Rojava Devriminden sonra Qamişlo’da evinin alt katını Kürdistan’ın dört parçası ve Avrupa’dan topladığı tarihi eserlerin sergilendiği bir müzeye dönüştüren Ahmed Sebrî Elî, Kürt kültürünü unutturmamak için bu çalışmayı yaptığını belirtiyor.

NÛDEM TÊKOŞER / QAMIŞLO

Ahmed Sebrî Elî 63 yaşında. Qamişlo’nun Enteriyê mahallesinde bir evde oturuyor. Yaşadığı evin bodrum katını Rojava Devrim’inden sonra Kürt kültürüne ait tarihi eserlerin bulunduğu bir müzeye dönüştürmüş.

Müzenin adı Şehit Ferhat Kürt Mirası Müzesi (Muzeya Şehîd Ferhat a Kelepora Kurdî). Müzedeki tarihi eserleri 1994 yılından bu yana gittiği ve gezdiği her yerden toplamış. Şehit Ferhat Sabri Müzesi’nde 1000’i aşkın eski Kürt eşyası ve antikalar sergileniyor. Sergilenen antikalar içerisinde tarihi 3000 yıla dayanan heykeller de var.

Şehit düşen yeğenine adamış

Şehit Ferhat Sabri Müzesi’nin ismi 10 Nisan 2004 yılında Suriye rejimi tarafından cezaevinde uğradığı işkence sonucu katledilen abisinin oğlu Kürt genci Ferhat Sabri’den alıyor. Ferhat Müzesi her yıl Kürt genci Ferhat Sabri’nin ölüm yıl dönümünde 3 gün boyunca ziyaretçiler için açılıyor. Müzenin bir köşesinde duvara 2004 yılında Qamişlo serhildanında rejim tarafından katledilen 52 kişinin fotoğrafı da asılı.

   

Devrim, müze için fırsat oldu

Müze sahibi Elî, 1994 yılından itibaren antika değerindeki Kürt eşyalarını topladığını belirterek, rejim döneminde Kürt kültürüne ait bir müze açamadığını dile getirdi. Rojava Devriminden sonra ilk olarak yıllardır büyük bir emekle Kürdistan’ın dört bir parçasında toplandığı tarihi eserleri bir müzede toplamak olduğunu ifade etti.

Genişletmeyi planlıyorum

Ahmed Sabri Elî müze hakkında şunları söyledi: ”Qamışlo’daki Şehit Ferhat Müzesi’ne Kürdistan’ın dört parçasından antik eşyalar bulunması için çabalıyorum. Müzede yer alan Kürt antik eşyalarını Rojava’nın bütün bölgelerinden topladım. Bazı eşyaları da Kuzey Kürdistan ve Güney Kürdistan’dan getirdim. Hatta bazı eşyaları Avrupa’dan getirttim. Kürt antik eşyalarını barındıran müzemin daha da genişlemesi için çabalıyorum.”

Herkes Ulusal Birlik istiyor

Kürt kültürünün korunmasının tek yolu Kürt ulusal birliğinden geçtiğini belirten Elî, Türkiye’nin saldırılarla Kürdistan coğrafyasına ve Kürt kültürünü yok etmeye yönelik olduğunu ifade etti. “Kürt ulusal birliğini sadece ben istemiyorum” diyen Elî, “Aç, susuz, yoksul, zengin dünyanın her yerinde yaşayan Kürtler, ulusal birlik istiyor” şeklinde konuştu. Tek ilaçlarının birlik olduğunu söyleyen Elî “Bir olmazsak, yok oluruz birer birer” sözüne dikkat çekti.

   

Tüm parçaları kendim topladım

Müzeyi kendisinden sonra çocuklarına miras bırakacağını onların da torunlarına miras bırakması gerektiğini ifade eden Elî, “Kürt kültürünün ölmesini istemiyorum. Kürt kültürü kadim bir kültürdür. Yaşaması ve yaşatılması gerekiyor” dedi. Müzedeki her parçanın hikayesini de anlatan Êlî, müzenin kendisine ait olmadığını bütün Kürtlere ait olduğunun altını çizdi. Elî, binlerce kişinin müzeyi ziyaret ettiği ve müze defterine de müze hakkındaki duygularını paylaştığını ifade etti. Kimseden yardım almadan tek başına tarihi eserleri toplandığını söyleyen Elî, çocukluğunda da tarihi eserlere ilgisinin olduğunu ve tarihi eserleri biriktirdiğini ifade etti.

DAİŞ ve Türk Devleti saldırıları nedeniyle müze tehlikede

2014 yazında ele geçirerek hilafet ilan ettiği ve 2017 yılında Irak ordusunun düzenlediği operasyonla kaybettiği Musul kentinde binlerce arkeolojik alanı harabeye çevirmiş, Musul Müzesi’ndeki ve Nemrut kentindeki tarihi bölgeleri havaya uçurdukları görüntüleri hatırlatan Elî, DAİŞ’nin Musul Müzesine yönelik saldırısından etkilendiğini ve üzüntü duyduğunu belirtti. DAİŞ’in Mezopotamya kültürüne düşmanlık beslediğini dile getiren Elî, DAİŞ ve Türkiye’nin saldırıları nedeniyle müzesinin de tehlike altında olduğunu söylerken gözleri doldu.

Sergide binlerce parça eser bulunuyor

Rewşen Bedirxan’dan Cigerxwîn’e kadar Kürt aydın, sanatçılarının eşyaları da müzede sergileniyor. Kült kültüründe yer alan meşk, davul, zurna, def, kilim, heykel gibi binlerce parça sergide yer alıyor.