
161 gündür açlık grevinde olan Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın refakatçi talepleri kabul edildi. Semih Özakça’ya annesi Sultan Özakça, Nuriye Gülmen’e kardeşi Beyza Gülmen refakat edecek.
Nuriye Gülmen ve Semih Özakça, haftalardır Sincan Ceza İnfaz Kampüs Hastanesi’nde ayrı odalarda yanlarında refakatçi olmadan kalıyor. Sağlık raporlarında yer alan “Tek başlarına refakatçisiz kalamaz” ibaresine rağmen Gülmen ve Özakça tek başlarına tutuluyor. Ailelerin savcılığa başvurması üzerine haftalar sonra refakatçi talepleri kabul edildi.
Refakatçi talebinin kabulüne ilişkin Gazete Şûjin’e konuşan Nuriye Gülmen’in kardeşi Beyza Gülmen, “Nuriye ve Semih AİHM’in kararının ardından Ankara Numune Hastanesi’ne götürüldü, hastane raporunda ise ‘Hayati tehlikesi var tek başına kalamaz’ ibaresine rağmen tecrit altında tutuluyorlar” dedi.
Nereye kaçabilirler?
Gülmen, “Bu nasıl bir tezatlık? Diyorlar ki ‘Kaçabilir’. Şuradan şuraya gidemiyorlar. Kendi işlerini yapamıyorlar. Nereye kaçabilir bu insanlar? Hepimiz biliyoruz ki tahliyeleri gerekiyor. Ama tahliye etmemek için tutukluluğuna göz yumuyorlar” diye konuştu.
Zorla müdahale hazırlığı
Gülmen ve Özakça’nın cezaevi süreçlerine ilişkin, “Orada önce iyi bakıyormuş gibi yapıyorlar. Havalı yatak veriyorlar. Havalandırmaya rampa koyuyorlar. Bütün bunlar AİHM’in gözünü boyamaya yönelik. AİHM acil tedbir başvurusunu reddettikten sonra bir gecede zorla kaçırıyorlar” diyen Gülmen, şöyle devam etti: “Bu hastane sürecinde daha iyi anladık ki, bu işi bir an önce bitirmek istiyorlar. ‘Nasıl noktalayabiliriz’ diye kafa yoruyorlar. Hastaneye götürülme nedenleri de zorla müdahale etmek.”
Gülmen ve Özakça’nın hastaneye götürüldükten sonra yaptıkları ilk görüşü anlatan Beyza Gülmen, “Ne dediysek ‘Hastane kuralı böyle’ sözü ile karşılaştık. Bu şekilde açık görüş yapamadık. Görüş hakkımız bir saat olmasına rağmen yarım saat yaptık. Yanımızda gardiyan bizi dinliyordu. Tel örgülerin ardından bir açık görüş yaptık” diye konuştu.
İkinci görüşün ardından hastaneden doktorların Nuriye ve Semih’in sağlık durumları hakkında kendileri ile görüşmek istediklerini söyleyen Gülmen, daha sonra gelişen süreci şöyle anlattı:
Oyalama süreci
“Bu arada biz refakatçi için başvurumuzu yaptık. Nuriye ve Semih hastaneye götürüldükten hemen sonra dilekçe verdik. Sonra bugüne kadar hiçbir şekilde savcı ile görüşemedik. Ya savcının kalemi ile ya da vekili ile görüşebildik. Sonra bizden rapor istediler. Numunenin raporunu kabul etmediler. Kampus Hastanesi’nin raporunu istediler. Sonra oradan rapor alındı. Bu seferde Numune ve Kampus hastanesinin doktorları ile bir kurul oluşturacaklarını ve bu durumu görüşeceklerini söylediler. Biz iki hafta bunu bekledik. Bir oyalama süreci ile karşılaştık.
Bu hafta gittiğimizde doktorlar aradı. Gittik, konuştuk. Genel konuşma ‘İkna edin, biz zorla müdahale etmek zorunda kalmayalım’ şeklindeydi. Bilinçleri kapanmadan da müdahale edebileceklerini söylediler. Bizi alttan alta tehdit ettiler. Bana ablamın kilosu ile ilgili bilgi verdiler. ‘Kilosu boyuna göre çok az. Bir şey olursa müdahale ederiz’ dediler.”
Yoğun mücadeleler sonucunda refakat talebinin kabul edildiği bilgisini veren Gülmen, Semih Özakça’ya annesi Sultan Özakça’nın, Nuriye Gülmen’e ise kendisinin refakat edeceğini söyledi. Refakatçi olabildikleri için mutlu olduklarını ifade eden Gülmen, “Tek başına orada yaşamlarını sürdürmeleri çok zor. Kendi ihtiyaçlarını karşılamıyorlar. Odasını kendi temizlemek zorunda kalıyor. 150 günü geçen açlık grevi için çok zor koşullar. O yüzden mutluyum. Ben ona yardımcı olacağım. Moralinin yüksek olmasını sağlayacağım” şeklinde konuştu.
Direniş devam ediyor
İhraç edilen eğitimciler Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın açlık grevleri, Sincan Kampüs Hastanesi’nde 161. gününe girdi. Açlık grevlerinin 76. gününde tutuklanarak Sincan Cezaevi’ne gönderilen Nuriye ve Semih’in direniş alanı olan Yüksel Caddesi’nde ise “İşimizi geri istiyoruz” eylemi 281 gündür kaldığı yerden devam ediyor.
Eylem dün de polis engelline takıldı. Konur Sokak'ta bir araya gelen ve İnsan Hakları Anıtı önünde basın açıklaması yapamayan eylemciler, "Nuriye ve Semih işe geri alınsın" pankartı açarak Yüksel Caddesi ile Konur Sokak’ın kesiştiği yerde eylemi gerçekleştirdi. "Nuriye, Semih yalnız değildir" ile "Yaşasın açlık grevi direnişimiz" sloganları atan eylemcilere karşılık polis, Ankara Valiliğinin almış olduğu "eylem yasağı" kararını anons ederek, grubun dağılmasını istedi. Grubun dağılmaması üzerine polis zor kullanarak, eylemcileri Konur Sokak’ın sonuna kadar iterek uzaklaştırdı.
Bu arada iki eğitimci gözaltına alındıktan sonra kararını açıklayan Esra Özakça’nın açlık grevi ise 86. güne girdi.
ANKARA