Çağdaş Kürt tiyatrosunu, Kürt dili ve kültürü üzerindeki baskı ve yasaklardan bağımsız değerlendirmek mümkün değil. Bu baskı ve yasaklar, Kürt tiyatrosunun gelişimine de büyük darbe vurmuştur. Bu bağlamda Kürt halkına yaşatılan inkar ve imha politikalarından Kürt tiyatrosu da payına düşeni almıştır. Örneğin Kürtçe oyun tekstlerin azlığı, Kürt halkına uygulanan aşırı asimilasyon politikası ile doğrudan bağlantılıdır. Bu konuda yavaş da olsa sağlanan gelişmeler umut verirken, bununla beraber Kürt tiyatrosu hala büyük sorunlarla karşı karşıya.
Devlete ait salonlarda hala Kürtçe oyunların oynanmasına izin verilmemekte ve asimilasyon politikaları da son hızla devam etmektedir. Böylesi ret ve inkar politikalarına hizmet eden bazı tiyatro grupları da var. Kendileri Kürt ama Türkçe tiyatro yapıyorlar. Bu gruplar için bölge valilikleri de maddi ve manevi desteklerini esirgemiyorlar çünkü bu tip gruplar, bölgede yürütülen asimilasyon politikasının birer parçası haline gelmişler.
Kürtlerin ulusal uyanışı ile birlikte, sergilenen Kürtçe oyunlara da yoğun bir ilgi gösterilmeye başladı. Çünkü Kürt izleyicisi, başkasının kültür anlayışını değil, kendine ait olan kültürü görmeye başladı. Başkalarının kendilerine reva gördüğü benliğinden uzaklaştırma değil, kendi gözüyle kendi geçmişini ve mücadelesini görmeye başladı. Yalnız eskiden divan ve şenliklerde sergilenen Kürt tiyatrosu mesaj içerikli değildi, sadece komedi yani güldürü amaçlıydı. Bu gelenek yine sürdürüldü ama bu sefer daha örgütlü ve mesaj içerikli.
Doğrusu MKM ve o doğrultudaki Kürt kültür-sanat kurumlarının gösterdiği yoğun çabalar sonucunda modern Kürt tiyatrosunun temeli atılmış oldu diyebiliriz. Hatta profesyonel anlamda da Kürt tiyatrosunu salonlara taşımış ve izleyicilerle buluşturmuştur.
Arsen Poladov grubu olarak bölgede, özellikle de yaşadığımız Batman’da süregelen geleneği sürdürmeye çalıştık, ilk defa Sînor adlı Kürtçe bir oyunu mahallede büyük bir seyirci kitlesinin önünde oynadık. İlk dönemlerde Kürt tiyatrosunu sokaklarda sergilediğimizde aile çevremizdeki bazı insanlardan olumsuz tepkiler aldık. İşte nedir, şaklabanlık yapıyormuşuz, ama biz kulaklarımızı tıkatıp işimize devam etmeye çalıştık. Zaman geçtikçe halktan olumlu tepkiler gelince, daha önce olumsuz yaklaşanlar da saygı göstermeye başladı. Kürt tiyatrosunu Batman halkına tanıttık ve sevdirdik diyebilirim.
Arsen Poladov grubu, hemen hemen bölgenin tamamını dolaşmış, bazen sokakta, bazen bir konser platformun üstünde, bazen de bir tiyatro salonunda izleyicisiyle buluşmuştur. Her sunumda sonra da olumlu tepkiler almıştır. Son 20 yılda yapılan Kürt tiyatrosu, ulusal mücadeleden etkilenerek mesaj içerikli oyunlar sergilemeye ağırlık verdi. İzleyiciyi ağlattı, ağlatırken de ulusal duyguları güçlendirdi. Bazen güldürdü, güldürürken de düşündürdü ve o düşüncelerle izleyici kendi kimliğini aramaya başladı.
Şunu da belirtmek gerekir; geçmişte Batman’da tek tük de olsa sadece Türkçe tiyatro oyunları sergileniyordu ama hiçbir oyunda salonların dolduğu görülmedi, çünkü az sayıda dışarıdan gelen memur-öğretmen kesiminden olan izleyici kitlesi vardı. Fakat Kürt tiyatrosu salonlarla buluştuğunda tiyatro seyircisinin sayısında da yoğun bir artış yaşandı çünkü Kürt tiyatrosu, beraberinde izleyicisini de salonlara taşıdı.
Kürdistan’da büyük bir Kürt tiyatro sever izleyici kitlesi var. İzleyicilerimiz halkın bütün kesimlerinden oluşuyor. Doktorundan öğretmenine, esnafından işçisine, öğrencisinden memuruna, yaşlısından çocuğuna kadar, dilini ve kültürünü seven herkes izleyicimizdir.
Kürdistan’da, batılı ülkelerdeki gibi tiyatro salonları burjuva kesiminin veya elit bir kitlenin hizmetinde değil, aksine halkın hizmetinde olan bir tiyatro anlayışı esas. Bu nedenle halk Kürt tiyatrosuna yoğun ilgi duyuyor. Yalnız belediyelerimiz Kürt tiyatrosunun gelişim gerçeğinden biraz uzak duruyorlar. Örneğin hala çoğu ilimizde tiyatroya uygun salonlar bulunmuyor. Oysa şimdiye kadar belediyelerimiz bütün il, ilçe, hatta kasabalarda donanımlı birer tiyatro salonu yapmış olmalıydı. Salonlarımızın olmaması büyük bir eksiklik, bu konuda büyük sıkıntılar yaşanmaktadır. Tiyatroların ulusallığa geçiş noktasında ne kadar büyük rol oynadığı herkesçe biliniyor. İnanıyorum ki belediyelerimiz bu konuda daha hassas yaklaşır ve Kürt tiyatrosu bundan sonra en azından yer ve salon sıkıntısından kurtulmuş olur.
En son şunu belirtmekte yarar görüyorum; önümüzdeki yıllar, Kürt tiyatrosunun parlayan yılları olacaktır. Hatta Kürt halkının gözünde bütün sanat sallarından daha çok beğeni toplayacağına inanıyorum.
Batman Bahar Kültür ve Sanat Merkezi’ne bağlı Teatra Arsen Poladov üyesi