Yürüttüğü kadın ve çocuk politikaları ile aile bütünlüğünü koruma adı altında kadınları ölüme, çocukları ise istismara mahkum eden 14 yıllık AKP iktidarı döneminde on binlerce kadın şiddete maruz kalırken, binlerce kadın vahşice katledildi. AKP hükümetinin ‘aileyi koruma’ politikaları çerçevesinde yaşama geçirmeye çalıştığı tecavüz yasalarının temelini oluşturan ve topluma ‘Boşanma Komisyonu’ olarak lanse edilen Meclis Araştırma Komisyonu'nun hazırladığı rapora KJA Dönem Sözcüsü Ayla Akat Ata tepki gösterdi. Ata, AKP hükümetinin ailenin korunması adı altında kadınların kazanılmış haklarını geri almaya çalıştığını söyledi.


Ailenin güçlendirilmesini esas alıyor

Yayımlanan raporun Türkiye’deki kadın gerçekliğini ve sorunlarını yansıtmadığını belirten Ata, “Meclis araştırma komisyonu, esasında merkezine ‘aileyi, aileyi güçlendirmeyi’ alan bir komisyondur. Bu manipülasyon sadece isimde değil, içerikte de etkisini gösteren bir yapıya sahiptir. Türkiye’de her ay onlarca kadın şiddet görüp katledilirken, Komisyon'da bu kadınların neden şiddet gördüğü değil, aile kurumunun nasıl güçlendirileceği tartışılıyor” dedi.


Boşanma bir problem değil

AKP iktidarının siyasi amaçlarını gerçekleştirmek için aile yapılanmasını kullandığına dikkat çeken Akat Ata, şöyle devam etti: “Türkiye’de boşanmak bir problem bile sayılamaz. Çünkü ülkemizdeki boşanma oranı binde iki bile değil ve boşananların yüzde sekseni yeniden evleniyor. Öte yandan Türkiye’nin toplam nüfusu içerisinde boşananların oranı yüzde dört bile değil. Bu durum çok net ortaya koyuyor ki; Türkiye’nin öncelikli konularından biri boşanma değildir ama siyasi partilerin aile üzerinden yürüttüğü ve siyasal amaçlarına hizmet eden sosyal politikalar nedeni ile ailenin korunması ve güçlendirilmesi maksadı ile planlanan ve tasarlanan bir süreç söz konusu. Bu anlamda kadın hareketleri ve yapılanmaları baştan beri bir isyan ile karşılayarak, söz konusu araştırma komisyonun kazanılmış kadın haklarını geri almaya dönük bir rapor yayımladığına dair kamuoyuna görüşlerini deklere etti.” 


İşin merkezinde erkek vardı

İktidarın boşanmış kadınlar ve Morçatı gibi kadın örgütleri yerine erkekleri dinlemeyi tercih ettiğini belirten Akat Ata, ”Bu bile komisyonun çalışma tarzı ve neyi amaçladığı hakkında kamuoyuna gerekli mesajı verecek nitelikte bir adımdı. Çünkü onlar için işin merkezinde baba ve eş konumunda olan erkek ve onun kurmuş olduğu örgütlü yapısı vardı” dedi.


Kadın kazanımlarını hedefliyor

KJA Sözcüsü, sözkonusu raporun gelecekte hazırlanacak bir yasaya konu olabilecek, kadın hareketinin bugüne kadar elde ettiği kazanımları geri almayı hedefleyen bir içeriğe sahip olduğuna dikkat çekti ve şu örnekleri verdi: ”Mesela boşanmış kadınların aldığı nafaka süreye bağlandı. Erkek sürekli nafaka ödemek zorunda değil, çünkü ‘kadın üretmeye teşvik edilmelidir’. Yine tecavüzcüsü ile evlenme daha önce de Türk Ceza Kanunu'nda vardı, ancak kadın hareketinin 2004-2006 aralığında yürüttüğü güçlü çalışmalarla yeni düzenlemelerin yapılmasını sağladı. Bu düzenlemelerin en önemlilerinden biri de tecavüzcüsü ile evliliğin kaldırılmasıydı. Şimdi bu konu komisyon ile birlikte yeniden gündeme geldi. Hatta o da yetmezmiş gibi çok aşağılayıcı bir düzenleme dillendirildi. Bu düzenlemeye göre 5 yıl boyunca başarılı bir evlilik sürdürme. Kime, neye göre bir başarı? Kadının bu evlilik içerisindeki pozisyonu ile başarılı bir evliliğin tarafı olacağı nasıl öngörülebilir? Çünkü tecavüzcüsü ile evlendirilen bir kadın için o evlilik bir cehennemdir. Tüm bunların yanı sıra kadınların uğramış olduğu şiddetten dolayı koruma kararları var. Türkiye’de koruma altına dahi alınan kadınlar öldürülürken korumanın koşulları zorlaştırılıp bu çerçevede delil isteniyor, araştırma isteniyor. Bu yaklaşım bile kadını ölüme terk eden bir süreci beraberinde getiriyor.” 


Siyaset kadını boyun eğdirme noktasında

Akat Ata, boşanma davalarının gizlilik içerisinde yürütülmesi kararının ve arabuluculuk sisteminin geliştirilmesinin, kadınları yalnızlaştırmaya yönelik olduğunu belirtti ve ailenin kadın ve çocuk aleyhine korunmaması gerektiğini kaydetti. 

Kadınların yüzde doksanının fiziksel ve psikolojik şiddet mağduru oldukları için boşanmak istediklerini aktaran Akat Ata, “Siyaset eğer kadını eve, şiddete karşı boyun eğmeye mahkum eden bir noktada ise esasında ideolojisi de bu olduğu için bunu yansıtıyor. Dolayısıyla bu durum, araştırma komisyonlarına ve yarın yasalara nüfuz edecek noktaya taşınıyor” ifadelerini kullandı.


'Sürecin takipçisi olacağız'

Türkiye ve Kürdistan Kadın hareketlerinin yıllardır şiddetin kaynağının araştırılması için çaba harcadığına dikkat çeken Akat Ata, “KJA olarak biz bu sürecin takipçisi olacağız. Yıllardır vermiş olduğumuz mücadele sonucunda açığa çıkardığımız kazanımlar var. Söz konusu bu kazanımları büyütmemiz gerekirken, görüyoruz ki devletin tekçi yapısı kadınların kaybedeceği bir süreci hayata geçirmeye çalışıyor. Bu bir komisyon raporudur ama az bir şeydir diye yaklaşmamak lazım. Bu nedenle Türkiye kadın hareketi ile ortak hareket ederek bu raporun herhangi bir yasaya zemin hazırlamaması için elimizden geleni yapacağız” dedi.



ELİF DOÐAN / MELEK YÜKSEL/ANF/AMED