Türkiye koordinat tartışmalarını sürdürüyor, ancak yerel kaynaklar Rus uçaklarının rejimin çağrısıyla Türk ordusunu vurduğunu söylüyor.

Bab’ta 3 askerin öldüğü 1’i ağır 11 askerin de yaralandığı uçak bombalaması üzerine Rusya’dan “Koordinatları Türkiye verdi”, Genelkurmay’dan ise “10 gündür askerlerimiz oradaydı” açıklaması geldi. Yerel kaynaklar ise çok daha net bir iddiada bulundu. Moskova-Ankara arasında yeni bir krize kapı aralayan olaya ilişkin konuşan güvenilir kaynaklar, çetelerin Türk ordusunun desteğiyle Bab’ta rejim güçlerine saldırması üzerine Rus uçaklarının bomba yağdırdığını belirtti. 

Dihaber’in konuştuğu kaynaklara göre; Suriye sorununu çözmek isteyen ABD, Rusya ve Avrupa Birliği (AB), Suriye topraklarının meşru güçleri olarak rejim ve Kürtlerin öncülüğündeki Demokratik Suriye Güçleri’ni (QSD) Cenevre 4’e taşıyarak Türkiye ve ÖSO gruplarının saha etkinliğini bitirmenin hesaplarını yapıyor:

* Türkiye’nin Bab, Minbic ve Reqa hayali ilk durakta sonuçsuz kaldı. 

* ABD ve AB’ye karşı kullanılan Rusya, İran kozu elde patladı ve Ruslar bilerek Türk askerini vurdu.

* Emevi Camii’nde namaz kılmadan, “güvenli bölge” ve “uçuşa yasak bölge”den “Suriye politikamız yanlıştı“ söylemine evirilen Suriye politikası, adım adım saha dışı bırakıldı.

* Halep’te kaybeden ÖSO gruplarının son direnci de Şehba’da kırdırıldı.

* CIA Başkanı’nın ziyaretiyle de son nokta konuldu. Türkiye’ye geri çekilme göründü. Numan Kurtulmuş da teyit etti. 

* “Bab’tan sonra Rakka var” söyleminin de sahada karşılığı kalmadı. “Bab’ta başarısız” grafik çizen iktidar partisinin “Rakka’ya” sarılması da referandum yolunda bir argümandan öteye gidemeyecek. 

Kayıplar artıyor

Bab kentinde son 5 günde şiddetli çatışmalar yaşanıyor. 8 Şubat’ta 5, 9 Şubat’ta da 5 asker öldüğü Bab’ta çok sayıda asker de yaralanmıştı. Rus savaş uçakları, askerin bulunduğu noktayı vurmuştu, 3 asker ölmüştü; 1’i ağır 11 asker de yaralanmıştı. Yaralı askerlerden 1’i önceki gün tedavi gördüğü hastanede höldü. Dün de DAİŞ’in saldırısında, 1 asker öldü, 1 asker de yaralandı.

Yerel kaynaklardan edinilen bilgilere göre, Bab kent merkezindeki çatışmalarda 26 Türk askeri ve çete elemanı öldürüldü, onlarcası da yaralandı.

Erdoğan: Durmayacağız

Bu arada Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan ise dün üç Körfez ülkesine ziyareti öncesi Atatürk Havalimanı‘nda konuyla ilgili de açıklamalarda bulundu. 

Bab’ı kuşattıklarını ve merkeze indiklerini belirten Erdoğan, “Şu anda merkeze girilmiş vaziyette. Artık DEAŞ güçleri tamamiyle El Bab’ı terk etme sürecine girdi. Öyle sanıyorum ki bundan sonrası an meselesidir” dedi. 

Yine Minbic ve Reqa

Erdoğan, şöyle devam etti: “Bundan sonraki süreçte doğuya yönelik Mümbiç ve Rakka olayı vardır. Şu anda ABD yeni yönetimi ve CIA ile düşüncelerimizi paylaştık ve bu düşüncelerimizin takipçisi olacağız. Hedef burada 4-5 bin km’lik terörden arındırılmış bir bölgedir. Böylece bizim kamplarımızdaki insanları kendi topraklarına döndürmek.  Ben bu düşüncelerimi Sayın Trump ile de paylaştım. İkinci bir noktada burada uçuşa yasak bölge konusu. Bu bölgeyi uçuşa yasak bölge olarak ilan etmediğiniz sürece orada güvenlik tesis edilemeyecektir. En önemlisi de eğit donat meselesidir. ÖSO bu eğit donat kapsamında yetiştirilmiş bir ordudur. Onlar da orada oranın insanı olma hasebiyle şu ana kadar çok çok faydalı olmuşlardır. Çok da şehit vermişlerdir ama bu noktada ortaya koydukları çaba inkar edilemez.

El Bab’dan sonra durmak… Böyle bir şey yok. Orada bir iletişim sıkıntısı olabilir. El Bab bir defa bizim nihai hedefimiz değildir. Şu ana kadar biliyorsunuz 3 bini aşkın DEAŞ’lıyı etkisiz hale getirdik. DEAŞ’ın asıl merkezi El Bab değil Rakka. Nihai hedef de 5 bin km karelik bir alanı temizlemektir. Bizim Türkiye olarak burada kalmak gibi bir hedefimiz yok. Bu ayrı bir konu. Nasıl Cerablus, El Rai, Dabık temizlendi, oranın kendi insanı yerleşti. El Bab da temizlenecek ve orada El Bablı yerleşecek. DEAŞ’ı, YPG’yi ve PYD’yi oradan boşalttıktan sonra Rakka’yı da DEAŞ’tan boşalttıktan sonra zaten bizim orada kalmamız çok ama çok lüks olur. Fakat bunu şimdi konuşmak çok erken olur diye düşünüyoruz.”