
26 yıldır Almanya'da yaşayan Alman Sol Parti eski parlamenteri, Êzîdî inancına mensup Ali Atalan, Êzîdî toplumunun dili, kültürü ve inancını koruma görevi gören bir mekan inşa ettiklerini ifade etti. Atalan, 43 kişilik meclis tarafından Bacin köyünde yapılan merkezle ilk kez Êzîdî Kürtlerin ortak bir evinin olduğunu vurguladı. Atalan, "Burası hem ibadethane, hem taziye evi, hem Êzîdî inancına göre Kürt kültürünün yaşatılacağı bir Qesr (Saray) olacak. İki katlı ve Mêrdîn yöresine özgü mimarisi ile beyaz bazalt taşlardan olup, Êzîdî motifleri olan Tavus kuşu ve kutsal sayılan güneş figürleri taş duvarlarına işlendi. 2 yıldır yapımı devam eden Qesr, Kürdistan'daki Kürt Êzîdîler için bir sembol rolünü oynayacaktır" dedi.
'Kültürümüzü koruma mekanı'
Köyün ileri gelenlerinden Bacin köyü meclis üyesi Seydin Aka ise, çocuklarına Êzîdî inancını ve kültürünü kendi dilleriyle anlatacaklarını söyledi. Aka, Qesr'in özellikle inanç, dil ve kültürlerini koruma ve her türlü asimilasyona karşı bir okul görevini görme açısından önemli bir işlevi olacağını dile getirdi. Aka, "Bu Qesr'i, hem ibadet hem de kültürümüzü koruma mekanı olarak kullanacağız. Bu toprakların kadim halklarından olduğumuz şu an ki mezarlarımızın tarihinden belli. 6 babaya kadar mezarlarımız burada. 400 yıllık Êzîdî köyü olan Bacin'de çevre köylerimiz için de önemli olan bir ziyaret vardı. Tabi köy boşaltmalarında ziyaretimiz hedef alındı. Biz şu an bu evi ayrıca o ziyaret yerine alınmasını istiyoruz" diye konuştu.
'Toplu dönüşü hedefliyoruz'
25 yıldır köyünden zorunlu olarak göç ettirildiği Almanya'da yaşayan Şevki Atay isimli yurttaş da, köye geri dönüşlerin olmasına vesile olabilecek bir projeyi tamamladıklarını kaydetti. "Köy meclisi inancını, kültürünü ve bu topraklarda Êzidî inancının varlığını korumak için bu kararı aldı" diyen Şevki Atay, şunları belirtti: "Çünkü Avrupa'ya göç eden halkımız en azından bir maneviyatlarının olduğunu hissedip geri dönebilsinler. Zaten köyümüz boşalttığında ilk hedef ziyaretimizin ortadan kaldırılması olmuş. Ziyaretimiz ve etrafındaki ağaçlar talan edildi. Êzîdî inancına bu Qesr bir müjdedir. Dünyanın neresinde olursa olsun bir naaşımızı kendi topraklarımıza teslim ediyoruz. Êzîdî toplumu binlerce yıldır bu toprakların bir parçasıdır. Ancak 90'lı yıllarda Êzîdî inancına büyük hakaretler edildi. 10 tane jandarma gelip bu köyün tüm insanlarını topladı, kadınlar bir yana, erkekler bir yana inancımıza, dilimize, kültürümüze edilmeyen hakaret bırakılmadı. Bugün egemen sistem eskisi gibi bu hakareti yapamaz. Bu da verilen emek ve bedeller sonucudur. Önümüzdeki dönemde burada yaşayanlar topluca geri dönüş yapmayı hedefliyoruz" dedi.
FERHAT ARSLAN/DİHA/MÊRDÎN