Rakka operasyonu beklendiği gibi epey ses getirdi. Çete örgütünün Suriye ve Rojava sahasındaki etkinlik sahası Rakka’nın alınmasıyla büyük darbe alacak ve artık yeni bir dönem başlamış olacaktır. DAİŞ ya kılık değiştirecek ya da bitmeye doğru hızla yol alacak. 

Rakka’nın alınması, DAİŞ ve bölgedeki kaostan rant devşiren güçlerin geleceği açısından da son derece önemlidir. Rakka, Mınbıc ve giderek Cerablus’un çetelerden temizlenmesi siyasi haritada da yeni dengeler ve yeni güç ittifaklarını doğuracaktır. 

Cerablus’un alınması zamana yayılacak olsa da, Türkiye üzerinden Suriye’nin orta bölgesine, oradan ikinci önemli merkez olan Musul’a açılan koridor ve Türk devletinin hareket sahası tümden ortadan kaldırılmış olacak. 

Türk devletinin, Kürtlerin Fırat’ın batısına geçişinden bu denli korkmasının ve rahatsız olmasının nedeni Cerablus-Rakka üzerinden işleyen DAİŞ’in ikmal yollarının kesilecek olmasıdır. Bu bağlantısı kesildiğinde Kürtler Fırat’ın batısıyla tümüyle bağlantı kurmuş olacak, dahası güneyden gelen çete saldırılarına karşı daha güçlü savunma hattı oluşturacak ve geliştireceği etkili hamlelerle çetelerin direncini ve etkinlik sahasını kıracaktır. Aynı şekilde Türk devletinin de bu çete sürüsüyle bağlantısı bu hat üzerinden tümüyle kesilmiş olacaktır. 

Bu durum Kürtlerin bölgede etkinlik sahasını doğu-batı yönünde olduğu kadar kuzey-güney hattında da arttırmasını sağlayacak. Bu, kuşkusuz kuzey Suriye’nin geleceği açısından son derece önemlidir.  

Fakat iş sadece Rakka’nın alınmasıyla bitmeyecek. Zira Rakka-Musul bağlantısı tümden kontrol edilmek durumundadır. 

Irak ordusu 24 Mart’ta Musul operasyonunu başlattığını açıklamıştı. Ancak bu operasyonda çeşitli etkenlerden dolayı ciddi bir gelişme sağlanamadı. Çünkü, Musul operasyonu DAİŞ’in geleceği kadar Irak’ın geleceğini de masaya yeniden yatırıyor. Bu konu ciddi hesapların masaya gelmesine neden oluyor. O açıdan Musul operasyonu hem Irak’taki güçler hem de bölge güçleri arasında ciddi gerilim, anlaşmazlık ve çatışma noktası oluyor. 

Rakka operasyonuyla eş zamanlı olarak Felluce operasyonunun gelişmesi Musul operasyonuna doğru giderken önemli bir adımdır. Rakka’da büyük darbe yemiş DAİŞ, Felluce ve Anbar’da da aynı sonu yaşarsa, Musul’a yürüyüş daha rahat olabilecektir. 

24 Mart’ta başlatılan Musul operasyonunda temel taktik etrafı temizleyerek merkeze darbe indirmek şeklindeydi. Ancak Irak’ın çoklu güçleri arasındaki hakimiyet çelişkileri ve Musul’un geleceğine dair anlaşmazlık, bu yol temizliğiyle merkeze yürüyüşte ciddi engel yarattı. Bu açıdan Rakka operasyonu artık sadece Rakka operasyonu değildir. Giderek Musul operasyonu ve DAİŞ sonrası bölge haritasına şekil verme sürecinin startıdır. 

Ancak iş Musul kapılarına vardığında siyasi dengeler, ittifaklar, bloklaşmalar yeniden gündeme gelecektir. Zira Musul’a hakimiyet işin özünde bölge hakimiyetinde büyük bir avantajdır. Tıpkı DAİŞ’in Musul’dan başlayarak hakimiyet sahasını etrafa yayması gibi. İşte bu açıdan Rakka operasyonu sadece Rakka’yla sınırlı olmayacaktır. Artık yeni bir dönem başlamıştır. Yeni dönem ise, 20.yy bölge siyasi ve idari haritasının somut olarak hazırlanması dönemi olacaktır.