QSD Genel Komutanı Mazlum Kobanê, Türk devletinin saldırması durumunda sert karşılık vermeye hazır oldukları, ancak diplomatik çabalarının devam ettiğini söyledi.

Genel Komutan Mazlum Kobanê, Reuters’ten Rodi Said’in sorularını yanıtladı. Kobanê, Washington’ın Türk saldırılarını önlemeye yönelik ‘girişimleri’ olduğunu ancak bu çabalarını daha artırması gerektiğini söyledi. Şu anda Dêrazor bölgesinde DAİŞ’e karşı savaşı sürdürdüklerini hatırlatarak, olası bir Türk saldırısını bunu sekteye uğrattacağını ve DAİŞ’e yeniden hayat vereceğini söyledi. “Herhangi bir saldırıya güçlü karşılık vermek için hazırız. Bunu engellemek için diplomatik girişimlerimiz devam ediyor” diyen Kobanê, Türk devletinin bünyesindeki çeteleri de sınır bölgesine mobilize ettiğinin farkında olduklarını söyledi.

ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey ile Ankara’daki temaslarının ardından bir araya geldiklerini hatırlatan Kobanê, Jeffrey’nin de olası Türk saldırısının DAİŞ’le mücadeleye ket vurucağını ve aramızdaki bütün çalışmanın heba olacağını biliyor” dedi.

DAİŞ’in en katı unsurları ve Şura Konseyi üyeleri dahil 5 bin elemanının Doğu Suriye’nin çöl bölgesine yığıldığını hatırlatan Kobanê, burada çoğunlukla Arap ve Avrupa’dan 2 bine yakın ‘yabancı savaşçı’ ve ailelerinin de bulunduğunu söyledi.

Bağdadi’nin burada olması mümkün

”Ölümüne kadar savaşma kararlılığındalar. DAİŞ hala güçlüdür” diyen Kobanê, DAİŞ çetesinin şefi Ebu Bekir El Bağdadi’nin Doğu Suriye’de olma ihtimaline işaret etti, ancak sık sık yer değiştirdiğinden QSD’nin emin olamadığını belirtti.

Savaşçılar aileleri korumaya gider

Dêrazor’daki hamleyi YPG’nin öncülük ettiğini ama Dêrazor bölgesi ağırlıklı binlerce Arap savaşçının da dahil olduğunu ifade etti. “Bir Türk saldırısı olursa YPG güçleri ailelerini korumak için sınırlara gitmek zorunda kalırlar zorunda kalacaklar” diyen QSD Genel Komutanı Mazlum Kobanê, şunun altını çizdi: ”Onlar olmadan DAİŞ’e karşı mücadele imkansızdır.”

 

EYN îSA

 
 

Erdoğan, övündü ve tehdit etti

     

Türk Cumhurbaşkanı Recep T. Erdoğan, Mexmûr ve Şengal saldırılarıyla övündüğü dünkü konuşmasında bir kez daha Kuzey ve Doğu Suriye’yi tehdit etti, artık bir gün bile beklemeyeceklerini söyledi.

Dolmabahçe Sarayı’nda düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı’na (İİT) Üye/Gözlemci Devletlerin Anayasa ve Yüksek Mahkemeleri Birinci Yargı Konferansı’nda konuşan Erdoğan, tüm İslam dünyasının Kürtlere karşı topyekun mücadele etmesi gerektiğini söyledi. Daha önce Cerablus’ta, Efrîn’de Rusya ile vardıkları anlaşmayla İdlib’de yaptıklarını Fırat’ın doğusunda da yapmakta kararlı olduklarını belirten Erdoğan, şöyle devam etti: ”Nitekim dün akşam itibarıyla Irak’ta operasyonlarımızı yaptık ve sürekli sınırlarımıza tehdit oluşturan Sincar ve Mahmur’un etekleri Karacak’ta atılan adımlara karşı operasyonumuzu yaptık. Bunun gerisi gelecektir.”

ABD’nin Kuzey ve Doğu Suriye’de 22 üssü olduğunu söyleyen Erdoğan, şöyle devam etti: ”(Cambaza bak cambaza) oyunu haline getirdikleri Münbiç hikayesiyle bizim dikkatimizi dağıtmaya, kararlılığımızı bozmaya çalışıyorlar. Münbiç, yüzde 80-90 itibarıyla Arapların yaşadığı bir yerdir ama orayı tamamen o terör örgütlerine vermiş durumdalar. Şimdi de diyoruz ki ‘Temizlediniz temizlediniz, çıkardınız çıkardınız, çıkarmadığınız takdirde biz Münbiç’e de gireceğiz.’ Türkiye, Fırat’ın doğusundaki terör bataklığına müdahale konusunda yeteri kadar zaman kaybetmiştir. Bundan sonrası için tek bir günlük gecikmeye dahi tahammülümüz yoktur. Veriler bize Fırat’ın doğusunda neler yapıldığını ve şayet hemen harekete geçmezsek ileride karşımıza neler çıkacağını göstermeye yeterlidir. ”

 

İSTANBUL