
Suriye’de iç savaşın ön hazırlıkları yapıldığı bir sırada Şam yönetimi hazırladığı anayasa taslağında, on yıllardır Suriye’yi yöneten Baas Partisi’nin ‘ulusun ve toplumun lideri’ olduğu yönündeki ibarelerin kaldırıldığı açıklandı.
Arap diplomatların, dış güç destekli muhalifleri silahlandırabileceklerini açıklamasından sonra Şam yönetiminden karşı hamle geldi. Şam yönetimi, ülkede demokrasinin yolunu açacağını ileri sürdüğü yeni anayasayı 26 Şubat’ta halkın onayına sunacağını duyurdu.
Suriye’nin resmi medyasına yansıyan haberlere göre, yeni anayasa taslağında ciddi değişiklik yapıldı. En ciddi değişiklik ise Baas Partisi’nin üstünlüğüne son verilmesi olarak görülüyor. Zira, Suriye resmi medyasının verdiği 157 maddeden oluşan yeni anayasa taslağında, Baas partisinin üstünlüğünü ve önceliğini öngören 8. madde bulunmuyor.
Anayasa’nın 8. maddesi, Baas Partisi’ne Suriye ve Suriye halkına ilelebet ‘sahip’ ve ‘efendi’ olma hakkını veriyordu.
Yönetim kendisi hazırladı!
Anayasa taslağında halk meclisi için seçimlerin tarihi de belirlendi. 157 maddeden oluşan yeni anayasa gereğince ilk halk meclisi seçimleri, anayasanın halk oylamasıyla kabul edilmesi tarihinden itibaren 90 gün içinde düzenlenecek. Ancak Cumhurbaşkanlığı seçimi erken alınmayacağı belirtildi.
Ancak dört aydır hazırlıkları süren ve demokrasi güçlerinin hiçbir şekilde dahil edilmediği yeni anayasanın hayata geçmesinde ciddi kuşkular bulunuyor. Esad yönetimi daha önce de halkın isteklerini yerine getirme konusunda birçok söz verdi ancak hiçbiri hayata geçmedi. Halk, hazırlanan yeni anayasanın da sadece kağıt üzerinde kalacağı kuşkusu taşıyor. Özgür ortamda hazırlanmayan ve sivil toplum örgütlerinin çalışmada yer almadığı yeni anayasada sadece 8. maddenin kaldırıldığının medyaya servis edilmesi de dikat çekiyor. Zira Referandum tarihi ‘Suriye’nin Dostları’ adlı temas grubunun Tunus’ta yapacağı konferanstan iki gün sonrasına denk geliyor.
‘İnsani koridor kurulsun’
Bu arada Humus’taki petrol boru hattında patlama meydana geldi. Suriye devlet televizyonu, patlamanın saldırı sonucu oluştuğunu savundu. Şam yönetimine göre, dış destekli muhalifler Batı’nın ve Arap’ların uyguladığı yaptırımların etkili olması için petrol borusuna saldırı düzenliyor.
Ülkedeki şiddet ortamı artmasından sonra Reuters’e konuşan ve isimlerini açıklamayan Arap diplomatlar da, ‘muhalifleri silahlandıracaklarını’ duyurdu. Arap diplomatlar, hafta sonu Arap Birliği Dışişleri Bakanlar toplantısında alınan kararları hayata geçireceklerini söyledi. Diplomatlar bunun ilk adımı da muhaliflerin silahlandırılması olacağını dile getirdi. Reuters’e konuşan Arap Birliği’ndeki bir diplomat,”Biz, Suriye muhalefetine maddi ve siyasi destek vereceğiz. Fakat eğer rejim halkı katletmeye devam ederse, kendilerini savunması için muhalefeti silahlandıracağız” dedi.
Diğer yandan Fransa, Suriye’de ‘insani yardım koridoru’ kurulmasını istiyor. Fransa Dışişleri Bakanı Alain Juppe, Güvenlik Konseyi’nin bu konuda çalışması gerektiğini savunarak, “Suriye’de sivil halkı korumak ve insani boyut çok önemli” dedi.
Öte yandan Rusya ve Çin’in vetosundan ötürü Güvenlik Konseyi’nden geçmeyen Suriye tasarısı, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda bugün öğleden sonra oylamaya sunulacak. Suudi Arabistan ve Katar tarafından hazırlanan Suriye tasarısı, önceki gün üye ülkelere dağıtıldı.
ŞAM
Kürt partilerden Ulusal Komite
Batı Kürdistan partileri arasında yapılan görüşmeler sonuç verdi. Halk Meclisi ile Ulusal Meclis’te yer alan partiler anlaştılar ve ulusal birlik için bir komite kurdular. Batı Kürdistan’da faaliyet yürüten Demokratik Toplum Hareketi (TEV-DEM) Koordinasyon üyesi Aldar Xelil, Aralık ayında Halk Meclisi ile Ulusal Meclis’te yer alan partiler arasında bir toplantı yapıldığını ve bugüne kadar süren görüşmeler ardından bir anlaşmaya varıldığını söyledi.
Bu görüşmelerin bir tarafında Batı Kürdistan’ın en büyük kitle desteği ve örgütlemesine sahip PYD ile ittifak içinde olduğu dört parti, diğer tarafında da çoğu geçtiğimiz 28-29 Ocak tarihlerinde Hewler’de toplanan diğer Kürt partileri yer alıyor. Bunlar Ulusal Meclis çatısı altında birleşen partilerden oluşuyor.
Kürt partileri arasındaki ulusal birlik çalışmaları konusunda bilgi veren Xelil, TEV-DEM’in ulusal birlik için çabaladığını ifade ederek, 19 Aralık 2011’de Halk meclisi ile Ulusal Meclis partileri arasında bir toplantı yapıldığını belirtti. Kürt partileri arasındaki görüşmelerin bugüne kadar da sürdüğünü dile getiren Xelil, taraflar arasında bir anlaşma imzalandığını kaydetti. Xelil, görüşmeler sonucunda bir komite kurduklarını belirtirken, bu konseyin birlik için çalışmalar yürüteceğini söyledi.
Xelil, Suriye’de Kürtlerin ilk kez kendi özgür iradesi ile seçimlere katılarak kendi meclislerini oluşturduğunu söyledi. TEV-DEM üyesi, şu çarpıcı bilgileri verdi: “Bu bizim için tarihi bir fırsattır. Madem ki rejim bu durumdadır, bizim de halk olarak en hızlı şekilde kendi alternatif sistemimizi kurmamız gerekiyordu. Bu amaçla meclis seçimleri yapıldı. Şu an Batı Kürdistan’da halk kendi okullarını, kültür ve sanat merkezlerini, eğitim kurumlarını oluşturuyor.”
ANF/SÜLEYMANİYE