Rakka’nın özgürleştirilmesi amacıyla QSD tarafından 5 Kasım 2016 tarihinde startı verilen Fırat’ın Gazabı hamlesinin üçüncü aşaması başladı. 4 Şubat günü Siluk kasabasına yakın bir noktada düzenlenen görkemli bir törenle ilanı yapılan üçüncü aşama daha üçüncü gününde geniş bir alanı DAİŞ çetelerinden kurtardı. 

Mekmen yakınlarında bulunan Bîr Heba köyünden yola çıkan güçler 25, Aşağı Xinêz köyünden yola çıkan güçler de 23 Km derinliğe inerek geniş bir alanda denetim sağlayabildi. Zaman zaman şiddetli çatışmaların yaşandığı bölgede DAİŞ çetelerinin en önemli silahı ve taktiği yine mayın. 

Tüm yollar, köylerdeki evler, yol kenarlarındaki taşlar bile mayınlanmış. Şu ana kadar yüzlerce mayın uzman QSD ekipleri tarafından temizlendi. Bu hamlede de savaşçıların yardımına yine bölgede yaşayan halk koşuyor. İmkan bularak DAİŞ çetelerinden gizli bir şekilde QSD savaşçılarına ulaşmayı başaran halk mayınlanan hatları, çetelerin sayıları ve yerlerini bildikleri oranda aktarıyor. Bu da arama faaliyetlerinin daha hızlı olmasını sağlıyor. 

Bu hamle de birçok açıdan önceki hamlelere benzeşiyor olsa da temel bazı farklılıklar da yok değil. Belki de en dikkat çekici husus hamle gücünün yapısıyla ilgili. 4 Şubat günü düzenlenen basın açıklamasında da altı çizildiği üzere Arap savaşçıların hamleye katılımı önceki hamlelere nazaran oldukça fazla. Arap savaşçılar hamlenin üçüncü aşamasında yüzde 75 gibi bir oranla temsil ediliyor. 

Hol hamlesinde birkaç taburla temsil edilen Arap savaşçıların bir sene gibi kısa bir sürede bu denli gelişme kaydedebilmesi şüphesiz Suriye’nin geleceği açısından da oldukça önemli. Sadece devlet politikası ve aşiret çıkarları gereği savaştırılan Arap halkı artık kendi topraklarını savunacak ve işgal altındaki topraklarını özgürleştirecek düzeyde bir ordulaşma imkanı yakalamış durumda. 

Hamlenin diğer dikkat çekici özelliği ise DAİŞ karşıtı uluslararası koalisyonun hamleye katılımındaki fark. Kobanê’de savunma amaçlı hava saldırılarıyla başlayan işbirliği ilk kez Til Hemis hamlesinde, yine Şehit Rubar Qamişlo, Sirîn hamlelerinde de taaruz amaçlı kullanılmıştı. Artan güvenle bağlantılı olarak Rojava’da üsler kuran koalisyon güçleri her hamlede biraz daha fazla katılım sağlıyor. Daha önce teknik-taktik destek ve Arap güçlerinin eğitimiyle sınırlı bir faaliyet yürüten koalisyon güçleri artık muharip özelliklere sahip birlikler ve buna uygun ekipmanla sahada yerini alıyor. Özellikle TC gibi güçlerin engelleme çabaları göz önüne getirildiğinde azalması beklenen desteğin giderek artması QSD ile DAİŞ karşıtı koalisyonun işbirliğinin stratejik düzeye evrildiğinin de bir işareti. 

Soğuk kış aylarına denk gelen üçüncü aşama bazı dezavantajlara da sahip. Oldukça kurak, çöl özelliklerine sahip açık bir arazide, zaman zaman fırtınaya dönen sert rüzgarlar altında bırakın savaşmayı nefes almak bile oldukça zorlaşabiliyor. Coğrafik ve iklimsel özelliklerin getirdiği dezavantajlar yine savaşçıların üstün moral ve motivasyonu ile aşılabiliyor ancak. 

Rakka’ya yakınlaştıkça artması beklenen çatışmalara hazırlık da devam ediyor. Birinci ve ikinci aşamalarda kuzey ve kuzeybatı yönlerinden oldukça yaklaşılan Rakka, üçüncü aşamanın sonlanmasıyla tam çembere alınacak. Rakka etrafındaki kuşatmanın tamamlanması ardından kentin alınmasına yönelik çalışmalara başlanacak. Hamle komutanlarının verdiği bilgiler bu aşamanın da çok uzak olmadığı izlenimi yaratıyor. 

Rakka’nın tümüyle çetelerden temizlenmesi uzun bir süre alabilir. Hamleyi yürüten güçler de bu konuda fazla aceleci değil. Bu anlamıyla savaşın önümüzdeki bahar aylarına yayılması da beklenebilir.