Uluslararası arenada "güvenli bölge" olarak tanınan Rojava'nın Avrupa'da gizliden gizliye karalanması ve bunun bir kampanya biçiminde yürütülmesi söz konusu. Rojava'dan Avrupa'ya gelen mülteciler, demokratik özerklikle yönetilen memleketlerinde siyasi istikrar ve güvenlik ortamı olduğundan, "savaştan kaçtım" mağduriyetine sığınamayacakları için yalan bir hikayenin ardına sığınmak zorunda olduklarına inandırılmış.

Rojava'nın özerk bölgelerinden gelerek İsviçre'ye sığınma talebinde bulunan bir çok Kürdistanlı mülteci, bazı çevrelerin yönlendirmesiyle iltica başvurularında PYD ve Rojava Kanton yönetimlerini karaladıklarını itiraf etti. Söylediklerine İsviçreli yetkililer dahi inanmayınca yaptıklarından pişman olan mülteciler, "Sırf sığınma hakkı elde etmek için yalan söyledik halkımızdan özür diliyoruz" dedi.

Kirli kampanyayı anlattılar

Kürt özgürlük hareketi düşmanlarının kirli kampanyasına alet olan Rojavalılar, nasıl kandırıldıklarını ve pişmanlıklarını gazetemize anlattı. Ancak mülteciler kimliklerinin ve yüzlerininin güvenlik nedeniyle saklı tutulmasını istedi. Geçen yıl ailesiyle birlikte İsviçre'ye sığınma talebinde bulunan Hasen Q., adındaki Rojavalı, buraya gelmeden önce bir süre Türkiye'de kaldıklarını ve hikayenin orada bir yakınının kendilerine yönelik telkinleri üzerine başladığını söylüyor. "Aile dostum" diyerek tanıttığı kişinin Avrupa'ya gelmeleri için kendilerine cesaret verdiğini belirten Hasen Q., 13 bin Dolar karşılığında bir insan kaçakçısı şebekeyle anlaştıklarını söyledi ve ekledi: "Çok rezillik çektik yol boyunca. İki ay yollardaydık. Ama sonunda İsviçre'ye ulaştık."

Yalan ifadeyi PSK'li yazıyor
Bundan sonrasını Hasen Q.'nin ağzından dinleyelim: "Aile dostumuz dediğim bu adam, PSK mi, KOMKAR mı işte onların adamıymış. Bana, 'Avrupa'ya ulaşırsan, oturum almak için PYD de ya da kanton yöneticilerinden baskı gördüğünü, senden para istediklerini, vermeyince de ölümle tehdit ettiklerini anlat ki oturum alasın' dedi. Hatta bunları bana yazıp verdi. Bizde tüm aile onun söylediklerini mahkemede söyledik."
"Peki ne oldu diyoruz" mahkemede, yanıtı "İnanmadılar bize" oluyor.

Yalanı kabul etmeyen kızını dövdü!

Hasen. Q, mahkemede söylediklerinden dolayı çok pişman olduğunu hatta 17 yaşındaki kızının yalan ifade nedeniyle kendisine tepki gösterdiğini anlatarak, "Kızım uzun bir süre benimle konuşmadı. Sürekli polise doğruları söyleyeceğini söylüyordu. Ben de şiddet kullanınca kızım gidip polise sığındı. Çok pişmanım. Bizi buralara atana beddua ediyorum şimdi" diyor.

İsviçreli memur bile güldü
Afrinli Azad R. de, bir çok Rojavalı'nın benzer ifadeyi verdiği hatta bu yalan ifadenin kopyalarak kullanıma sokulduğunu söyledi. Tanıdığı kimi Kürtlerin oturum alması için nasıl yalan söylemesi gerektiğini kendisine telkin ettiklerini anlattı: "İsviçre'ye ilk geldiğimde doğal olarak tanıdıklarımda kaldım. Oturum almak için PKK, PYD ya da kanton yönetimlerini karalamamı yoksa ilticamın kabul edilmeyeceğini anlattılar bana. Çaresiz ben de denileni yaptım. Sorgumu yürüten kadın gülerek, "PYD sana çok baskı yapmış. PYD başkanının adını bilmen gerek' deyince sustum. Çünkü bilmiyordum."

Kirli kampanyayı KDP-S yürütüyor
Azad R., söz konusu karalama kampanyasının İsviçre'de, KDP-S'nin (Kürdistan Demokrat Partisi-Suriye) Rojavalı taraftarları tarafından yürütüldüğünü belirtiyor ve o çevrenin organize ettiği bir toplantıdan şu anekdotu paylaştı. "O toplantıda aynen şu söylendi: İsviçre'de PKK'nin etkinliği geniştir. PYD'li olduğunuzu söylerseniz burada kendi hayatınızı yaşayamazsınız. PYD veya PKK'nin çarkına girerseniz bir kız arkadaşınız bile olmaz' diye telkinlerde bulundular."

Karşıtlık yap yoksa…

Azad R., zamanla olanı biteni anlamaya başlayınca söz konusu çevreden koptuğunu ancak bu kez de tehdit edildiğini anlatarak, "Açık söyleyeyim. PKK'den kaçan bazı kişiler beni tehdit ederek 'seni yurtdışı yaptırırız' dediler. Ben ve benim gibi gençlerin PYD'lilerle buluşmasını, derneğe gitmemizi istemiyorlardı. Hatta Cenevre'de BM önünde PYD'ye karşı oturma eyleminde bulunmamızı dahi istiyorlardı. Ama bunu yapmak için yeterli sayıyı bulamıyorlardı" dedi.

Hepsi oturum almak için!
Benzer söylemlerle İsviçre'de sığınma talebinde bulunan 2 çocuk annesi E.P. de bir çok Rojavalı gibi kendisinin de oturum almak için aynı yöntemlere başvurduğunu anlatarak bunu da şöyle izah etti: "Rojava şu an Ortadoğu'nun en istikrarlı, en güvenilir, en demokratik bölgesi. Bunu Avrupalılar da biliyor. Oturum almak için başka ne söyleyebilirdik ki? Suriyeli olsak anlatacağımız çok şey olurdu ama biz Kürt'üz ve bizim bölgemizdeki çatışmalar her ülkede olan çatışmalar ve huzursuzluklar kadar. O zaman yöneticilerden şikayetçi olmamız gerek ki oturum alalım diye düşündük."

PYD özgüven veriyor

Kanton yönetimlerinin veya PYD'nin hiç kimseye baskı yapmadığını tam aksine bölgedeki baskıyı kaldırdıklarını ve halka özgüven verdiklerine şahit olduğunu vurgulayan E.P., "Aslında bundan gurur duyuyorum" dedi.

'Halkımdan özür diliyorum'

Kişisel çıkarı için onursuzluk yaptığını söyleyen E.P., pişmanlığını şu sözlerle ifade etti: "Ülkemden ayrılıp buraya gelene kadar, mahkemede söylediklerim aklımın ucunda bile geçmiyordu. Ama geldiğim gün üzerime çullanıp 'bunları söyle' dediler. Karanlıkta kaybolan bir çocuk gibi onların söylediklerine sarıldım. Çok ayıp ettim. Halkımda özür diliyorum."

Anti propaganda için adam tutuyorlar

Avrupa'ya sığınma talebinde bulunan Rojavalıların PKK'den ve PYD'den uzak durması için ve Kürtlerin PYD'yi karalaması için bir dönem para karşılığında çalışmalar yürüttüğünü anlatan
Z.M. ise kendisine para verenlerin yine Kürt olduğunu söylemekle yetindi. Aldığı paranın ciddi bir miktarda olmadığını belirten Z.M., kendisi gibi bir çok kişinin Avrupa'nın değişik merkezlerinde aynı çalışmalar içinde olduğunu da ekledi.

'Amaç kafa karışıklığı yaratmak'

Bir yıl boyunca tanıdıkları üzerinden Rojavalıların içinde anti PYD ve PKK faaliyeti yürüttüğünü  anlatan Z.M., kafa karışıklığı yaratarak insanların PYD'yi sorgulamalarını sağlamayı amaçladıklarını söyledi.

'Kara propanganda yapıyorduk'
Z.M., "Avrupa'daki eylemlere katılanları deşifre ediyor, Rojava için toplanan yardımların insanların dövülerek, tehdit edilerek elde edildiğinini yayıyorduk. Kara bir propangada yapıyorduk" dedi. Üç kişi aynı ülkede aynı amaçlar için çalıştıklarını belirten Z.M., artık kendisi dahil diğer kişilerin de bu işi yapmaktan vazgeçtiklerini söyledi.

Vaad ve korkuyla çalıştırıyorlar

Z.M., "Çünkü bize önemli vaatlerde bulunmuşlardı. Ama hiç birini yerine getirmediler. Kandırıldığımızı anladık.  Bizi tehdit de ediyorlardı. Aslında vaat ve korkuyla bizi etki alanlarına aldılar" dedi.

İşin başındakileri ifşa etmedi

Kendilerini tehdit eden kişilerin hangi çevreden olduklarını ısrarla sormamıza rağmen Z.M., ise "Bu kişilerin biraz Avrupa'ya hakim Kürtler olduğunu, onların da bir Kürt örgütüne bağlı çalıştığını" söylemekle yetindi.

'Zamanı gelirse açıklarım'

Z.M., "Aslında gereksiz bir iş yaptıklarını anlıyorlardı. Zira çok fazla etkili olamıyorlardı ya da bekledikleri gibi bir tepki gelişmiyordu. Sonunda onlar da vazgeçti. Zannedersem, onlar da kendi partileri içindeki çelişkiden dolayı arkadaşlarıyla ters düştüler. Ama zamanı geldiğinde kimliğimi de, bu işleri organize edenleri de açıklarım" dedi.



ALİ ONGAN/BASEL