1942 yılında Naziler tarafından kurşuna dizilen Renia Spiegel’in Holokost sırasında tuttuğu gizli günlük, 70 yıldır tutulduğu bir bankanın kasasından çıkarılıp basıldı.
SERAP GÜNEŞ
1942’de Naziler tarafından kurşuna dizildi. 70 yıldır bir banka kasasında olan gizli günlüğü şimdi yayınlanıyor. Polonyalı Yahudi kız çocuğu Renia Spiegel’in Holokost sırasında tuttuğu gizli günlük neredeyse 70 yıldır New York’taki bir banka kasasında saklı duruyordu. 1942’de henüz erişkinliğe ulaşmışken Naziler tarafından kurşuna dizilen Renia’nın hikayesi, soykırımdan kurtulan kız kardeşi ve annesinin okuyamayacağı kadar acı vericiydi. Şimdi günlüğü Renia’s Diary: A Young Girl’s Life in the Shadow of the Holocaust (Renia’nın Günlüğü: Bir Genç Kızın Holokost Gölgesindeki Yaşamı) adında bir kitap olarak ailesi tarafından basıldı. Kitap daha şimdiden ustalıklı yazımı ve netliği ile Anne Frank’ın günlüğüne benzetiliyor.
Reina’nın 14 ile 18 yaşı arasında
Yayıncısı Penguin Books tarafından “hem savaşın dehşetine hem de en karanlık anlarda bile var olabilen yaşama dair sıra dışı bir tanıklık” olarak tarif edilen günlük, 19 Eylül’de kitapçılardaki raflarda yerini alacak. Reina, Nazilerin 1941’deki işgaline kadar Sovyetler Birliği’nin kontrolünde olan, Polonya’nın güneydoğusundaki Przemysl’de yaşıyordu. Renia Spiegel 1924’te doğru ve 1942’de, 18 yaşında, saklandığı yerde yakalanması ardından Naziler tarafından kurşuna dizildi. İlk kez yayınlanan günlüğü, 14-18 yaş arasındaki yaşamını anlatıyor.
Günlüğü şiirlerle dolu
Neredeyse 700 sayfalık günlük, 1939’da, Reina 15 yaşındayken başlıyor ve yaşadığı yerdeki bombardıman saldırılarından kaçmasını, diğer Yahudi ailelerin nasıl ortadan kaybolduğunu ve gettonun ortaya çıkışını anlatıyor. Reina ve kızkardeşi Elizabeth, savaş zamanı Alman tarafında kalan annelerinden ayrı kalıyorlar. Neredeyse her günlük kaydı, “Tanrı ve Bulus beni kurtaracak” temennisi ile bitiyor. Bulus genç kızın annesine verdiği ad. İlham verici bir şair olan Reina, günlüğü düzinelerce kompozisyonla da doldurmuş. Bunların yanı sıra, Zygmunt Schwarzer isimli bir oğlana ilk kez aşık oluşunu da anlatıyor.
Reina 1942’de, 18 yaşındayken, Nazilerin kendisini saklandığı tavan arasında bulması ardından kurşuna dizilerek öldürüldü. Son anlarını günlüğünü emanet ettiği erkek arkadaşı şöyle kayda geçiriş: “Üç el ateş edildi! Üç cana kıyıldı! Tek duyabildiğim silah sesleri.”
Hatırla…
Reina’nın günlüğündeki kendisine ait satırlardan biri şöyle:
“15 Temmuz 1942
Bugünü hatırla. İyi hatırla. Doğacak kuşaklara anlatacaksın. Bugün sabah 8’den beri gettoya kapatılmış durumdayım. Artık burada yaşıyorum. Dünya benden ayrıldı ve ben de dünyadan ayrıldım.”