Rojava'nın özerk bölgelerinden gelerek İsviçre'ye sığınma talebinde bulunan bir çok Kürdistanlı mülteci, Kürt hareketi düşmanı bazı çevrelerin yönlendirmesiyle iltica başvurularında PYD ve Rojava Kanton yönetimlerini karaladıklarını itiraf etmiş ve "Sırf sığınma hakkı elde etmek için yalan söyledik halkımızdan özür diliyoruz" demişti.
Haberimiz üzerine PYD İsviçre Kordinasyonu ile İsviçre Kürt Toplum Merkezi birer açıklama yaparak yaşanan bu duruma tepki gösterdi. PYD, karalama kampanyasının arkasında Azadi örgütünün olduğunu söylerken bir çok Rojavalı mülteci ve Kürdistani kurum gazetemizi arayarak bu karalama kampanyasına karşı Rojavayı tanıtma kampanyası başlatacaklarını açıkladı. Rojava'nın özerk bölgelerinden gelerek İsviçre'ye sığınma talebinde bulunan bir çok Kürdistanlı mülteci, bazı çevrelerin yönlendirmesiyle iltica başvurularında PYD ve Rojava Kanton yönetimlerini karalamalarına ilişkin gazetemizde yer alan haber bir çok kurumu harekete geçirdi.

Arkasında Azadi ve KDP-S var

PYD İsviçre Koordinasyonu üyesi Zozan Derik, söz konusu karalama kampanyasının arkasında Azadi ve KDP-S(KDP'nin Suriye'deki kolu) olduğunu belirtti. Derik, "Bize bu hususta ulaşan bir çok bilgi var. Gelen kişiler Rojavalı olmasına rağmen burdaki devrim sürecine karşı çıkan ve daha çok Azadi yada KDP-S çevreleridir" dedi.
Karşı çıkılan tek argümanın ise Rojava'daki askerlik sisteminin olduğuna dikkat çeken Derik, "Rojava sürekli saldırı ve tehdit altında olan bir parçadır. Bu nedenle YPG zorunlu askerlik yasası çıkardı. Onsekizini dolduran tüm erkekler zorunlu, kadınlar ise günüllü olarak 6 ay Rojavayı savunma görevine getiriliyor. Bu adaletli bir yaklaşımdır. Dünyanın her yerinde işgal tehditine karşı savunma görevi kanunlarla belirlenir. "Bir ailede beş şehit varken bir ailede hiç bir birey bir saat bile savunma görevi görmüyor" diyerek Azadi ve KDP-S gibi örgütlerin tek sorunu budur" dedi.
Asılsız iftiralarda bulunanların daha çok Rojava'dan kaçan ve İsviçre'nin Fransızca konuşan kantonlarında yaşayan Azadi örgüt elamanlarının yönlendirmesiyle  gerçekleştiğini açıklayan Derik, karalama kampanyasının Rojava'da başladığını, Türkiye'de geliştirildiğini ve Avrupa'da sonuçlandığını belirterek, "Yönlendirilen bir çok kişi bize baş vurarak yardım istedi. Biz gerçek anlamda mağdur olmuş tüm Rojavalılara yardım ettik ve ediyoruz" dedi.

'Bu bir onur mücadelesidir'

PYD İsviçre Koordinasyonu üyesi Zozan Derik, "Gelen her Rojavalı mülteci için bizden bilgi isteniyor. Biz bilgilerimizi söz konusu makamlarla paylaşıyoruz. Kaldıki Rojava'daki durumu yerinde inceleyen bu makamlar en az bizim kadar bilgi sahibidirler. Bu nedenle karalama girişimleri mülteci dairelerinde sonuçsuz kalıyor. Yönlendirilen bu kişiler veya çevreler üzerinde bir oyun oynanıyor ve kandırılıyorlar. Rojava'dan gelen sığınmacılar bu oyunlara gelmemelidir. Tam tersine Rojava'da yaratılan değerler etrafında kenetlenerek Rojava'ya sahip çıkmalıdırlar. Biz Koordinasyon olarak bu oyunlara gelenlere hukuki olarak yardım etmeye dün olduğu gibi bu günde hazırız" dedi.
Derik, haberimizde yer alan ve bazı tanıkların "bizi PKK'den kaçanlarda yönlendirdi" ifadelerine karşı, "Evet on-onbeş yıl önce PKK'den kaçarak Avrupada bu ve benzeri çalışmalar içinde olanlarıda biliyoruz. Ama aynı zamanda özellikle IŞİD çetelerinin Rojava'ya saldırmalarına karşı önceden PKK'den kaçan ama IŞİD'e karşı saflarda yer alan ve şehit düşen bir çok  PKK'lide biliyoruz. Sorun onurlu olmak veya olmamaktır. Hiç bir Rojavalı bu onursuz oyuna gelmemelidir ve kandırılanlar ise tüm vaatleri elinin tersi ile iterek onurlu duruşlarını sergilemelidirler" dedi.

'Karalamaya karşı Rojava'yı tanıtacağız'

İsviçre Kürt Toplum Merkezi Eşbaşkanı Derviş Arık ise söz konusu karalama kampanyasına ilişkin bilgileri olduğunu, kandırılan ve yönderilmeye çalışılanların kendilerinede baş vurduğunu belirterek , "Kimlerin ve hangi çevrelerin yönderme haraketi içinde olduğununa ilişkin somut  bilgiler edindik. Yönendirme içinde olanların bazılarıyla görüşmeler yaptık ve o kişilerde "kandırıldık" dediler. Kampanya yürütücülerinin Azadi örgütü tarafında bizat yapıldığı biliniyor. Fakat kişilerin isimlerini açıklamayı ahlaki bulmuyoruz. dedi. Arık, söz konusu ifadelerin İsviçre makamlarıncada ciddiye alınmadığını ve aynı ifadeleri verenlerin bir çoğunun ret veya terk cevabı aldığına dikkat çekerek, "Red ve terk cevabı alanlar bize başvularda bulundu. BFF (İsviçre Yüksek Mülteciler Dairesi) tıpkı Güney Kürdistanda gelen mülteciler için "Güney Kürdistan güvenilir bölge" dediği gibi Rojava içinde sığınmacılara "Rojava güvenli bir bölge" diye açıklamada bulunuyor. Bu bile söz konusu çevrelerin niyetlerini ortaya çıkarıyor" dedi. Arık, eksikliğin kendilerinden de kaynaklandığını belirterek, "Rojava'yı, Kantonların demokratik ve özgürlükçü öz yönetim sistemini, adalet ve hukuğa yaklaşımı yeterince ne İsviçre kamoyuna nede Kürdistanlı kamoyuna aktaramadık. Rojavada işleyen sistemi Kürdistanlılarla paylaşamadık" dedi. Arık devamında şunları söyledi: "Söz konusu karama kampanyaları ve yönlendirme içinde bulunup kandırılanlar bize aslında görev ve sorumluluk yüklediler. Artık her alanda eğitimler, toplantılar ve bunlarla birlikte broşürler, kitapcıklar ve dokumasyonlar hazırlayarak Rojavayı tanıtacağız."

Rojavalılar’dan sert tepki

Gazetemizde çıkan haberi görerek haber merkezimi arayan bir çok Rojavalı ise, karalama kampanyasının çok çirkin bir oyun olduğunu belirterek, "Bunu yapan çevreler Rojavalı olamaz. Rojava'nın kanla, emekle yarattığı değerleri burada ranta çevirmek hiç bir vicdana sığmaz. Kendisini, iradesini, toprağını, ülkesini ve değerlerini bir oturum için satanlar yarın çocuklarına hesap veremezler. Biz Rojavalılar, PYD'li olalım ya da olmayalım ama bu ahlaksız ve çirkin kampanyaya karşı daha fazla duyarlı ve kenetlenerek karşılık vereceğiz" dedi.


ALİ ONGAN/BASEL