Demokratik Suriye Güçleri (QSD), önceki gün yüksek bir katılımla yıllık olağan toplantısını yaptı. Toplantıda, şu dört konu öne çıktı:
  •  DAİŞ tehdidi devam ediyor. DAİŞ’e karşı sürdürülen mücadele, öncekinden daha zor bir hal aldı. Sivillerin içerisindeki gizli hücrelerini bertaraf etmekte ısrarcıyız. Uluslararası Koalisyon’un gerekli desteği sunması önemlidir.
  •  ABD’nin, Türkiye’yi sınır hattımızın güvenliğini ve bölgenin huzurunu bozmaktan uzaklaştıracak ve anlaşılabilecek bir forma ulaştıran çalışmalarını destekliyor. Başarıya ulaşabilmesi için üzerimize düşen görevleri yerine getireceğiz.
  •  Suriye hükümeti, Suriye içi diyalogları başlatmalı, Demokratik Özerk Yönetimi tanıma temelinde görüşmeler gerçekleştirmeli ve bölgedeki halkların haklarını demokratik ve adem-i merkeziyetçi Suriye temelinde kabul etmeli.
  •  Genel Askeri Meclisi’nin kurulmasıyla tüm yerel askeri meclisler çatısı altında toplanacak. Bölgenin tüm alanlarında askeri kurumların çalışmaları için yüksek askeri mekanizmalar kuruldu. Tüzükler de uluslararası yasa/anlaşmalara uygundur. 
Demokratik Suriye Güçleri (QSD) bileşenleri, “Terörün Bitirilmesinden İstikrarın Sağlanmasına” sloganıyla önceki gün yıllık toplantısını düzenledi. Hesekê’deki QSD Komutanlığı’nda düzenlenen toplantıya, YPG, YPJ, Ceyş El Siwar, Liwa Şemal Demokratik, Cebhet el Ekrad, Süryani Askeri Meclisi ve Senadid güçlerinden 600 delege hazır bulundu. Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi, siyasi partiler ve kadın kurumlarından da konuklar katıldı. DAİŞ’e karşı elde edilen tarihi zaferin ardından sürdürülecek mücadelenin uygun planlamasının belirlenmesi ile Kuzey-Doğu Suriye bölgelerinde güvenlik ve huzuru sağlamanın temelinin oluşturulması amacıyla gerçekleştirilen toplantının sonunda hazırlanan bildirge QSD Basın Bürosu Sözcüsü Mustefa Bali tarafından paylaşıldı. DAİŞ hücreleri de bitirilecek Toplantının aynı zamanda QSD’nin daha fazla güçlenmesi ve adem-i merkeziyetçi, özgür, çok renkli ve demokratik bir Suriye’ye temel olmasının amaçlandığını vurgulayan Bali, DAİŞ’in vurulan askeri darbeler sonucu coğrafik anlamda sona erdirilmiş olsa da bölgenin huzur ve güvenliği başta olmak üzere tüm dünyanın geleceğine dönük tehdit oluşturmaya devam ettiğini söyledi. Bu temelde DAİŞ’e karşı sürdürülen mücadelenin, öncekinden daha zor bir hal aldığını; savaş taktiklerinin değiştiğini ve sivillerin içerisinde gizli hücreler olarak saklandığını belirten Bali, en kısa süre içerisinde bu hücre yapılanmalarını bertaraf etmekte ısrarcı olduklarını kaydetti. Bali, DAİŞ’e karşı mücadele eden Uluslararası Koalisyon Güçleri’nin DAİŞ’e karşı son zaferin kazanılması için de gerekli desteği sunmasının öneminin altını çizdi. Türkiye’yi uzaklaştırmaya destek Daha önce de Türk devletinin Efrîn’i işgal ettiğini ve bununla QSD’ye karşı yeni bir cephe açmaya çalıştığını; bu durumun DAİŞ’e karşı savaş ve mücadelelerini olumsuz etkilediğini hatırlatan Bali, şöyle devam etti: ”Bugün bir kez daha Türk devletinin Efrîn işgali ile güçlerimize karşı yeni bir cephe açmaya çalıştığını vurguluyor ve bu durumun Uluslararası Koalisyon ile terörist gruplara karşı yürüttüğümüz ortak mücadeleyi olumsuz etkilediğini belirtiyoruz. Bu temelde, ABD’nin, Türkiye’yi sınır hattımızın güvenliğini ve bölgenin huzurunu bozmaktan uzaklaştıracak ve anlaşılabilecek bir forma ulaştıran çalışmalarını desteklediğimizi belirtmek istiyoruz. Bu toplantıda da ABD’nin Türk devleti ile uzlaşmaya çalıştığı konuların başarıya ulaşabilmesi için üzerimize düşen görevleri yerine getirmeye hazır olduğumuzu belirtiyoruz. Ayrıca Efrîn halkının evlerine geri dönmesine ilişkin verdiğimiz sözü yineliyor ve bu gerçekleşmeden Suriye’de kalıcı bir barışın sağlanamayacağını vurguluyoruz.” Suriye hükümetine çağrı Suriye hükümetine bir kez daha Kuzey-Doğu Suriye’nin durumu ve Kürt sorununun çözümü için kalıcı bir barış yolunu bulma ve bölgedeki tüm halkların mozaiğini kabul etme çağrısı yapan Bali, ”Suriye hükümeti, Suriye içi diyalogları başlatmalı, Demokratik Özerk Yönetimi tanıma temelinde görüşmeler gerçekleştirmeli ve bölgedeki Kürt, Süryani ve Asuri halkların haklarını demokratik, çok renkli ve adem-i merkeziyetçi Suriye temelinde kabul etmelidir” dedi. Askeri güçlerin yapılanması QSD olarak bölgedeki gelişme ve ihtiyaçlar doğrultusunda yaklaşık bir buçuk senedir güçlerini yeniden yapılandırma çalışması sürdürdüklerini hatırlatan Bali, şunları söyledi: ”Tüm bölgelerde yerel askeri meclislerin kurulması temelinde büyük adımlar attık. Yine uzman kurum ve güçler inşa ettik. Bugün bu toplantıda Genel Askeri Meclisi’nin kurulması yoluyla QSD’nin yeniden yapılanma sürecini sürdürdük ve tüm yerel askeri meclisler bu meclis çatısı altında toplanacaktır. Bölgenin tüm alanlarında askeri kurumların çalışmalarının yürütülmesi için yüksek askeri mekanizmalar kurduk. Tüzüğümüz, tüm uluslararası yasa ve anlaşmalara uygundur.” QSD Basın Bürosu Sözcüsü Mustefa Bali, sonuç bildirgesini, yıllık olağan toplantılarına atılan Demokratik Suriye Meclisi temsilcileri, siyasi partiler, demokratik kurumlar ve müttefikleri Uluslararası Koalisyon’a teşekkür ederek bitirdi.  HESEKÊ

Sözcü: Şimdiki savaş daha çetin

QSD Sözcüsü Gabriel, şu anda DAİŞ’e karşı yürütülen mücadelenin, cephe savaşından daha çetin olduğunu söyledi. QSD toplantısının tarihi bir sürece denk geldiğini, çünkü birçok tehdit ve tarihsel görevle karşı karşıya bulunduklarını belirten Sözcü Gabriel, ”Önümüzdeki dönem sorumluluklarımız oldukça ciddi. Tarihi görevlerimiz var. DAİŞ’le cephe mücadelesi bitti ama DAİŞ bitmedi. DAİŞ’e karşı hala çok önemli bir mücadele yürütüyoruz” dedi. DAİŞ’e karşı mücadele ederken bir kez daha Türkiye tehdidi ile yüz yüze kaldıklarını hatırlatan Gabriel, ”Bu tehdidin durması için biz de Türkiye ve Amerika arasındaki görüşmeleri destekledik. Türkiye’nin amacı farklıdır, biz ve Koalisyon’un amacı farklıdır. Bizim amacımız hem sınırlarımızın güvenliğini sağlamak hem de böylelikle DAİŞ’e karşı mücadelemizi daha aktif sürdürebilmektir” şeklinde konuştu. DAİŞ’le yeni dönem nasıl mücadeleni zorluğuna işaret eden Sözcü Kino Gabriel, şunları söyledi: ”Şu anda alanlarımızda patlamalar oluyor. DAİŞ’in gizli hücreleri var. Bunlara karşı birçok özel operasyon gerçekleştiriyoruz. Bu patlamaların ve hücrelerin arkasında sadece DAİŞ yok. Bölgesel güçler de  destek veriyor. Geçen süreçte DAİŞ’in yeri belliydi, açıktı. Şimdi kendini siviller içinde gizliyor ve sivil gibi gösteriyor. Halk içinde patlamalar yapıyor. Böyle örgütlenen bir güce karşı mücadele etmek cephe savaşından daha çetin. Bu mücadeleyi daha fazla profesyonelleştirme ve başarıya ulaştırmaya dönek kararlar aldık.”

Başarılarla büyüyen QSD

Özgür, eşit ve demokratik bir Suriye’nin inşasını başlıca amaç edinen QSD, kuruluşundan bu yana DAİŞ’e karşı büyük zaferler elde etti. Gün geçtikçe büyüyen QSD, kendini yeniden örgütleyerek genel askeri sistemini oluşturdu. Kurulduğu günden itibaren tarihi bir direniş sergileyen QSD, her geçen gün güçlendi ve tüm dünyayı DAİŞ tehdidinden kurtaran bir güç haline geldi. QSD, 15 Ekim 2015’te bir basın açıklamasıyla kuruluşunu ilan etti. Kuzey-Doğu Suriye yerelinde Arap, Kürt, Süryani, Asuri, Keldani ve diğer halk ve inanç topluluklarının katılımıyla kurulan QSD, kuruluş amacını herkesin eşit ve özgür yaşadığı demokratik bir Suriye’nin inşası olarak tanımlıyor. Suriye ve Irak bölgelerinin DAİŞ tarafından işgal edilmesinin ardından kurulan QSD, DAİŞ’e karşı özgürleştirme hamleleri başlattı. QSD, DAİŞ’in 21 Mart 2019’da bölgeden fiziki olarak yok edilmesine kadar mücadelesini aralıksız sürdürdü. Suriye topraklarının bütünlüğünün sağlanması ve bölgelerin çetelerden temizlenmesini başlıca amaç olarak belirten QSD kuruluşundan bu yana, DAİŞ’e karşı çok sayıda hamle başlattı ve bu hamleleri başarıyla tamamladı. Aynı zamanda birçok bölgeyi Suriye rejimi ile Türk devletinin saldırılarından korudu. QSD’nin ilk hamlesi Hesekê’nin güneyi, Hol ve Şedadê’nin DAİŞ’ten özgürleştirilmesi oldu. Kobanê’nin güneyinin özgürleştirilmesinin ardından Tebqa, Reqa ve en son Dêrazor’un kuzeyini özgürleştirme hamlesini başarıyla tamamladı. QSD, 11 binden fazla şehit verdi, 24 bin savaşçı da yaralandı. QSD’nin başarılarıyla birlikte QSD saflarına da katılım arttı. DAİŞ’ten kurtarılan binlerce kişi, QSD saflarına katıldı ve mücadele etti. QSD, savaşçı sayısının 70 bini bulması nedeniyle yeniden yapılanmaya gitme ihtiyacı duydu. Son gelişmelerle birlikte yeniden yapılanmaya giden QSD, genel askeri sistemini oluşturdu. Buna askeri tugayları kurmakla başlayan QSD, her kentte yerel askeri meclislerin içinde 76 tugay kurdu. Her tugayda farklı alanlardan uzman 250 savaşçı bulunuyor. QSD Komutanlığı ve Askeri Meclisi sadece askeri örgütlülükle de sınırlı kalmadı. Askeri çalışmaların örgütlendirilmesi amacıyla idari komite ve büroları oluşturuldu. Bu komite ve bürolar şöyle; savaşçı aileleri bürosu, genel ilişkiler, arşiv, basın, sivil çalışmalar, hazırlama ve eğitim, maliye, lojistik, cephane, askeri danışma bürosu ve kadın savaşçı çalışmaları bürosu. Bu büro ve komiteler, QSD’nin bulunduğu tüm bölgelerde yayıldı ve aktifleştirildi. QSD, Kuzey-Doğu Suriye’de özgürleştirilen tüm bölgelerde askeri meclisler şeklinde örgütlenmeye devam ediyor. Şu ana kadar Kobanê, Reqa, Tebqa, Girê Spî, Serêkaniyê, Qamişlo, Hol ve Dêrazor olmak üzere 9 askeri meclis kuruldu. Yeniden örgütlendirilme çalışmaları devam ediyor. Bölge gençlerinin yoğun katılımda bulunduğu QSD, Suriye halklarının onurlu bir yaşam inşası için mücadelesini sürdürüyor.

Ebdî: Bu toplantı temel olacak

QSD Genel Komutanı Mazlum Ebdî, yıllık toplantının açılış konuşmasında, bu toplantının, özgür ve birlik içindeki bir Suriye’nin garantisi olacak askeri bir gücün oluşturulmasının temeli olacağını vurguladı. Türk devletinin saldırı ve tehditlerinin DAİŞ’e karşı mücadeleye etkisine dikkat çeken Mazlum Ebdî, bir saldırı gerçekleşmemesi ve istikrarın korunması amacıyla sınırda noktaların belirlenmesi için ABD aracılığıyla Türkiye ile görüşmeler yapıldığını söyledi. Suriye’de barışın sağlanması için Efrîn halkının evlerine dönmesi gerektiğine vurgu yapan Ebdî, “Türkiye ile aramızda barışın sağlanması için Efrîn önemli bir adım. Halkın bölgeye dönmesi temel noktadır ve gerçekleşmeden de Suriye’de barış sağlanamaz” dedi.

Newroz Ehmed: Yeni bir aşama

Toplantıda YPJ adına konuşma yapan QSD Komutanlık Üyesi Newroz Ehmed, 8 yıllık mücadelede, birçok kazanımın elde edildiği yeni bir aşamaya geçtiklerini belirterek, bu süreçte de YPJ’nin sorumluluklarını daha fazla yerine getireceğini söyledi. Newroz Ehmed, “Kazanımlar sonuna kadar korunacak. Tehlikeleri sona erdirmek ve hep birlikte demokratik bir Suriye’de yaşamak amacıyla güçlerimizi daha da eğitecek ve profesyonel hareket edeceğiz. Kadınlar olarak özgürlüğümüz, toplumun özgürlüğüdür. Mücadelemiz hep devam edecektir” şeklinde konuştu.

Koalisyon temsilcisi: QSD’e desteği sürdüreceğiz

Birleşik Ortak Görev Gücü-Doğal Kararlılık Harekâtı Komutanlığı Yardımcı Yetkilisi ve Suriye’deki Koalisyon Güçleri Yetkilisi Nicholas Pont, katıldığı yıllık toplantısında teşekkür ettiğini QSD’ye desteklerinin devam edeceğini, Türkiye’nin bölgeye yönelik müdahalelerine izin vermeyeceklerini söyledi. Konuşmasına QSD şehitlerini anarak başlayan Pont, DAİŞ’in büyük bir oranda bitirilmesi için gösterdiği emekten dolayı QSD’ye teşekkür etti. Pont, Uluslararası Koalisyon’un QSD’ye desteğinin devam edeceğini, QSD güçlerine sürekli eğitim desteği de vereceklerini belirtti. Pont konuşmasında şunları dile getirdi: “Uluslararası Koalisyon, sınır güvenliği konusunda Türkiye’yle anlaşma yaptı. Bugünden itibaren Demokratik Suriye Güçleri üzerinde Türkiye’nin hiçbir tehdidi olmayacaktır. Olası müdahaleleri kabul etmedik, izin vermeyeceğiz.”

Sınıra askeri meclisler

QSD komutanlarından Hesen Qamişlo, Cumartesi gününden itibaren sınır hattında YPG-YPJ savaşçılarının yerine kentlerin askeri meclislerinin konuşlanmaya başladığını bildirdi.Hesen Qamişlo, ANHA’ya yaptığı açıklamada, şu bilgileri verdi: “Askeri meclisler, bugünden (Cumartesi günü) itibaren YPG-YPJ’nin yerine sınır hattına konuşlanmaya başladı. Şimdi Girê Spî ve Serêkaniyê’de, 5 km derinlikteki alanda kentlerin askeri meclisleri devreye girecek. Türk devletinin saldırmaması için bütün sınırlarımızın sınır güvenliği kapsamına alınması için çabalıyoruz.”

ENKS katılmıyor

ENKS çatısı altında yer alan siyasi partiler, KNK’nin çağrısıyla Rojava’da düzenlenecek olan Kürt Birliği Konferansı’na katılmayı reddediyor. Kürdistan Ulusal Kongresi-Rojava (KNK-Rojava), Kürt halkı ve kazanımlarına dönük tehdit ve saldırılara karşı tüm Kürt güçlerinin birliğini sağlamak için Rojava’daki Kürt siyasi parti ve güçleri ile Kürt Birliği Konferansı düzenleyecek.  QAMIŞLO

İşgalciyi protesto

Kuzey-Doğu Suriye’ye yönelik işgalci Türk devletinin tehditlerine karşı binlerce şehit ailesi alanlara çıkarak, demokratik projelere darbe vurulmasına izin vermeyeceklerini, şehitlerin izinde olacaklarını vurguladı. Hafta sonu Tirbespiyê, Halep’in Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahalleleri, Reqa, Tebqa, Girê Spî, Serêkaniyê ve Til Xelef’te gösteriler yapıldı. REQA

HRE yine vurdu

Efrîn Kurtuluş Güçleri (HRE), 22-23 Ağustos tarihlerinde Ezaz ve Mare’de gerçekleştirilen eylemlerin detaylarını paylaştı.  Ezaz bölgesinde El Cebha El-Şamiyê çetesinin 4 elemanı öldürüldü, 6’sı da yaralandı. Mare kenti çevresinde de El Cebha El-Şamiyê’nin 2 elemanı ile birlikte 1 askeri araç imha edildi. Türk ordusu ise Şehba bölgesine tank ve obüslerle atış yaparak, sivillere maddi zarar verdi.  ŞEHBA

Bedel verdik, direniriz

Serêkaniyê’nin sınır hattında Türk devletinin işgal tehditlerine karşı başlatılan canlı kalkan eylemi 19. gününde devam ediyor. Cizîr Bölgesi Şehit Aileleri Meclisi Eşbaşkanı Hesen Ûbeyd, bölge halkının topraklarını özgürleştirme uğruna büyük bedeller verdiğini belirterek, halkın Türk devlet işgaline karşı da aynı direnişi sergileyeceğini vurguladı. SERÊKANIYÊ

Kobanê’de 41. gün

Kobanê halkının işgal tehditlerine karşı sınır hattındaki Qeremox köyünde başlattığı canlı kalkan eylemi 41. gününde devam ediyor. Kobanê Kantonu halkının yanı sıra bölgedeki sivil toplum kuruluşları ve siyasi parti temsilcileri kitlesel olarak eyleme destek ziyaretlerinde bulunuyor. KOBANÊ

Çeteler Efrîn’e taşınıyor

İşgalci Türk devleti ve çetelerinin bölgede Kürt kimliği ve kültürü adına hiçbir şey bırakmamak için yürüttüğü demografi değişim politikası devam ediyor. Suriye rejiminin İdlib bölgesindeki ilerleyişi, Han Şeyhun ve diğer yerlerde kontrolü ele geçirmesiyle beraber Türk devletine bağlı çetelerin aileleri de Efrîn’in ilçelerine yerleştiriliyor. SOHR’a göre, İdlib’deki 160 bin çete ailesi, Efrîn’e yerleştirildi.  EFRÎN