
Kürdistan faşizme mezar olacak
İstasyon'a açılan dört farklı yoldan yeniden toplanan kitle DTK Eşbaşkanı Aysel Tuğluk, BDP Eşbaşkanları Selahattin Demirtaş ve Gültan Kışanak ile Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir'in yanı sıra BDP'li milletvekillerinin eşliğinde yeniden İstasyon Meydanı'na girmeye çalıştı. "Biz ne pahasına olursa olsun İstasyon Meydanı'na gireceğiz" diyen Demirtaş ve beraberindekilerin yolunu yüzlerce çevik kuvvet ile kesildi. Polis, Demirtaş ve beraberindekilere cop, gaz bombası ve tazyikli suyla saldırdı. Demirtaş, polislere "Suç işliyorsunuz, sizi dağılmanız konusunda uyarıyorum" dedi. Demirtaş tepkisini, "Burası İstasyon Meydanı halkın özgürlü meydanı. Gidin Vali gelsin, yasaklayan zihniyet gelsin. Kürdistan faşizme mezar olacak" şeklinde gösterdi. Saldırı dakikalarca sürdü.
Baydemir panzeri yumrukladı
Yapılanlanlara sert tepki gösteren Baydemir. "Bu faşizmdir" diyerek çok sayıda yurttaş ile birlikte tazyikli su sıkan polis panzerini yumrukladı. "Burası İstasyon Meydanı! Alçaklar. Ya bizleri öldüreceksiniz ya da ne pahasına olursa olsun buraya girmemize engel olamayacaksınız" diye tepki gösteren Selahattin Demirtaş ve beraberindekilerin camide mahsur kalan yurttaşların yanına gitmek istemesi bir kez daha polisler tarafından engellendi.
Onlarca kişi yaralandı
Atılan gaz bombaları nedeniyle gaz bulutuna dönen İstasyon Meydanı'nda göz gözü görmezken, yaşanan arbedede BDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan ayağına isabet eden gaz bombası, Zübeyde Zümrüt cop darbesi, camide polisler tarafından tartaklanan Diyarbakır Belediye Başkanı Osman Baydemir ve kullanılan tazyikli su ve cop darbeleri nedeniyle BDP Eşbaşkanları, DTK Genel Başkanı ve BDP'li vekiller yaralandı. Ayağından ağır yaralanan Pervin Buldan olay yerine çağrılan ambulans ile hastaneye kaldırıldı.
Camide de 'demokrasi'
Çatışmalar kent geneline yayıldı. Zırhlı polis araçları, panzerler, helikopterler, özel harekat polisleri, sık sık yaşanan patlamalar ve kentten yükselen dumanlarla kent savaş alanına dönerken, kitlenin İstasyon Meydanı ısrarı sürdü. Koşuyolu Parkı'nda lastik yakarak, polis araçlarının gelmesini engellemek için yolu trafiğe kapatan gençlerin sık sık "Öcalansız dünyayı başınıza yakarız" sloganları atması dikkat çekti.
Kitlenin ısrarı karşısında adeta çılgına dönen polis, Ofis Semti'ndeki Abdulcelil Camii'ne girdi. Polisin, yurttaşların tepki göstermesi üzerine "Demokrasi uyguluyoruz" demesi dikkat çekti.
Ambulans sirenlerinin durmadığı kentte, yaralıları taşıyan ambulanslar polis tarafından durdurularak yaralılar gözaltına alınmak istendi. Yurttaşların tepkisi üzerine yaralılar hastanelere kaldırıldı.
Seçilmişler Sümerpark'ta
Sümerpark'ta aralarında BDP'li milletvekillerinin de yer aldığı ESP, EMEP, HDK İstanbul Milletvekili Levent Tüzel, Sanatçı Suavi ve Ferhat Tunç ve çok sayıda kişi oturma eylemine başladı. Polis parktaki yurttaşların ve BDP'li seçilmişleri çıkarmaya çalışırken, BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş tepki gösterdi. Bunun üzerine polisler Demirtaş'ın üzerine yürürken arbede yaşandı. Polis geri çekildi.
Polise 'ara sokak' uyarısı
Polisin ara sokaklara giremediği kentte, zırhlı araçlar kol gezerken, polis telsizlerinden polislerin zırhlı araçlardan inmemeleri, ara sokaklara girmemeleri ve çelik yelek kullanmaları konusunda uyarılar yapılması dikkat çekti.
Sabah kadar oturma eylemi
DTK, BDP, ESP, EMEP ve sivil toplum örgütü temsilcileri, devlet terörünü Sümerpark'ta yaptıkları basın açıklaması ile protesto etti. BDP Eşbaşkanı Demirtaş, gün boyu baskılara boyun eğmeyen yurttaşlara teşekkür ile konuşmasına başlayarak, şunları söyledi: "Bu halk, Önderliği'ne ne kadar sevdalı olduğunu ortaya koymuştur. Bu halkın Sayın Öcalan'ın özgürlüğünü net bir şekilde istediği talep ettiği ortaya konulmuştur. Halka ve seçilmişlerine gün boyu sokaklarda işkence yapılmıştır. Halkın iradesi teslim alınamamıştır. Bu gün Diyarbakır meydanında yenilen çürümüş faşizan zihniyet olmuştur. Sömürgeci zihniyet anlayışı ile halkımıza yaklaşanlara bu gün halkımız görkemli direnişi ile cevap vermiştir. Bu böyledir; böyle olacaktır. Herkes bunu artık zihnine yazmalıdır. Halkımız sokak sokak, meydan meydan direnişini ortaya koymuştur. Bizde bütün seçilmişler olarak bu faşizan tutumu protesto etmek için burada sabahlayacağız."
Seçilmişlerin oturma eylemi, sabaha kadar devam etti.
Demirtaş: Meşruiyetleri kalmadı
Sümerpark'taki oturma eyleminin ardından basın açıklaması yapıldı. Açıklamaya DTK Eşbaşkanı Aysel Tuğluk, BDP Eşbaşkanları Selahattin Demirtaş ile Gültan Kışanak, BDP'li milletvekilleri, İstanbul Milletvekili Levent Tüzel, sanatçı Rojda, Suavi, Ferhat Tunç, ESP ile EMEP temsilcileri, sivil toplum örgütü temsilcilerinin yanı sıra yüzlerce kişi katıldı.
Demirtaş, "Dün geceden bu yana Amed'de faşizme karşı direniş gösteren halkımıza saygılarımızı sunmak istiyoruz" diyerek sözlerine başladı. Demirtaş, AKP'nin faşist rejiminin Diyarbakır'da görkemli direniş karşısında ne kadar aciz olduğunun görüldüğünü belirterek, "Dün Amed'de devletin copundan, gazından, panzerinden başka bir şeyi yoktu. Elinde coptan, panzerden başka bir şeyi kalmayan devlet meşruiyetini yitirmiştir. Kürdistan'da AKP meşruiyetini yitirmiştir. 24 saat içerisinde ortaya çıkan tablo budur" dedi. Kürt halkının 24 saat boyunca meydanlarda "Sayın Öcalan özgür olmalıdır. Öcalan'ın özgür olmasını istiyoruz" diye haykırdığını kaydeden Demirtaş, "Devlet ısrarla bu talebin ortaya çıkmaması için 24 saat sokak sokak, ev ev, meydan meydan işkence uyguluyor. Yeter ki bu talep ortaya çıkmasın. Ama engelleyebildi mi? Halkın sahiplenişi AKP'nin politikalarını boşa çıkardı" diye konuştu.
Kürt halkının Öcalan özgürleşmeden barışın olmayacağını bildiğini belirten Demirtaş, "Zerre kadar halkın iradesine saygıları kalmışsa, ya da en azından kendi siyasi istikballerini düşünüyorlarsa halkın taleplerine kulak vermelidir" şeklinde konuştu.
AKP Hükümeti'nin meşruiyetini yitirdiğini ve sadece faşizmi temsil etitğini kaydeden Demirtaş, "Artık AKP'de olanlar da düşünmelidir" diye uyardı.
Çözüm eli uzatıldıkça coplarla, gazlarla karşılık verildiğini kaydeden Demirtaş, "O elin sahipleri direnmeyi de bilir" dedi.
Onurlu ve direngen bir halkın temsiliyetinin kolay olmadığını belirten Demirtaş, "Amed zindanında başlayan direniş, bugün her tarafta. Bizler o ruha bağlı kalırsak, layık olabiliriz. Kimse şundan şüphe duymasın; zalim kendi zulmünde boğulacaktır. Bu halkın direnişi bunu sağlayacaktır" ifadesinde bulundu. Diyarbakır'ın ortaya koyduğu duruşun örnek teşkil ettiğini kaydeden Demirtaş, Öcalan özgür olana kadar direnişin süreceğini söyledi.
Açıklamanın ardından oturma eylemine son verildi.
HABER MERKEZİ
86 gözaltı
86 kişi gözaltına alındı. 86 kişi içinde yaralıların da olduğu belirtiliyor. Gözaltına alınanlar Emniyet Müdürlüğü'nde tutulurken, avukatları ile görüştürülmedikleri öğrenildi. 86 kişinin bugün adliyeye getirilmesi bekleniyor. Hastane kayıtlarına göre 40'ı aşkın yurttaş yaralandı.
Sokak işkencesinin çıplak fotoğrafı!
Polisin sokaktaki şiddeti, her köşe başında onlarca gazetecinin kamera ve fotoğraf makinası tarafından saniye saniye kayıt altına alındı. Polisler tarafından çekiştirilerek üstü yırtılan gencin sırtına coplar indirilmesi ve yurttaşın bağırışları objektiflere tüm çıplaklığıyla yansıdı. Önce ayaklar altına alınan, sonra elleri arkadan bağlanıp caminin duvarına yapıştırılan genç, çok sayıda polis tarafından coplandı. Sokak ortasında yapılan işkencenin ardından ismi öğrenilemeyen genç polisler tarafından gözaltına alındı.
Uçağını Akdeniz'e, itibarını Amed'de gömdü
BDP Bingöl Milletvekili İdris Baluken, 14 Temmuz'da tam bir direniş destanının yazıldığına dikkat çekerek, 14 Temmuz tarihinin Kürtler açısından önemli bir öneme sahip olduğunu vurguladı. Baluken "Bu direnişin çok önemli sonuçları olacak" dedi.
BDP Amed Milletvekili Altan Tan ise, Diyarbakır Valiliğinin, Başbakan'ın talimatıyla bu mitinge izin vermediğine dikkat çekerek, "Bu yöntemi yüz defa denedin Başbakan, Mustafa Kemaller, İsmet Paşalar, Celal Bayar'dan Süleyman Demirel'e kadar hepsi denedi. Kürtleri teslim alamadı. Sen de alamazsın, alamayacaksın. Bu gidişattan barış da çıkmaz" dedi.
"Bu devlet uçağını Akdeniz'in sularına, itibarını da Diyarbakır'ın küçelerine gömmüştür" diyen BDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder ise, şunları ekledi: "Bilmedikleri bir şey var. Kürt halkı ummayı bırakmış, her türlü yasağı almış zulmedenlerin başına çalmıştır. Gerisi istatistiktir. Bir sürü yaralı var, gözaltılar var. Ama söz konusu haklar olunca bu halkın dizi toprağa vurmaz. İşte bu kadar. Xelas bû."