
Şedadê Sadece başlangıç - 2
Şedadê halkının talebi üzerine Xabûr’un Gazabı hamlesini başlatan QSD savaşçıları, sadece burada değil, kurtardıkları her alanda sevgi gösterileriyle karşılanıyor. Halktan da büyük destek aldıklarını belirten QSD’nin Kürt, Asuri, Türkmen ve Arap komutanları, DAİŞ’i Suriye topraklarından temizlemekte kararlı.
Gazetemize konuşan Demokratik Suriye Güçleri (QSD) Sözcüsü Telal Silo, Xabûr’un Gazabı adıyla başlattıkları Şedadê’yi özgürleştirme hamlesinin önemi itibariyle içinde çok sayıda zaferi barındırdığına dikkat çekiyor. Hamleyle birlikte Cizîrê Kantonu’na yönelik saldırı tehlikesinin bertaraf edildiğini, DAİŞ çetelerinin petrolden elde ettikleri geliri durdurduklarını ve Rakka ile Musul arasındaki bağlantının kesildiğini belirten Silo, Êzîdî halkına verdikleri intikam sözünü de yerine getirdiklerini vurguluyor.
“Hamleyi bu halkın talepleri üzerine başlattık. Onları DAİŞ teröristlerinin zulmünden kurtarmayı amaçladık” diyen Silo, yeni başarılar için de oldukça iddialı: “QSD olarak bu zaferimizi şehitlerimize, yaralılarımıza adıyoruz. Temel hedefimiz DAİŞ’i bu topraklardan silmek. Halkın büyük bir kısmı döndü ve bir kısmı da kentin temizlenmesini bekliyor. Buranın güvenliğini sağladıktan sonra Şedadêlilerin evlerine dönmesini sağlayacağız. Halkın yaşamını güvenlik ve huzur içinde sürdürmesini istiyoruz. Bu halk da Cizîrê’nin halkı ve Cizîrê halklarının bir arada yaşaması bizim için çok önemli. Bu, bulunduğumuz koşullarda en iyi çözüm.”
Silo: DAİŞ’e karşı savaşan tek gücüz
“DAİŞ teröristlerine karşı savaşan tek gücüz” diyen Silo, bu nedenle Koalisyon güçleri ve uluslararası alanda kabul gördüklerini belirtiyor, şöyle devam ediyor: “Başarılarımız sonucunda bugün koalisyondan destek alıyoruz. Suriye’de DAİŞ’e karşı savaşan en etkili güç olduğumuzu da bu başarılarla herkese kanıtladık. Şu noktayı da özellikle vurgulamak gerekiyor: Tabii ki Koalisyon’un destek verdiği yardımcı bir güç değil, bu savaşı veren temel gücüz ve toplumda bir tabanımız, karşılığımız, desteğimiz var. Teröristlere karşı savaşmak için tüm Suriye topraklarında temel bir gücün oluşturulmasını istiyoruz.”
Silo, askeri alandaki başarılarının siyasi alanda da karşılık bulması gerektiğinin altını çiziyor. Cenevre 3’teki durumun tekrar etmemesi gerektiğini belirten Silo, Suriye’de çözüme yönelik görüşmelerde Suriye muhalefetinin bir parçası olarak QSD’yi temsilen Demokratik Suriye Meclisi (MSD) çatısı altında yer alma konusunda Amerika’nın söz verdiğini aktarıyor.
QSD olarak kısa süre önce uygulamaya giren Suriye ateşkesine bağlı kalacaklarını da kaydeden Silo, şöyle devam ediyor: “Bir süre önce yayınladığımız açıklamada da ateşkes çağrısına uyacağımızı belirttik. Rusya ve Amerika’nın rol aldığı bu ateşkese bağlı kalacak ama bize yönelik saldırılarda misilleme hakkımızı kullanacağız. Bu ateşkes çağrısını Suriye’deki çatışmaların durdurulması ve çözüme kapı aralanması için olumlu bir girişim olarak görüyoruz. Muhalefet ve rejim arasındaki diyalog için bunun olumlu bir adım olmasını umuyoruz.”
Türkiye zaferimizi gölgelemek istiyor
Türkiye’nin Rojava’ya yönelik saldırılarına yönelik sorumuz karşısında QSD Sözcüsü Silo, bunun “beyhude çaba” olduğunu söylüyor. Türkiye’nin fiili saldırıları ve çetelere verdiği desteğin hak ettikleri nihai zaferi engelleyemeyeceğini vurgulayan Silo, şunları belirtiyor: “Çetelere destek verirken diğer yandan bizi DAİŞ teröristleriyle bir tutmak isteyen Türkiye, bu politikasından sonuç alamayacak. Türkiye, topraklarımıza yönelik saldırılarıyla bizim bu zaferlerimizi gölgelemek, mümkünse engellemek istiyor. Ayrıca bizi suni çatışmalara çekerek provoke etmek istiyor. Amacı bizimle çatışmaya girmek için gerekçe oluşturmak ve burada cephe açmak. Dünya kamuoyuna QSD’nin meşru ve düzenli bir güç olmadığını, tabanı bulunmadığın göstermek arayışında. Bir milis örgütlenmesi olmadığımızı, başarılarımız ve halkın desteğiyle tüm dünyaya gösterdik. Türkiye’nin bu girişimlerine karşı uluslararası kamuoyuna vereceğimiz cevap, QSD’nin savaş kurallarına uyan, disiplinli ve düzenli hareket eden bir güç olduğunu göstermek. Bu toprakların çocukları olarak hakkımız olanı istiyor, büyük bedeller pahasına bunun mücadelesini veriyoruz. DAİŞ teröristlerine karşı direnişimiz mutlaka zaferle sonuçlanacak.”
Şems El Şemal Komutanı: Halk kendi kendini yönetecek
QSD bileşenlerinden Şems El Şemal Komutanı Adnan Ebu Emcet de daha önce Halep, Cerablus ve Kobanê cephesinde DAİŞ’e karşı savaşmış. Til Ebyad, Sirrin, Hol, Tişrîn hamlelerinin zaferine de tanıklık eden Komtan Ebu Emcet de Şedadê başarısının yenilerine kapı araladığına inanıyor. Halkların birliği ve kardeşliğini esas alan QSD’nin halk içinde karşılık bulduğunu belirten Ebu Emcet, QSD’nin bu temel üzerinde büyüdüğünü vurguluyor. Emcet, “QSD devşirme değil, bu toprakların çocuklarının oluşturduğu bir güç. Dini, inancı ne olursa olsun birlik içinde hareket ediyor, halkların kardeşliğini esas alıyoruz. Bu gücümüzü parçalayan değil, arttıran bir yön. Bugüne kadar Şedadê halkı sürekli sömürüldü, yoksulluk çekti. Doğru olan, halkın kendi kendini yönetmesi. Şedadê’yi özgürleştirerek bunun ilk adımını attık. Şems El Şemal olarak ‘Din Allah’ın, vatan tüm halkımızın’ görüşünü esas alıyoruz. Bu halkın beklentilerine karşılık vermek, bu güvene layık olmak için elimizden geleni yapacak, halklar arasında ayrım yapmayacağız. Kürt, Arap, Asuri-Süryani, Çerkes halkımız olarak bu toprakların rengiyiz, kardeşliği esas alacağız. Suriye halkları için tartışılan çözüm de ancak barış ve kardeşlikle sağlanabilir.”
Süryani komutan Gabriel: Kardeşliği inşa edeceğiz
Şedadê hamlesine öncülük eden komutanlardan biri de Süryani Komutan Kino Gabriel. Süryani QSD Askeri Meclisi Üyesi ve Süryani Askeri Meclis Sözcüsü olan Kino, henüz 25 yaşında. Daha önce Tişrîn ve Kobanê hamlelerinde de yer alan Gabriel, bu başarılara yenilerini eklemekte kararlı.
Til Temir’de Asuri-Süryani halkına yönelik saldırıların halkının DAİŞ’e karşı öfkesini bilediğini söyleyen Gabriel, kurdukları ordunun buna yanıt olduğunu belirtiyor. Asuri komutan, Şedadê hamlesine verdiği önemi şöyle özetliyor: “DAİŞ’in en önemli kalelerinden biri olan Şedadê’yi kurtarmamız yeni bir başlangıç olacak, yeni başarılar için kapı açacak. Bununla artık Hesekê ve Cizîrê bölgesi daha güvenli olacak. Asuri-Süryaniler olarak Şedadê hamlesinde yer aldığımız, bu başarıya ortak olduğumuz için onur duyuyoruz. DAİŞ Til Temir’e saldırdıktan sonra çok sayıda Süryani-Asuri kadını da esir aldı. Esir alınan Êzîdî ve Süryani kadınların intikamını aldığımız için de mutluyuz. İki Asuri-Süryani arkadaşlarımız İskender (Ahmed Mahmud) ve George (Tafia El Ali) bu hamlede şehit düştü. Onların anısına gücümüzü büyütecek, QSD bileşenlerinden biri olarak bundan sonra da DAİŞ’e karşı her cephede savaşacağız. Halkımıza ve şehitlerimize verdiğimiz sözü yerine getirecek, bu topraklarda tek bir DAİŞ çetesi bırakmayacağız. Bunu başaracak güce ve kararlılığa sahibiz. Savunmamızı yapacak, hakkımızı alacak ve diğer halkların da DAİŞ zulmünden kurtulması için mücadele edeceğiz. Suriye’nin demokratik ve özgür bir ülke olması için savaşıyoruz. Temel amacımız demokratik bir Suriye’de barış ve kardeşlik içinde yeni bir ülke inşa etmek. Ülkemizde demokrasiyi hakim kıldığımızda tüm halklar hak ettiklerini alacak, bu topraklar huzur ve barışı tadacak. Bizi bağrına basan halkımızın beklentilerine cevap olacağız.”
Ehrar El Cerablus Komutanı: DAİŞ’le birlikte Türk devleti de yenilecek
Ehrar El Cerablus (Cerablus Sokakları) Komutanı Armanc Cerablus ise Xabûr’un Gazabı adını verdikleri hamlenin bu topraklarda yaşayan halklara merhamet, düşmanlarına ise korku salacağını belirtiyor. “DAİŞ’i topraklarımızın her karışından kovacağız” diyen QSD komutanı, yeni hamlelerin de haberini veriyor: “QSD olarak hamlemizi bundan sonra da devam ettireğiz. Şedadê’den sonra sırada Minbic, Cerablus ya da Rakka olabilir. Sonrasında nereden ilerlediğimiz önemli değil. Suriye DAİŞ karanlığından kurtulacak, Xabûr da Fırat da özgür akacak. Dêra Zor’a yakın Mergeda kasabası var, kısa süre içinde onu da özgürleştirme hedefimiz var. Cerablus’taki halkın da özgürleştirilmesi için verdiği büyük destek var. Türk devleti çetelere verdiği destekle bu hamleyi engellemeye çalışsa da halk bizim özgürleştirmemizi bekliyor, bunu istiyor.”
QSD komutanı, Şedadê’de olduğu gibi DAİŞ’in Cerablus’tan da temizleneceğini ifade ederek, “Cerablus’un kurtuluşu sadece DAİŞ’e karşı değil, Türk devletinin Suriye halklarına yönelik düşmanca politikasına yönelik de bir darbe olacak, Türk devletinin de yenilgisi olacak” diyor. Bunun için henüz bir tarih belirlemediklerini belirten QSD Komutanı Cerablus, Türk devletinin saldırılarının sonuçsuz kalacağını vurgulayarak, şöyle devam ediyor: “Bizi DAİŞ’le bir tutmak isteyen Türk devletinin bu politikalarını da boşa çıkaracağız. DAİŞ‘in bu topraklardaki her yenilgisi, Türkiye’nin düşmanca politikasının da yenilgisidir. AKP ve DAİŞ zihniyetinin benzerliği her geçen gün daha çok ortaya çıkıyor. DAİŞ’e, El Nusra’ya, Ehrar El Şam’a vurduğumuz her darbede Türkiye’nin Suriye halklarına yönelik düşmanca politikasına darbe vuruyoruz. QSD olarak Suriye halklarına da çağrımız şu: Biz bu toprakların çocukları, sizin çocuklarınız, kardeşiniz, yoldaşınızız. Çete örgütleri gibi devşirme değiliz ve bu topraklarda barış ve kardeşlikten yanayız. Birliğimizi büyüterek çeteler ve ona destek veren tüm devletleri yenilgiye uğratabiliriz. Bunun için gücümüz ve cesaretimiz var.”
QSD Dış İlişkiler Sorumlusu El Ebed: İlerleyişimiz sürecek
QSD Dış İlişkiler Bürosu Genel Sorumlusu Abdulkerim El Ebed de QSD kurulmadan önce Burkan El Firat ve YPG güçleriyle birlikte DAİŞ’e karşı birçok cephede savaşmış. “DAİŞ gerçek İslam’ı temsil etmiyor, mezhepçilik yaparak bu halka ihanet ediyor” diyen El Ebed, halkın QSD’yi kurtuluş umudu olarak gördüğüne dikkat çekiyor. Halkın talebi üzerine başlattıkları Tişrîn ve Şedadê hamlelerinin de bunu kanıtladığını vurgulayan El Ebed, QSD Askeri Konseyi’nin belirlediği hedef doğrultusunda ilerleyişlerini sürdüreceklerini aktarıyor.
El Ebed şöyle devam ediyor: “Yeni hamleler için hazırız. QSD içinde Arap, Kürt, Süryani ve Türkmen halkı olarak birleştik ve bu güç tüm saldırıları karşılayacak, buna yanıt verecek kudrete sahip. Kısa bir süre önce kuruluşumuzu ilan etmemize rağmen bu güveni karşılıksız bırakmadık, halka büyük zaferler armağan ettik. Bu güçle nasıl başarılar yaratılabileceğini tüm dünyaya göstereceğiz. Suriye halkı kendisini savunanın, temsil edenin kim olduğunu artık biliyor. Bu hepimize kazandıracak.”
Êzîdî kadınların intikamı için...
DAİŞ’in Şengal Katliamı ardından esir aldığı kadınları burada pazarlaması nedeniyle Şedadê’nin manevi açıdan da büyük önemi var. Bu vahşetin intikamını almak isteyen YPJ savaşçıları, hamlede yer almak ve ön cephede savaşmak için oldukça ısrarcı olmuş. YPJ komutanları, kadın savaşçıların bu taleplerini karşılarken zor anlar yaşadıklarını belirtiyor.
Şedadê hamlesinde yer alan YPJ komutanlarından Nûjîn Dêrik, hamlenin sıkça dile getirilen stratejik ve ekonomik öneminden daha çok kadınlar için intikam sebebini arttıran yönüne vurgu yapıyor: “DAİŞ’in vahşetine maruz kalan, burada satılan Êzîdî kadınların intikamını Şedadê’yi özgürleştirerek aldık ve halkın beklentilerine de yanıt olduk. Bu umutları boşa çıkarmadığımız için mutluyuz. QSD içinde yer alan Kürt, Arap, Süryani kadınları olarak DAİŞ’in vahşetine maruz kalan tüm kadınları düşünerek, onların intikamını almaya kilitlenerek cephedeki mevzilerimizde yer aldık. Hamlenin zaferine inandık ve savaşın tüm zorluklarını bu inançla göğüsledik. Hamlede Sara ve Helin yoldaşlarımızı şehit verdik. Onlar Şedadê’nin ve buradaki halkın kurtuluşunun fedaileri oldu. Şehitlerimize verdiğimiz sözün gereğini de yerine getireceğiz. Her hamlede kadın katılımlarının artması, halk içinde QSD’ye yönelik destek ve umudun artması da bunun ilk adımları. Şedadê’yi tümden özgürleştirdik ve şu an güçlerimizi yerleştiriyor, Şedadê halkı ile birlikte yeni bir başlangıcın hazırlığını yapıyoruz.”
‘Her hamlede sorumluluk artıyor’
YPJ komutanlarından Sozdar Efrîn de Şedadê hamlesinde Kürt, Arap ve Süryani kadınların DAİŞ çetelerine karşı omuz omuza savaştığını söylüyor, Şedadê’de ağırlıkta Araplar yaşadığı için özellikle YPJ’nin Arap savaşçılarının ön cephede yer aldığını belirtiyor. YPJ’li kadınlar olarak her hamleyi kadını savunma ve özgürleştirme hamlesi olarak ele aldıklarını belirten YPJ komutanı, her hamlenin sorumluluklarını arttırdığının da bilincinde.
“Çetelerin vahşetine karşı insanlığı savunuyoruz ve bunu gerçekleştirmekte kararlıyız” diyen YPJ komutanı Sozdar Efrîn de Êzîdî kadınları hatırlatıyor: “Êzîdî kadınların pazarlandığı bu alanda hamlenin zaferini ilan ederek onlara yönelik vahşetin intikamı için önemli bir adım attık. Ne pahasına olursa olsun çetelerin zulmüne maruz kalan her yeri savunma ve kurtarmakta kararlılıyız. Özgürlüğün mutluluğunu, zaferimizi zılgıtlarıyla karşılayan kadınların gülüşlerinde gördük ve bundan güç alıyoruz. Şedadê’de olduğu gibi kurtarılan her yerde kadın savaşçılara yönelik de büyük bir ilgi var. Şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da sahip çıkacak ve umutları boşa çıkarmayacağız. Bu umut gelecek zaferlerimizin de temelini oluşturuyor. DAİŞ’in faşizmine karşı sosyalist, eşitlikçi ve halkların kardeşliğinden yana olan ideolojimizin farkını yaşamda ortaya koyacağız. DAİŞ’in faşizmine, karanlığına bu topraklarda son verinceye kadar halklara yeni hamleler armağan edeceğiz.”
Arap YPJ’linin ısrarı
Arap YPJ savaşçısı Hebûn Lewend de komutanlarına ön cephede savaşmak için ısrar edenlerden. 2014 yılında YPJ saflarına katılan Lewend, QSD’ye destek veren Reşid aşiretinden. Aşiretinden kendisiyle birlikte 10’un üzerinde kişi YPG/YPJ saflarında.
Şedadê hamlesinde Sarap cephesinde savaşan Hebûn Lewend, ısrarının sebebini, “Şedadê çoğunlukla Arapların yaşadığı bir yer olduğu için benim için bu hamlenin farklı bir anlamı var. Burada DAİŞ zulmüne son verirken küçük de olsa bir katkım olduğu için onur duyuyorum” sözleriyle dile getiriyor.
Sawi cephesinde savaşan YPJ’li Reyhan Hisên de halkın yoğun ilgisiyle karşılaştıkları için mutlu. “Büyük bir kararlılık ve moralle hamlede yer aldık. Hamle öncesi DAİŞ’in saldırıları nedeniyle halkın büyük bir bölümü göç etmişti. Hamle ardından bizi ilk karşılayan kadınlar oldu, bu bize güç ve moral verdi” diyen Hisên, halkın bu desteğine layık olacaklarını söylüyor. n BİTTİ
DENGİR GÜNEŞ/HESEKE