Referandum latince bir kelimedir. Referre(geri getirme) kökeninden gelir. Yeni bir anayasa değişikliğinin veya kanun değişikliği konusunda halkın iradesini belirlemek amacıyla halkın oyuna sunulmasıdır.

Türkiye’de ilk referandum 1961 Anayasasının halkın oyuna sunulması ile başladı. Daha önceki 1924 Anayasası tek parti döneminde Kemalist rejimin elit tabakası tarafından yapılmış, TBMM sincede kabul edilerek yürürlüğe girmişti. 1961 Anayasa referandumu 9 Temmuz 1961 tarihinde yapıldı. Referandum sırasında Siverek Çaylarbaşı Nahiyesi Herheri köyünde babamın halası gilde misafir idim. Herheri’de karakol vardı. Referandum günü sandık başında iki jandarma emniyeti sağlıyordu. Ailem 55’ler ile birlikte sürgünde idi. 1961 Anayasası birçok hak ve özgürlüğü getirdiği gibi “seyahat ve yerleşme özgürlüğünü” de getiriyordu. Kürt kimliklerinden dolayı sürgün edilen 55’lerin geri dönüşü için kapı açılacaktı. Hayır oyu kırmızı kağıda basılmıştı. Kürtlerin kırmızıya olan düşkünlükleri malumdur. Oylama başladı herkes kırmızı oyları sandığa atmaya başladı. Rahmetli muhtar Adem Altıntas idi. Kendisine haber verdim. Sandık başına geldi. Beyaz oylar atılacak dedi. Beyaz olan evet oyları atılmaya başlandı. Sandıklar açıldığında kullanılan kırmızı oylarda beyaz oya dönüştürüldü.

1982 Anayasa Referandumunda İstanbul’da idim. Hayır oylarının rengi mavi idi. Şeffaf zarflarda atılan oyların rengi belli oluyordu. Mavi oy atanlar sandık başkanı tarafından işaretleniyordu. Mavi oy pusulasını şeffaf zarfa koyarak sandığa attım. İsmim de işaretlenmişti, mavi oy atan diğerleri gibi. 1982 Anayasası yüzde 91 gibi bir oy ile kabul edildi. Sıkıyönetim kalkmamıştı, özellikle Kürdistan’da. Çewlik’te yüzde 92 hayır oyu çıkmıştı. Çewlik 1925’ten bu yana Kemalizme hep karşı olmuştur. Bana anlatıldığına göre hayır oylarının bu kadar yüksek çıkmasında medrese mellêlerinin büyük emeği varmış. Bakalım Çewlik bu sefer Kemalizm’in aslında ırkçı-faşist islamcı yüzüne de hayır diyebilecek mi?

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası 1987, 1988, 2007, 2010 yıllarında dört defa değiştirildi. Bu değişikliklerden sadece 1988 değişikliği referandumda red edildi. Diğer değişiklikler ise kabul edildi. AKP döneminde 2007 ve 2010’da Anayasa değişikliği yapıldı. 2007 değişikliğinde en önemli değişiklik C.Başkanının halk tarafından seçilmesi ile ilgili değişiklikti. 2010 yılındaki değişiklikler ise Anayasa Mahkemesi yedek üyeliklerinin kaldırılması, Obdusmanlıkın kurulması, siyasi partilerin yasaklanmasının zorlaştırılması, YHK yeniden düzenlenmesi gibi değişikliklerdi. CHP, MHP, DSP, İP, HKP gibi bir kısım parti ile DİSK, Halkevleri hayır oyu kullanacaklarını açıkladılar. BDP, SDP, EHP, ESP, DİP, SDH gibi partiler ise boykot kararı almışlardı. AKP, SP, BBP, MMP, DSİP, Hak-PAR, DKP gibi partiler ise değişikliğe evet diyorlardı. Değişiklik yüzde 57 oyla kabul edildi.

2007 seçimlerinden AKP’nin bilinen yüzü özellikle Kürdistan’da deşifre edilmedi. AKP Kürdistan’da en fazla oyu bu seçimlerde aldı. Tayyip Erdoğan seçimleri ve referandumları kazandıkça uhdesinde olan tek adam olma ihtirası daha bir kabarmaya başladı. 2010 seçimlerinde utangaç bir biçimde “yetmez ama evet” diyenlerin şapkalarını önlerine koyup özeleştiri yapmaları gerekmiyor mu?

Referandum konusundaki görüşlerimi gelecek hafta yazmaya devam edeceğim. Bu arada “Kürdün kanı Kürde helal değildir” diyenler Şengal’de Kürt kanı dökmekten mutlu musunuz? Mutlaka mutlusunuz. Mutlu olmasaydınız Kürt kanının dökülmesine vesile olmazdınız. Referandumu da boykot edin dediniz! Boykot=AKP-MHP değil midir? Neyse bunları yazmaya devam edeceğiz.

Başta Kürt emekçi kadınları olmak üzere tüm dünya emekçi kadınlarının 8 Mart bayramını kutluyorum.

KÜRDİSTAN TARİHİNDE BU HAFTA: 

* 6 Mart 1921’de Koçgiri Milli Hareketi başladı.

* 8 Mart 1997’de KDP eski Genel Sekreteri, PKDW ve KNK üyesi, Kürt yazar ve aydın İbrahim Ehmed Londra’da yaşamını yitirdi. Cenazesi Silêmaniyê’de toprağa verildi

 * Büyük Kürt sanatkarı ve peşmergesi Mihemed Şexo 9 Mart 1989’da aramızdan ayrıldı. 

* 11 Mart 1970’te Kürdistan’ın güneyine tanınan “Özerklik Anlaşması” imzalandı. Özerklik anlaşması, anlaşmanın şartlarının Baas yönetimince yerine getirilmemesi nedeniyle 11 Mart 1974 bozuldu. Irak ordusu ile çatışmalar yeniden başladı. 

* 12 Mart 1994’de Özgür Gündem gazetesi Urfa muhabiri Nazım Babaoğlu Siverek’te korucular tarafından kaçırıldı.  Bugüne kadar Nazım’dan haber alınamadı.  

* 12 Mart 2004’de Rojava’nın Qamişlo şehrinde yapılan futbol maçında çıkan olaylarda onlarca Kürt BAAS paramiliterleri tarafından öldürüldü. Olaylar üzerine Güneybatı Kürdistan’da başlayan serhildanlarda binlerce Kürt tutuklandı.  

* 12 Mart 2004’de Kürt yurtseveri ve dilbilimcisi Faqî Hüseyin Sağnıç aramızdan ayrıldı.