
Bu savaşçılardan birisi de annesi Kürt, babası Arap olan Ebû Neşat (Abdullah Abdullatif). QSD savaşçısı, DAİŞ zulmünde daha fazla yaşayamayacaklarını anlayınca Tıl Ebyad’a (Girê Spî) sığınmışlar. Sığındıktan sonrada QSD saflarında yerini almış. Ebû Neşat’tan önce ağabeyi de DAİŞ’e karşı yürütülen savaşta yer almış ve bir ayağını kaybetmiş.
Ebû Neşat’ın DAİŞ’e öfkesi çok büyük. “Reqa’da kaldığımız süre içerisinde tam bir cezaevi hayatı yaşıyorduk. Bizim bildiğimiz uyguladığımız Müslümanlığın dışında bize başka Müslümanlıkla alakası olmayan bir şeyler dayatıyorlardı” diyen Ebû Neşat, tüm bunlara katlandıklarını ama en üzüldüğü noktasının ise çetelerin zulmünden dolayı topraklarından uzak kalmak olduğunu ekliyor.
Ebû Neşat şimdi bir özgürlük savaşçısı olarak Req’ya doğru ilerliyor. Çetelerden temizledikleri her arazi, her köyde de heyecanı daha da artıyor. Ve ekliyor: “Bu operasyonun içinde olmaktan çok mutluyum uzun zamandır uzak kaldığım evime toprağıma gidiyorum ve bunu da savaşarak yapıyorum.”