CHP'den rant sağlayanlar, HDP'nin kendisine seçimi kaybettirdiği gerekçesiyle önce seçim bürosu olarak kullanılan yere saldırdı sonra da ilçe binasında bulunan HDP'lileri linç etmeye kalktılar. İkinci saldırıyı birebir yaşayan ve aldığı darbeler sonrasında yaralanan HDP Maraş Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Salih Baykal, gazetemize yaptığı açıklamada "saldıranların başından bir tanesi daha önce kızartıcıı suçtan cezaevinde kalmış bir kişi ile CHP'nin belediye meclis üyeleri ve ilçe yöneticileri geliyordu. Küçük bir yer olan Pazarcık'ta polis gelip önlem almadığı gibi bizi suçladı" dedi.

Polis tehdit etti

Baykal, ilk saldırının önceki akşam saat 19:00 sularında gerçekleştiğini belirterek kendilerinin Maraş il binasında toplantı sırasında gerçekleştiğini söyledi. Saldırı haberini alır almaz Pazarcık'a gittiğini söyleyen Baykal, seçim zamanında irtibat bürosu olarak kullanılan binanın camlarını kırıldığı dile getirdi. Baykal, gelmelerinden kısa bir süre sonra yine bir saldırıyla karşı karşıya kaldıklarını belirterek "İlk saldırıyı gerçekleştiren kişinin gözaltına alındığını söylediler. Biz de ilçe binamıza geçtik. Daha sonra bir ellerinde satır, sopa ve demir olan bir grubun küfürler ve hakaretler ederek binamıza doğru geldiklerini söylediler. Ağza alınmayacak küfürler ediyorlardı. Yine de onlarla görüşerek sakinleştirdim ve geri gittiler. Bu olaydan 10 dakika sonra polis geldi" dedi. Polisin kendilerine karşı tavrı karşısında şaşırdıklarını söyleyen Baykal, 'polis bize açıkca 'sizi Pazarcık'ta istemiyoruz. Sen dışarıdan geldin, burada istediğin gibi davranamazsın. Sana saldırırlarsa sen bana sığınacaksın ki seni koruyayım' ifadelerini kullandı. Polis gider gitmez üçüncü saldırı gerçekleşti" diye konuştu.
Gelen grubun 60-70 kişiden oluştuğunu ve çok planlı hareket ettiğini söyleyen Baykal, sözkonusu güruhun ilk olarak arabaları tahrip ettiğini ve kullanılmaz hale getirdiğini söyledi. Grubun daha sonra bina içerisindekilerini linç etmek için yukarı çıkarken de binaya hasar verdiğini belirten Baykal, "bunları dışarı çıkarttık. Kapının önünde konuşurken, binamızı taşladılar. Camlar kırıldı. Kırılan camlar arkadaşlarımızın üstüne düştü. Bir arkadaşımızın damarları kesildi. Yarım saat ambulans beklemek zorunda kaldı. Bugün (dün) ameliyat olacak. Doktorun dediğine göre parmaklarını bundan sonra kullanamayabilir. Ben ve iki arkadaş ayakta tedavi edildik. Ancak kolumda ve ayağımda şişlikler var yürüyemiyorum" dedi.

Kaçırmaya çalıştılar

Bina taşlanırken üç kişinin zorla bir arabaya bindirmeye çalıştığını da sözlerine ekleyen Baykal, direndiği için sözkonusu kişilerin kendisini götüremediğini söyleyerek "elbiselerimi yırttılar. Üzerimdeki paramı da aldılar" dedi.
Bu olaylar olurken polisin ortalıkta olmadığını da sık sık vurgulayan Baykal, CHP'lilerin dağılmasından sonra bu kez seçimi kaybeden CHP'li belediye başkan adayı Kamil Dalkara'nın kardeşi Hüseyin Dalkara'nın binalarının önüne geldiği ve tehditler savurduğunu söyledi. "Hüseyin Dalkara, seçimi bizim (HDP'nin) yüzümüzden kaybettiklerini söyledi" diyen Baykal, "Bize 'buradan defolup gideceksiniz. Akıllı olun. Bize seçimi kaybettirdiniz bunun bedelini ağır ödeyeceksiniz' diye tehdit etti. Arkadaşlarımız saldırmak istedi ancak izin vermedik" diye konuştu.

CHP ve polis el ele verdi

Baykal, bütün olayların polisin ve CHPli yöneticilerin yönlendirmesiyle gerçekleştiğini ifade etti. Sözkonusu gerginliğin günlerdir sürdüğünü dile getiren Baykal, "biz CHP'li yetkililere ulaşmaya çalıştık. Durumun vahametini anlattık. Ancak onlar oralı olmadı. Ne CHPli yöneticiler ne de Kamil Dalkara telefonlarımıza çıktı. Bu provokasyonun önüne geçilebilirdi. Olaylar olmuş CHP şimdi bizi arıyor 'görüşelim' diye. Biz bu saatten sonra onlarla ne görüşeceğiz" dedi. Saldırıdan sonra emniyete gittiklerini söyleyen Baykal, kendisine saldıran kişinin gözaltına alınmadığını ve bunu polise söylediğinde 'o kişi orada (saldıranlar arasında) yoktu' cevabıyla şoke olduğunu söyledi. "Düşünün olaylar olurken hem orada olmayacak, halkı korumayacaksınız hem de saldırganı koruyup 'orada yoktu' diyeceksiniz. Yine ilk saldırıyı yapan kişinin 'sarhoş' olduğunu söylediler" diyerek polisin tavrına tepki gösterdi.

'Sarhoşlar saldırıyor' iddiası

Baykal, son günlerde Maraş ve ilçelerinde HDP bürolarına saldıranların 'sarhoş' olmasına da dikkat çekiyor. Baykal, "Maraş ilçe binamıza gece yarılarında saldırı oldu. Polis, özellikle üçüncü katın camlarını taşlayan kişilerin 'sarhoş' olduğunu ve savcının serbest bıraktığını söyledi. Yine Afşin'deki saldırıyı yapanlar da 'sarhoş'tu. Elbistan'da seçim büromuzun önünde havaya ateş eden kişi ise sevgilinden ayrılmış ve alkol alması sonucu 'sarhoş' olmuştu. Bu sarhoşlar neden CHP'nin, MHP'nin ya da AKP'nin binalarına saldırmıyor da bizim binamıza saldırıyorlar" dedi.

Cevabımız örgütlenmemizle olacak

Olaylardan sonra sadece Maraş İHD'nin kendilerine 'geçmiş olsun' dileklerinde bulunduğunu belirten Baykal, "saldıranlar halk değildi. Zaten saldırılardan sonra gece yarılarına kadar binamız dolup taştı. Bize destek verdiler. CHP'ye oy verdikleri için pişman olduklarını söylediler" ifadesini kullandı. Baykal, bu saldırılara karşı en iyi yanıtı Maraş ve çevre illerinde örgütlenerek vereceklerini söyledi. "Her ilçede her yerde örgütleneceğiz. Bunların saldırıları bizi yıldıramaz. Kürt ve Alevi halkımızın üzerinden kendini yaşatan CHP'nin katliamcı ve kinci maskesini düşüreceğiz" dedi.
Baykal, saldırılarının altında bir dönem Pazarcık'ı yöneten CHP'nin pisliklerinin ortaya çıkacağından korkmasından kaynaklandığını söyledi. Sosyal medyaya CHP döneminde göstermelik ihalelerle Pazarcık'ın birçok arsasının satıldığı ortaya çıkmıştı. Saldıranlarında CHP'den rant sağladığını söyleyen Baykal, "rant kapısının ellerinden gitmesinden bizi sorumlu tutuyorlar" dedi.


HABER MERKEZİ




Maraş Girişimi: Halkımız sahip değil

Avrupa Maraş Girişimi, seçim yenilgisini hazmedemeyerek kimi CHP'li provakatörlerin HDP'ye yönelik saldırıyı kınayarak "Nasıl ki Kılıçdaroğlu, Dersim katliamını gerçekleştiren partinin en tepesine kendine yer buldu, şimdi de Maraş katliamının bir tek hesabını soramayan, katliamın korkak, teslimiyetçi artıkları yine bu partiden aday olarak Kürt halkına saldırmaktadır" dedi.
Avrupa Maraş Girişimi'nden yapılan yazılı açıklamada "CHP’nin seçim yenilgisi, BDP’ye değil Kürt halkına ihanet geleneğine bağlanmalıdır. CHP Kürdistanın tümünde kovulmuş ve ancak Kemalizm ve asimlasyonun yoğun olduğu bir kaç yerde tutunabilen bir parti konumunda bulunmaktadır. Bütün bu gerçekler ortada iken, seçim yenilgisini BDP-HDP tabanına bağlamak, ırkcı ve faşizan eğilimlerin cilalanmasından başka bir anlama gelmemektedir. MHP ve Gülen cemaatiyle Pazarcık'ta açıkça ittifak yapmaktan kaçınmayan CHP'nin, yenilgi sonrası halkımıza saldırması yeni bir durumdur ve bizim açımızdan yeni bir değerlendirme yapılmasına neden olmuştur. Biz Pazarcıkta CHP'yi değil ama tabanını Kürt ve Alevi kimliği nedeniyle asla karşımıza almadık, bundan sonra da almayacağız. Aksine halkımızın ırkçı, kemalist ve Kürt düşmanı bir parti tabanı olmaktan çıkması için inatla bir çalışma sürdüreceğiz" denildi.

Kürt halkına yönelik saldırılara karşı hoşgörülü olunmayacağı ve bunun hesabının sorulacağını duyuran Maraş Girişimi açıklamasında "Bu nedenle aralarında Kamil Dalkara, Hüseyin Dalkara, Ali Genç gibi isimleri provakasyonlarından dolayı teşir ediyor ve halkımızı bu isimleri iyi tanımaya çağırıyoruz. Söz konusu isimler ve destekcileri, saldırı ve provokasyonlarıyla Kürt ve Alevi kitlemizden kimi insanların ağır yaralanmalarına da neden olmuştur. Bunların halkımız arasına nifak tohumları ekmelerine izin vermeyeceğiz. Halkımız sahipsiz ve savunmasız değildir. Mücadelemizin sözkonusu saldırganlar ile ideolojilerinin bölgeden sökülüp atılıncaya kadar süreceğini hatırlatmak istiyoruz" ifadelerine yer verdi.

HABER MERKEZİ