
Aralarında YPG/YPJ, El Ekrad Cephesi ve Burkan El Fırat’ın bulunduğu 13 gücün 12 Ekim’de kuruluşu ilan ettiği Hêzên Sûriye Demokratîk - Demokratik Suriye Güçleri - Quwet El-Suriye El-Dîmoqratiye (QSD), ikinci harekatına Kobanê’nin güneybatısında başladı. 23 Aralık’ta startı verilen harekat, Teşrin Barajı’nın kontrolü ardından kasabının da kurtarılması amacıyla devam ediyor.
QSD, 30 Ekim’de Hesekê’nin güney kırsalına başlatıp Hol zaferi ile sonlandırdığı ilk başarılı hamlesinin ardından Kobanê’nin güneyinde 2. büyük operasyonunu 23 Aralık’ta başlattı. Demokratik ve çoğulcu bir Suriye’nin inşa edilmesi, adalet, özgürlük ve Suriye halklarının onurunun korunduğu tüm halkların meşru haklarını elde ettiği ve kendi kimliği ile yaşadığı bir Suriye’yi hedefleyen QSD, Hesekê’nin güney kırsalındaki hamlesiyle rüştünü ıspatladıktan sonra Meclisa Sûriye Demokratîk - Demokratik Suriye Meclisi (MSD) ile siyasal temsiline de kavuştu. QSD Sözcüsü Talal Ali Sülo, 23 Aralık’ta yaptığı açıklamada, Kobanê’nin güney kısalını kapsayacak operasyonunun startını verdiklerini duyurdu. Operasyonun Kobanê’nin güney kırsalında DAİŞ çetesinin işgalinde bulunan tüm bölgeyi güvenlikli hale getirinceye kadar devam edeceğini belirten QSD Sözcüsü Talal Ali Sülo, halkın beklentilerine cevap vereceklerini söyledi.
Bu hamlede yer alan QSD bileşenleri şunlar: Ceyş El-Siwar (Artêşa Şoreşgeran), Yekîneyên Parastina Gel (YPG), Yekîneyên Parastina Jin (YPJ), Lîwa El-Tehrîr, Tabûrên Şems El-Şemal, Meclîsa Leşkerî ya Suryanî, Kombûna Tugayên Cizîrê ve Kombûna Tabûrên Firat-Cerablusê.
DAİŞ çetesinin başkent olarak kabul ettiği Raqqa’ya yaklaşık 15 kilometre mesafedeki köyler ve Teşrin Barajı, aynı zamanda çetelerin Şehba bölgesindeki Minbic, Bab ve Cerablus ile bağlantı kurduğu güzergah.
Kısa sürede büyük ilerleme
Uluslararası Koalisyon’un hava desteği ve ortak koordinasyonuyla yürütülen hamle kısa sürede önemli ilerleme kaydetti. Kobanê’nin güneyindeki Sirrîn kasabasında başlayan hamle, 25 kilometrekarelik alanın özgürleştirilmesinden sonra önceki gün itibariyle Teşrin Barajı’na ulaştı. Barajın etrafına çekilen DAİŞ çetesini mağlup eden QSD güçleri, öğlen saatlerinde baraja girerek özgürleştirdi.
Ağır darbe alan ve sivil yerleşim merkezlerine havanlarla saldıran DAİŞ çetesi, yoğun çatışmalardan sonra Fırat’ın öte tarafında Minbic ve köylerine doğru geri çekildi. Böylelilikle barajın bendindeki yoldan Fırat Nehri’ni aşan QSD güçleri, barajı her iki taraftan da güvenli bir hale getirdi.
Çetelerin saklandığı köylerde yaşayan köylüler de, çatışmaların yoğunlaşmasından kaynaklı QSD güçleri tarafından güvenli alanlara ulaştırıldı.
Rakka ile bağlantı kesildi
Dördüncü gününde Teşrin Barajı’na ulaşılarak QSD’nin ikinci zaferini elde ettiğini söyleyen QSD Kobanê Sözcüsü Şervan Derwêş, DAİŞ çetesinin büyük bir panik yaşadığını, Rakka ile Cerablus, Minbic arasındaki hattın kesildiğini belirtti. Derwêş, “Aldığımız son bilgilere göre, barajın da özgürleştirilmesinden sonra Minbic’te sivil bir insanı infaz ettiklerini öğrendik. Şimdi de halkın üzerinde baskı, korku salmak istiyorlar. Nasıl ki Kobanê’de kırıldıklarında Rakka’da halka saldırdılarsa şimdi de Minbic’te halka baskı uyguluyorlar” dedi.
4. günde 25 km2 ilerlediklerini ve bu mesafenin de askeri anlamda büyük bir başarı olduğunu dile getiren Derwêş, “Bu başarı, zafer halkımıza kutlu olsun. Bu zafer halkın zaferidir” diye konuştu.
Jeostratejik hamle
Kobanê’nin güneyinde yaklaşık 100 köyde yaşayan Arap, Kürt ve Süryani halkının talebi üzerine özgürleştirme hamlesini başlatan QSD savaşçılarının kontrol altına aldığı Teşrin Barajı, DAİŞ çetesinin iki merkezi olan Rakka ve Cerablus arasındaki en önemli bağlantı noktası.
BAAS rejimi tarafından Fırat suyu üzerinde yapılan Teşrin Barajı, stratejik olarak büyük öneme sahip. Elektrik üretimi amacıyla yapılan baraj, DAIŞ çetesinin eline geçmeden önce Halep ve bölge köylerin elektriklerini sağladığı gibi bölgenin arazi sulamasına da büyük bir katkı sağlıyordu.
Halep’in Münbiç ilçesine bağlı olan Teşrin, Halep merkeze 115 km, Serxet sınırına (Türkiye sınırı) ise 80 km uzakta yer alıyor. Ayrıca, Kobanê’nin yaklaşık 70 km güneybatısında bulunuyor.
Teşrin Barajı, 2012 yılında ÖSO’nun eline geçti. Neredeyse 2 yıl boyunca ÖSO’nun elinde kalan bölge, 14 Mayıs 2014 tarihinde DAİŞ’e devredildi.
Kırmızı çizgileri tanımıyoruz
QSD olarak Hol hamlesinin ardından bu hamlenin ikinci büyük hamle olduğunu anımsatan Derwêş, “Biz kuruluşumuzu ilan ederken, halkımıza DAİŞ çetesinin zulmü altındaki halkımızın özgürleştirmesi için her yere gitmeye hazır olduğumuzun sözünü vermiştik. Biz bu sözümüzün arkasındayız. Çetelerin zulmü altında olan halkımızın özgürleştirilmesi için devam edeceğiz. Bunun için biz kırmızı çizgileri, sınırları ve hiç kimseyi tanımayız” şeklinde konuştu.
Teşrin’e kadar 60 köy
Derwêş, Teşrin’e kadar 60 köy, onlarca mezra özgürleştirildiğini, bunun yanında da çetelerin 40 cenazeleri, çok sayıda ağır silahların da olduğu cephanelik ele geçirdiklerini bilgisini verdi.
Teşrin kasabasına doğru
Teşrin Barajı’ndan Fırat’ı aşarak Teşrin kasabasına doğru ilerleyen QSD savaşçıları ile DAİŞ çetesi arasında kasabanın girişindeki lojmanlarda dün sabah itibariyle şiddetli çatışmalar yaşandı. Minbic tarafından getirilip QSD savaşçılarına doğru hareket eden bomba yüklü araç, hedefine ulaşamadan imha edildi. 2’sinin askeri malzemeleri üzerinde olmak üzere 9 çete üyesinin cenazesinin üzerine giden QSD savaşçıları, kontrollü ilerleyişini sürdürdü.
QSD savaşçılarının karşısında tutunamayan çetenin, QSD savaşçılarına doğru ilerleyen sivilleri tutup canlı kalkan olarak kullandığı, bu sebeple QSD’nin ilerleyişinin kontrollü olduğu bildirildi.
Öte yandan Fırat’ı aşan QSD’nin ilerleyişinden korkuya kapılan DAİŞ çetesi üyelerinin işgallerindeki Minbic’tan Bab’a doğru kaçtığı öğrenildi.
KOBANÊ/ANHA-DİHA