Barış ve demokrasi için rejimin değişmesinden başka yol olmadığını söyleyen Doç. Dr. Fikret Başkaya, muhalefetin kayyumlara karşı daha radikal olması gerektiğini vurguladı.

NACİ KAYA / MA/ANKARA

HDP’li üç büyükşehir belediyesine kayyum atamasını Kürtlere yönelik bir operasyon olarak değerlendiren Doç. Dr. Fikret Başkaya, “Kayyum atamalarını hukuka uygunmuş gibi tartışmalarının hiçbir doğruluğu yok. Kürt hareketini bitirmeye yönelik bir operasyondur. Bunu bilmek lazım” dedi.

Kayyum atamalarının devletin Kürt sorununu çözmeye yönelik bir niyetinin olmadığının da göstergesi olabileceğini kaydeden Başkaya, şöyle devam etti: “Bu rejim, Kürt düşmanlığı üzerinden kendini var eden bir rejimdir. Yüzyıldır bunu yapıyor. Yüzyıldır Kürt sorununu çözmemek için her fırsatı değerlendiriyor. Bu rejim halktan gelen hiçbir talebi kabul etmez. Bunu neden yapmaz? Çünkü kutsal devletin büyüsünün bozulacağını düşünür. Bugüne kadar halktan gelen hiçbir talebi olumlu yanıt vermiş değil. Kürt düşmanlığı, rejimin kendini yeniden diriltmenin bir aracı. Onun için bütün fırsatları değerlendiriyor.” i

Kürt düşmanlığıyla aşma

Kayyum atamalarının bir diğer nedeninin de AKP’nin dış siyasette sıkışması olduğuna dikkat çeken Doç. Başkaya, şunları söyledi: “ABD ile varılan üç maddelik mutabakatının da kazanım olmadığı gündem de tartışılırken kayyum atamalarının yapılması normal bir durum değil. Yani içte ve dışta sıkışmalarını Kürt düşmanlığı üzerinde kendi var etmenin peşindeler. Akdeniz’in doğusunda da aynı şekilde sıkıştılar. Buralardaki başarısızlığını gözlerden uzaklaştırmak için bile kayyumları gündeme getirmiş olabilirler. Zaten kayyumlarla ilgili Cumhurbaşkanı çok önceden niyetini belli etmişti. Seçim olmadan zaten söylemlerinde buna vurgu yaptı.”

Rejim değişmeden olmaz 

Öcalan’ın barış talebinin önemsenmesi gerektiğinin altını çizen Başkaya, Öcalan’ın barış talebini dikkate almamanın abeste iştigal olacağını söyledi. Türkiye’de barış ve demokrasi için rejimin değişmesi gerektiğini ifade eden Doç. Fikret Başkaya, “Onun için kayyumlara karşı daha radikal bir muhalefet gerekiyor. İkircikliğe düşmeyen bir muhalefete ihtiyaç var. Adına layık bir muhalefet gerekiyor. Sanırım onun koşulları yavaş yavaş oluşmaktı. O açıdan iyimser olabiliriz, çünkü insanlar soru sorma yeteneklerini ortaya koymaya başladı” dedi.